Yapay Zekadan Siber Güvenlikte Devrim!
ABD merkezli Anthropic şirketinin tanıttığı 'Claude Code' adlı yapay zeka aracı, yazılım güvenliği süreçlerinde teknolojik bir dönüm noktası olarak görülüyor. Siber güvenlik operasyonlarında hız ve kapsamı artıran bu sistemler, geleneksel yöntemlerin ötesine geçerek zafiyet tespitinde yeni bir dönemi başlatıyor.
Yapay zeka tabanlı güvenlik araçları, karmaşık kaynak kodlarını sadece satır bazlı değil, geniş bir bağlam bütünlüğü içinde inceleyebilme yeteneğine sahip. Geleneksel kural tabanlı araçların tespit edemediği açıkları bulabilen bu sistemler, normal şartlarda insanların haftalarca süren titiz çalışmalarını birkaç saat içinde tamamlayabiliyor. Bu hız, özellikle büyük ölçekli yazılım altyapılarında kritik güvenlik açıklarının henüz başlangıç aşamasında fark edilmesine imkan tanıyor.
İnsan Uzmanlığı Stratejik Bir Boyuta Taşınıyor
Gelişen teknolojiye rağmen siber güvenlik profesyonellerinin rolü sona ermiyor; aksine daha nitelikli bir zemine taşınıyor. Yapay zeka araçları tespit sürecini hızlandırırken, elde edilen verilerin nihai risk değerlendirmesi, önceliklendirilmesi ve kurumsal kararlara dönüştürülmesi aşamalarında insan deneyimi ve uzmanlığı temel gereksinim olmaya devam ediyor.
Kamu Siber Güvenliği ve Dijital Egemenlik Vurgusu
Kamu Siber Güvenlik Derneği, bu teknolojilerin savunma kapasitesini artırma potansiyeline dikkat çekerken, aynı zamanda kötü niyetli aktörler tarafından kullanılma riskine karşı da uyarıda bulundu. Dernek tarafından yapılan değerlendirmede şu noktalar öne çıktı:
Savunma Mimarisi: Kamu siber savunma sistemlerinin yapay zeka çağına uygun şekilde modernize edilmesi gerekiyor.
Eğitim ve Yetkinlik: Personelin yapay zeka teknolojileriyle uyumlu çalışabilecek yetkinliğe ulaştırılması stratejik bir öncelik taşıyor.
Yerli Teknoloji: Siber güvenliğin bir ulusal güvenlik ve dijital egemenlik meselesi olduğu belirtilerek, yerli ve milli siber güvenlik teknolojilerinin geliştirilmesinin önemi vurgulanıyor.
Yapay zeka destekli sistemlerin, doğru bir planlama ve insan denetimiyle birleştirildiğinde Türkiye'nin dijital güvenliğinde önemli bir avantaj sağlayacağı öngörülüyor.