• Haberler
  • Güncel
  • Bilim Dünyasını Şaşırtan Keşifle Atların İnsan Duygularını Okuma Yeteneği Kanıtlandı

Bilim Dünyasını Şaşırtan Keşifle Atların İnsan Duygularını Okuma Yeteneği Kanıtlandı

Yüzyıllardır insanlığın en yakın dostları olarak bilinen kedi ve köpeklerin duygusal zekası üzerine sayısız methiye düzülmüş olsa da son bilimsel veriler ezber bozacak bir gerçeği gün yüzüne çıkardı.

Yüzyıllardır insanlığın en yakın dostları olarak bilinen kedi ve köpeklerin duygusal zekası üzerine sayısız methiye düzülmüş olsa da son bilimsel veriler ezber bozacak bir gerçeği gün yüzüne çıkardı. Hayvanlar dünyasında insan ruh halini ve özellikle de korku gibi temel hayatta kalma içgüdülerini en keskin şekilde analiz eden canlıların sanılanın aksine atlar olduğu bilimsel bir temele oturtuldu. Fransa merkezli yürütülen ve uluslararası bilim çevrelerinde geniş yankı uyandıran bu yeni çalışma türler arası iletişimin sadece bakışlar veya ses tonuyla sınırlı olmadığını biyolojik bir kanıtla ortaya koydu. Atların insanlar tarafından yayılan görünmez kimyasal mesajları bir dedektör hassasiyetiyle ayırt edebilmesi hem evrimsel biyolojide hem de hayvan psikolojisinde yepyeni bir sayfa açılmasına neden oldu.

Fransa’da Yürütülen Deneyle Atların Koku Algısı Test Edildi

Tours Üniversitesi bünyesinde görev yapan araştırmacılar atların insan duygularına verdiği tepkileri ölçmek adına son derece titiz bir deney düzeneği hazırladılar. Araştırma ekibi farklı duygusal süreçlerden geçen gönüllü bireylerden alınan ter örneklerini kullanarak kırkın üzerinde dişi atın bu uyaranlara verdiği biyolojik tepkileri mercek altına aldı. Katılımcılara korku filmleri izletilerek salgılanan stres terleri ile neşeli anlarda toplanan örnekler arasındaki farkın hayvanlar üzerindeki etkisi gözlemlendi. Deneyin sonucunda atların korku anında salgılanan kokulara maruz kaldıklarında kalp ritimlerinin aniden hızlandığı ve belirgin bir huzursuzluk sergiledikleri tespit edildi. Bu durum atların sadece görsel bir gözlemci değil aynı zamanda ortamdaki kimyasal değişimleri saniyeler içinde analiz edebilen biyolojik birer sensör olduklarını kanıtladı.

İnsan Terindeki Gizli Kimyasal Mesajların Biyolojik Sırrı

İnsan vücudu yoğun bir stres veya korku anında otonom sinir sistemi aracılığıyla kana adrenalin ve kortizol gibi çeşitli hormonlar pompalar. Bu biyokimyasal süreç ter bezleri üzerinden dış dünyaya yayılan ve insanların fark etmesinin imkansız olduğu uçucu organik bileşenleri de beraberinde getirir. Yağ asitleri ve steroid türevi maddelerden oluşan bu karmaşık koku profili atların koku alma soğanında adeta bir alarm sinyali etkisi yaratır. Mutluluk anında salgılanan daha stabil ve yumuşak kimyasal sinyallerle karşılaştıklarında ise hayvanların son derece sakinleştiği ve insanlarla temas kurmaya daha meyilli oldukları gözlemlendi. Bu biyokimyasal etkileşim at ve binici arasındaki ilişkinin neden bu kadar derin ve hassas bir dengede ilerlediğini de bilimsel bir dille açıklamış oldu.

Avcı Ve Av İlişkisinden Gelen Evrimsel Hayatta Kalma Refleksi

Bilim insanları köpeklerin insan duygularını anlama yeteneğini binlerce yıllık evcilleşme ve insanla birlikte yaşama sürecine bağlarken atlar için çok daha farklı bir evrimsel mekanizmaya dikkat çekiyorlar. Atlar doğadaki ekosistemde av konumunda bulunan canlılar oldukları için çevrelerindeki her türlü tehlike işaretine karşı aşırı duyarlı bir sinir sistemi geliştirmişlerdir. Bir başka canlının korku yayması atın genetik kodlarında yakında bir yırtıcı olabileceği veya ortamın güvensiz olduğu şeklinde yorumlanır. Bu evrimsel miras atların sadece kendi türdaşlarının değil çevrelerindeki diğer memelilerin ve özellikle de etkileşimde oldukları insanların stres seviyelerini anlık olarak takip etmelerini sağlar. Bu yetenek onların doğada hayatta kalmalarını sağlayan en önemli savunma mekanizmalarından biri olarak kabul ediliyor.

Binicilik Ve Terapi Süreçlerinde Yeni Bir Dönem Başlıyor

Fransız At ve Binicilik Enstitüsü tarafından desteklenen bu araştırmanın sonuçları sadece teorik bir bilgi kalmayıp pratik yaşamda da büyük bir değişim rüzgarı estirmeye aday görünüyor. Atlı terapilerde ve profesyonel binicilik eğitimlerinde eğitmenlerin ve binicilerin kendi duygu durumlarını kontrol etmelerinin önemi artık bilimsel bir zorunluluk haline geldi. Binicinin hissettiği gizli bir korku veya güvensizlik atın performansını ve güvenliğini doğrudan etkileyebilen kimyasal bir engele dönüşebiliyor. Atların bu olağanüstü sezgisel gücü onların insan psikolojisi üzerindeki iyileştirici etkisinin de temelini oluşturuyor. Bir atın yanında dürüst ve sakin kalmanın hayvanın biyolojisinde yarattığı olumlu değişim insanların kendi duygularıyla yüzleşmesi ve onları yönetmesi adına devrim niteliğinde bir farkındalık yaratıyor. 

ERTV Malatya - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme

WhatsApp İhbar Hattı
05443281444
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!