Balıkesir'deki sarsıntılar bilim dünyasını harekete geçirdi
Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü ve AFAD Deprem Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Sındırgı merkezli depremlerin ardından yürütülen arazi incelemelerinde, mevcut haritalarda yer almayan yeni fay hatlarının tespit edildiğini açıkladı.
“Ölü faylar” yeniden dirildi
Prof. Dr. Sözbilir, yürüttükleri çalışmalar sonucunda, daha önce diri fay haritalarında yer almayan birçok fayın ortaya çıktığını söyledi. Bu yeni hatların özellikle Yaylacık, Emendere, Aktaş ve Sinandede mahalleleri arasındaki dağlık bölgede belirlendiğini belirten Sözbilir, “Bu faylar 2013 yılında hazırlanan diri fay haritasında yoktu. Dolayısıyla bunlar, bilimsel olarak ‘ölü fay’ olarak adlandırılan yapılardı. Ancak son depremler, bu fayların yeniden hareket edebildiğini gösterdi.” ifadelerini kullandı.
Jeolojik açıdan ölü kabul edilen fayların, uzun süredir enerji biriktirmeleri ve bölgesel stres yönlerindeki değişim nedeniyle yeniden aktif hale gelebildiğini vurgulayan Sözbilir, “Bu durum, doğanın dengesinin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha ortaya koydu.” dedi.
Haritalarda yer almayan yeni faylar ortaya çıkarıldı
Sındırgı’daki saha çalışmalarında yapılan ölçümler, bölgede birbirini takip eden 5 ila 6 farklı fay segmentinin varlığını ortaya çıkardı. Bu fayların ovadan dağlık alanlara kadar uzandığını ifade eden Sözbilir, “Daha önce hiçbir haritada bulunmayan birkaç yeni fay hattı saptadık. Şu anda bu fayları haritalandırma sürecindeyiz. Bulgularımız uluslararası bilim dergilerine gönderildi ve yayımlanmak üzere değerlendiriliyor.” dedi.
Bölgedeki yüzey kırıkları, dron destekli görüntüleme teknikleriyle kayıt altına alınırken, bilim ekibi fayların yapısını laboratuvar ortamında da analiz ediyor. Uzmanlar, bu fayların derinlere doğru 10 kilometreye kadar uzandığını ve birbirini tetikleyebilecek nitelikte olduklarını tespit etti.
Yeni bir deprem riski hâlâ devam ediyor
Sözbilir, yapılan analizlerde fayın uzunluğunun 35 ila 40 kilometre arasında değiştiğini ve bugüne kadar bu fayın yalnızca üçte ikilik kısmının kırıldığını belirtti. Bu da henüz kırılmamış olan kısmın gelecekte yeniden bir deprem oluşturabileceği anlamına geliyor.
“İlk depremde fayın bir bölümü kırıldı, ikinci depremde farklı bir segment harekete geçti. Henüz tamamı kırılmadığı için benzer büyüklükte bir deprem daha yaşanabilir.” diyen Sözbilir, olası bir üçüncü depremin 6,1 büyüklüğüne ulaşabileceğini vurguladı. Bölgedeki stres birikiminin henüz tam anlamıyla sona ermediğini belirten uzman, şu anda artçı sarsıntıların devam ettiğini ifade etti.
Sındırgı fay hattı bilim dünyasının gündeminde
Tespit edilen yeni fayların bilimsel önemi sadece Balıkesir için değil, Türkiye’nin genel deprem dinamikleri açısından da büyük önem taşıyor. Çünkü uzun yıllardır hareketsiz olan bu fayların yeniden aktif hale gelmesi, Marmara ve Ege bölgelerindeki stres dağılımını etkileyebilir.
Prof. Dr. Sözbilir, bu fayların uluslararası literatürde örnek bir vaka olarak inceleneceğini belirterek, “Sındırgı’da tespit ettiğimiz bu faylar, ölü kabul edilen fayların nasıl yeniden aktif hale gelebileceğini gösteren nadir örneklerden biri. Bu çalışma, Türkiye’nin jeolojik evrimini anlamamız açısından son derece kıymetli.” açıklamasında bulundu.
Bölgedeki çalışmalar devam ediyor
Deprem sonrası yürütülen saha araştırmaları, Dokuz Eylül Üniversitesi, AFAD, ve çeşitli yer bilimleri enstitülerinin ortak çalışmasıyla sürdürülüyor. Bilim insanları, hem yüzey kırıklarının dağılımını hem de yer altı yapılarını detaylı şekilde inceleyerek bölgedeki sismik riskin daha iyi anlaşılmasını hedefliyor.
Sındırgı çevresinde yaşayan vatandaşlara ise, uzmanlar tarafından deprem bilinci ve yapı güvenliği konusunda bilgilendirme yapılmaya devam ediliyor.
Sındırgı’da tespit edilen yeni fay hatları, Türkiye’nin deprem gerçeğini bir kez daha hatırlatırken, bilim insanları bu bölgedeki hareketliliğin dikkatle izlenmesi gerektiği konusunda uyarılarda bulunuyor.
Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım
Bakmadan Geçme