Başkent Semalarında Barış Manço Ezgileri Yankılandı
Türkiye'nin kültürel belleğinde silinmez izler bırakan, kuşakları birleştiren şarkıları ve kendine has duruşuyla gönüllerde taht kuran Barış Manço için Ankara'da görkemli bir anma programı düzenlendi.
Türkiye'nin kültürel belleğinde silinmez izler bırakan, kuşakları birleştiren şarkıları ve kendine has duruşuyla gönüllerde taht kuran Barış Manço için Ankara’da görkemli bir anma programı düzenlendi. Vefatının üzerinden yirmi altı yıl geçmesine rağmen eserleri hala ilk günkü tazeliğini koruyan usta sanatçı için düzenlenen bu özel gece, Başkent’in modern sanat kalbi CSO Ada Ankara’da gerçekleştirildi. Ziraat Bankası Ana Salon’un tarihi ve akustiğiyle büyüleyen atmosferinde toplanan yüzlerce sanatsever, Manço’nun müzikal dehasını bir kez daha yerinde hissetme fırsatı buldu. Anadolu rock müziğinin kurucularından olan ve kültürel elçilik göreviyle dünyayı köşe bucak gezen sanatçının mirası, sadece bir konserle değil aynı zamanda bir vefa buluşmasıyla yeniden canlandırıldı.
Mançofonik Senfoni İle Unutulmaz Bir Müzik Ziyafeti Sunuldu
Konserin en dikkat çekici yönü, Barış Manço’nun hepimizin diline pelesenk olmuş eserlerinin klasik müzik formlarıyla yeniden harmanlanmasıydı. Sahneye çıkan geniş senfonik orkestra, usta sanatçının bestelerini çok sesli bir evrene taşıyarak dinleyicilere alışılmışın dışında bir deneyim yaşattı. "Mançofonik Şarkılar" başlığı altında sunulan bu özel seçki, rock tınılarının keman ve çello gibi klasik enstrümanlarla buluştuğu yüksek nitelikli bir prodüksiyon olarak öne çıktı. Müziğin evrenselliğini her fırsatta vurgulayan Barış Manço’nun vizyonuna sadık kalınarak hazırlanan bu aranjmanlar, salonu dolduran misafirler tarafından ayakta alkışlandı. Şarkıların her bir notasında sanatçının barışçıl ruhu ve çocuklara olan sevgisi adeta notalara dökülerek tüm salona yayıldı.
Şef Anıl Edebale Ve Sedat Yüce Performanslarıyla Büyüledi
Gecenin müzikal direktörlüğünü ve orkestra şefliğini üstlenen Anıl Edebale, partisyonlardaki titizliğiyle performansın kalitesini en üst seviyeye taşıdı. Orkestranın dinamizmini Manço’nun melankolik ve enerjik yapısıyla dengeleyen Edebale, her şarkı geçişinde seyirciyi farklı bir hikayeye davet etti. Solist kürsüsünde ise güçlü sesi ve özgün yorumuyla Sedat Yüce yer aldı. Yüce, Barış Manço gibi dev bir ismin eserlerini seslendirmenin ağırlığını ve sorumluluğunu başarıyla taşıyarak hem teknik açıdan kusursuz hem de duygusal açıdan yoğun bir performans sergiledi. Şarkı aralarında kurulan duygusal bağ, izleyicilerin de şarkılara hep bir ağızdan eşlik etmesiyle doruk noktasına ulaştı. Solist ve orkestra arasındaki kusursuz uyum, projenin ne kadar uzun soluklu bir emeğin ürünü olduğunu gözler önüne serdi.
Yirmi Altı Yıllık Hasret Notalarla Giderildi
Zamanın durduramadığı nadir sanatçılardan biri olan Barış Manço’nun aramızdan ayrılışının yirmi altıncı yılı, aslında onun ne kadar ölümsüz olduğunu bir kez daha kanıtladı. Ankara’daki bu buluşma sadece bir anma etkinliği olmanın ötesinde, usta sanatçının felsefesinin genç kuşaklara aktarılması açısından da büyük önem taşıyordu. Konser boyunca dev ekranlara yansıtılan arşiv görüntüleri ve sanatçının hayatından kesitler, izleyicileri hüzünlü bir yolculuğuna çıkardı. Manço’nun giyim tarzından takılarına, parmaklarıyla yaptığı işaretlerden çocuklarla olan diyaloğuna kadar her detay, gece boyunca sahnedeki performansa eşlik eden manevi birer simge gibi oradaydı. Sevenleri, yirmi altı yılın getirdiği özlemi onun zamansız şarkılarına sığınarak ve her bir sözde gizli olan hayat derslerini yeniden keşfederek dindirmeye çalıştı.
Sanatseverler Başkentte Sanatın Kalbinde Buluştu
CSO Ada Ankara’nın modern mimarisi içerisinde yer alan Ziraat Bankası Ana Salon, kapasitesini zorlayan bir ilgiyle karşılaştı. Etkinliğe katılanlar arasında her yaştan Barış Manço hayranı dikkat çekerken, özellikle çocukların ve gençlerin yoğunluğu sanatçının miras bıraktığı "Adam Olacak Çocuk" kültürünün hala yaşadığını gösterdi. Konser sonunda tüm salonun hep bir ağızdan söylediği marşlar ve sevgi gösterileri, Ankara’nın sanata ve sanatçıya verdiği değerin bir yansıması olarak kaydedildi. Bu gece, Barış Manço’nun sadece bir şarkıcı değil, birleştirici bir figür ve toplumsal bir değer olduğunu yeniden hatırlattı. Başkentte esen Manço rüzgarı, izleyicilerin zihninde ve kalbinde derin izler bırakarak sona ererken, bu tür nitelikli projelerin kültürel süreklilik açısından önemi bir kez daha vurgulandı.
Bakmadan Geçme