Yusuf Tekin Şahsına ve Bakanlığa Yönelik Ağır İfadelere Karşı Hukuk Mücadelesi Başlatıyor
Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde Ramazan ayı dolayısıyla okullarda yürütülen sosyal ve kültürel faaliyetlere yönelik bir grup akademisyen, sanatçı ve yazarın yayınladığı bildiri, eğitim camiasında büyük bir yankı uyandırdı.
Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde Ramazan ayı dolayısıyla okullarda yürütülen sosyal ve kültürel faaliyetlere yönelik bir grup akademisyen, sanatçı ve yazarın yayınladığı bildiri, eğitim camiasında büyük bir yankı uyandırdı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Artvin ziyareti sırasında yaptığı açıklamalarda, söz konusu metinde kullanılan 'Talibanlaşma' ve 'gericilik' gibi ifadeleri sert bir dille eleştirerek, bu metnin altında imzası bulunan 168 kişi hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını duyurdu. Bakan Tekin, hazırlanan bildirideki yaklaşımların sadece şahsını değil, okul bahçelerinde ve sınıflarda binbir emekle bu etkinlikleri gerçekleştiren öğretmenleri de zan altında bıraktığını savundu. Eğitim sisteminde yapılan her türlü çalışmanın anayasal güvence altında ve demokratik bir çerçevede yürütüldüğünü hatırlatan Tekin, 'Eleştiri sınırlarını aşan ve hakaret boyutuna varan bu tür yaklaşımlara karşı yargı yoluna başvurmak bizim de demokratik hakkımızdır' diyerek kararlılığını ortaya koydu.
Artvin Eğitim Değerlendirme Programında Devrim Vurgusu Yapıldı
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, kentin eğitim altyapısını yerinde incelemek ve sahadaki durumu değerlendirmek üzere sabahın erken saatlerinde Artvin'e ulaştı. Programına Artvin Çoruh İlkokulu'nu ziyaret ederek başlayan Bakan, burada sınıfları gezerek öğrencilerle yakından ilgilendi. Öğretmenler odasında eğitimcilerle bir araya gelen Tekin, meslektaşlarının görüş ve önerilerini dinlerken, eğitimdeki gelişim süreçlerinin sahadaki uygulayıcıları olan öğretmenlerin emeğine vurgu yaptı. Okul ziyaretinin ardından Artvin Valiliği'ne geçen Bakan Tekin, burada İl Eğitim Değerlendirme Toplantısı'na katıldı. Toplantı sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan, 2002 yılından bu yana Türkiye'nin eğitim altyapısında 'ciddi bir devrim' yapıldığını belirtti. Derslik sayılarının artırılmasından öğretmen başına düşen öğrenci sayısının azaltılmasına kadar pek çok alanda dünya standartlarının yakalandığını ifade eden Tekin, fiziksel iyileşmelerin yanı sıra müfredat ve değerler eğitimi konusunda da önemli adımlar atıldığını kaydetti.
Anayasal Haklar Ve Laiklik Tartışmalarına Karşı Net Cevap
Bakan Yusuf Tekin, yayınlanan bildiride yer alan 'laikliğin ortadan kaldırıldığı' yönündeki iddialara anayasa üzerinden yanıt verdi. Bakanlığın tüm faaliyetlerinin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve ilgili mevzuat hükümlerine tam uyum içerisinde gerçekleştirildiğini belirten Tekin, Ramazan ayı etkinliklerinin milli birlik, beraberlik ve yardımlaşma gibi toplumsal değerleri pekiştirmeyi amaçladığını söyledi. Laikliğin, din ve vicdan özgürlüğünün devlet güvencesi altına alınması demek olduğunu hatırlatan Tekin, çocuklara kültürel mirasın ve manevi değerlerin tanıtılmasının bu ilkeyle çelişmediğini vurguladı. Noel veya Cadılar Bayramı kutlamaları söz konusu olduğunda sessiz kalanların, yerli ve milli değerlere yönelik etkinliklerde laiklik kavramını bir saldırı aracı olarak kullanmalarını 'anlamakla zorlandığını' dile getirdi. Bakan, devletin yürütme organı olarak toplumun her kesimine ve her inanca saygı duyduklarını, ancak kendi kültürel değerlerine sahip çıkmanın bir gericilik faaliyeti olarak yaftalanmasını asla kabul etmeyeceklerini ifade etti.
Suç Duyurusu Kararının Arkasındaki Temel Gerekçeler Açıklandı
Bakan Tekin, 168 ismin imzaladığı metnin içeriğinin hukuki açıdan sorunlu olduğunu ve doğrudan bir hedef gösterme içerdiğini savundu. Metinde geçen ağır ifadelerin hem bakanlık makamına hem de eğitim çalışanlarına yönelik bir itibar suikastı niteliği taşıdığını belirten Tekin, 'Talibanlaşma' benzetmesinin Türk eğitim sistemine yapılabilecek en ağır hakaretlerden biri olduğunu söyledi. Bu tür yaklaşımların toplumu kutuplaştırdığını ve demokratik tartışma zeminini zehirlediğini ifade eden Bakan, yargı sürecinin başlatılması talimatını verdiğini resmen ilan etti. Suç duyurusunun temelinde yatan nedenin, demokratik bir ülkede hak arama özgürlüğü çerçevesinde hareket etmek olduğunu dile getiren Tekin, 'Siz nasıl bildiri yayınlayarak demokratik hakkınızı kullandığınızı düşünüyorsanız, biz de bize yöneltilen bu mesnetsiz suçlamalara karşı yargı önünde hakkımızı arayacağız' diyerek sürecin takipçisi olacaklarını belirtti.
Manevi Değerlerin Eğitimdeki Yeri Ve Gelecek Hedefleri
Okullarda sadece akademik başarının değil, aynı zamanda karakter inşasının da önemli olduğunu savunan Bakan Yusuf Tekin, 'Maarifin Kalbinde Ramazan' gibi projelerin çocukların sosyal gelişimine katkı sağladığını anlattı. Yardımlaşma, kardeşlik ve dayanışma duygularının küçük yaşlarda içselleştirilmesinin toplumsal barış için elzem olduğunu ifade eden Tekin, bu etkinliklerin tamamen gönüllülük esasına dayandığını ve hiçbir öğrencinin veya velinin zorlanmadığını bir kez daha teyit etti. Eğitimde sadece teknolojiye veya binalara yatırım yapmanın yeterli olmayacağını, köklerinden kopuk bir neslin geleceği inşa edemeyeceğini vurgulayan Bakan, milli ve manevi değerlerin müfredatın organik bir parçası olmaya devam edeceğini söyledi. Artvin'deki temaslarını tamamlayan Bakan Tekin, eğitim camiasının bu tür yapay tartışmalarla enerjisinin tüketilmesine izin vermeyeceklerini ve esas gündemleri olan kaliteli eğitim hedefine odaklanmayı sürdüreceklerini belirterek kentten ayrıldı.