Ankara Kent Hafızasının Zarif Tanığı Su Perisi Heykeli

Başkentin silüetini şekillendiren pek çok sembolik eser arasında Su Perisi heykeli apayrı bir yere sahip olmasıyla dikkat çekiyor.

Cumhuriyet döneminin modernleşme çabaları içerisinde başkentin silüetini şekillendiren pek çok sembolik eser arasında Su Perisi heykeli apayrı bir yere sahip olmasıyla dikkat çekiyor. Ankara'nın sadece bir idari merkez değil aynı zamanda bir sanat ve estetik şehri olması vizyonuyla yurt dışından getirilen bu nadir eser on yıllar boyunca şehrin farklı noktalarında misafir edilerek adeta başkentin gelişim serüvenine eşlik etti. Modern Türkiye'nin kuruluş yıllarında Avrupa’nın sanatsal birikimini Anadolu’nun kalbine taşıma gayesiyle seçilen bu figürler geçen uzun zaman zarfında pek çok kez yer değiştirmiş olsa da bugün hala kent belleğindeki yerini korumayı sürdürüyor. Bir zamanlar meydanları süsleyen ancak sonrasında unutulmaya yüz tutan bu narin bronz figürlerin hikayesi aslında Ankara’nın kentsel dönüşümünün ve değişen şehircilik anlayışının bir özeti olarak kabul ediliyor.

Cumhuriyetin Modernleşme Vizyonunda Heykel Sanatının Yeri

Ankara 1920’li yılların başında genç cumhuriyetin merkezi olarak ilan edildiğinde şehre sadece binalar değil aynı zamanda bir ruh ve estetik anlayış kazandırılması hedeflenmişti. Bu büyük dönüşümün parçası olarak kamusal alanların Batılı normlara uygun şekilde tasarlanması ve halkın sanatla iç içe yaşaması için adımlar atıldı. Su Perisi heykeli de tam olarak bu idealler doğrultusunda İtalya’dan sipariş edilerek Türkiye’ye getirilen eserler arasında yer alıyordu. O dönemlerde şehrin en merkezi noktalarına yerleştirilen fıskiyeli havuzlar ve sanatsal heykeller birer dekoratif unsur olmanın çok ötesinde çağdaşlaşmanın ve aydınlanmanın simgeleri olarak görülüyordu. Su Perileri zarif duruşları ve barışçıl ifadeleriyle o günün Ankaralıları için modern yaşamın birer temsilcisi niteliğindeydi ve şehrin sosyal hayatına Avrupai bir dokunuş katıyordu.

Meydanlardan Tenha Köşelere Uzanan Yolculuğun Durakları

Bu nadide heykel grubunun Ankara içerisindeki yolculuğu oldukça hareketli ve bir o kadar da hüzünlü detaylar barındırıyor. İlk olarak Kızılay Meydanı civarında konumlandırılan ve halkın büyük ilgisini çeken Su Perileri şehrin büyümesi ve trafik akışının yeniden düzenlenmesi gibi gerekçelerle yerlerinden sökülmek zorunda kaldı. Bir dönem Gençlik Parkı’nın girişinde arzıendam eden bu figürler parkın geçirdiği değişimler ve kentsel müdahaleler neticesinde bir kez daha yerlerinden edildi. Ne yazık ki bu süreçte eserlerin kıymeti her zaman aynı derecede bilinmedi ve heykeller uzunca bir süre belediye depolarında tozlu raflar arasında unutulmaya terk edildi. Heykellerin bir meydan süsü olmaktan çıkarılıp karanlık depolara hapsedilmesi kentsel estetiğin kimi dönemlerde ihmal edilişinin de somut bir göstergesi haline geldi. Ancak duyarlı sanatseverlerin ve tarihçilerin girişimleriyle bu değerli eserler yeniden gün ışığına çıkarılmayı bekledi.

Eserin Sanatsal Özellikleri Ve Estetik Değeri

Bronz döküm tekniğiyle hazırlanan Su Perisi heykeli incelikli işçiliği ve anatomik detaylarındaki başarıyla dönemin heykel sanatının en iyi örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. Hareket halindeki suyun bereketiyle bütünleşen peri figürleri izleyenlere huzur veren bir kompozisyon sunuyor. Cumhuriyetin erken yıllarında tercih edilen bu klasik üslup başkentin o dönemki neoklasik mimarisiyle de büyük bir uyum sergiliyordu. Heykelin her bir detayı sanatçısının ustalığını yansıtırken aynı zamanda dönemin Avrupa sanat akımlarının Türkiye üzerindeki etkilerini de açıkça ortaya koyuyor. Bugün bile yakından incelendiğinde üzerindeki zamanın izlerine rağmen taşıdığı sanatsal ağırlık ve estetik zarafet ziyaretçileri etkilemeye yetiyor. Eserin sahip olduğu bu değer onu sadece bir belediye objesi olmaktan çıkarıp ulusal bir sanat mirası statüsüne yükseltiyor.

Bugünkü Konumu Ve Geleceğe Kalan Mirasın Korunması

Yıllar süren sessizliğin ve belirsizliğin ardından Su Perisi heykeli bugün Altındağ bölgesinde bulunan CSO Ada Ankara ile CerModern arasındaki ağaçlık ve huzurlu alanda yeni evine kavuşmuş durumda bulunuyor. Bu konumlandırma heykelin tarihsel kimliğiyle de büyük bir örtüşme sergiliyor çünkü burası Ankara’nın kültür ve sanat aksının tam kalbinde yer alıyor. Modern konser salonları ile çağdaş sanat müzelerinin ortasında yer alan bu yeşil alan heykele yeniden hak ettiği saygınlığı kazandırıyor. Geçmişin tozlu yollarından geçip bugünün sanat vadisine ulaşan Su Perileri kenti ziyaret edenler ve Ankaralılar için geçmişle gelecek arasında kurulan bir köprü görevini görüyor. Bu eserin korunması ve gelecek nesillere ulaştırılması yalnızca fiziksel bir bakım değil aynı zamanda cumhuriyetin kültürel mirasına ve kent hafızasına sahip çıkmak anlamına geliyor.

ERTV Malatya - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme

WhatsApp İhbar Hattı
05443281444
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!