Ünlü Tarihçi İlber Ortaylı Fatih Camii Haziresindeki Ebedi Mekanında Anılıyor
İstanbul'un tarihi dokusunu ve manevi iklimini en derinden yansıtan mekanların başında gelen Fatih Camii haziresi son dönemin en kıymetli ilim insanlarından birini daha bağrına bastı.
İstanbul'un tarihi dokusunu ve manevi iklimini en derinden yansıtan mekanların başında gelen Fatih Camii haziresi son dönemin en kıymetli ilim insanlarından birini daha bağrına bastı. Türk tarihçiliğinin dünyaca tanınan ismi ve toplumun her kesimi tarafından büyük bir saygıyla takip edilen Prof. Dr. İlber Ortaylı ömrünü adadığı Osmanlı tarihinin kalbinde yer alan bu kutsal mekana defnedildi. Tarih meraklıları ve usta ismin sevenleri Ortaylı'nın kabrini ziyaret etmek için şehrin bu kadim noktasına akın ederken hazirenin taşıdığı tarihi önem bir kez daha kamuoyunun gündemine geldi.
Osmanlı İmparatorluğu'nun kurucu ruhunu temsil eden Fatih Sultan Mehmed Han'ın türbesinin hemen yanı başında yer alan bu hazire sadece bir mezarlık değil aynı zamanda Türk irfan tarihinin açık hava müzesi niteliğindedir. İlber Ortaylı gibi hayatı boyunca arşivlerin tozlu raflarında hakikati arayan ve bu toprakların hikayesini tüm dünyaya anlatan bir şahsiyetin devlet büyükleri ve alimlerin yanına defnedilmesi büyük bir vefa örneği olarak değerlendiriliyor. Ziyaretçiler dualar eşliğinde usta tarihçiyi anarken bir yandan da hazirenin içinde barındırdığı diğer tarihi şahsiyetlerin izlerini sürme imkanı buluyorlar.
Tarihin Kalbinde Bir Alimin Son Durağı
İlber Ortaylı'nın ebedi istirahatgahı olarak Fatih Camii haziresinin seçilmesi tesadüfi bir karar olmanın çok ötesinde derin anlamlar barındırmaktadır. Hayatı boyunca Fatih Sultan Mehmed ve onun İstanbul'a kattığı değerleri her platformda dile getiren Ortaylı bugün hayranlık duyduğu o büyük padişahın gölgesinde uyumaktadır. Bu defin işlemi hem bir tarihçinin kendi çalışma alanıyla kucaklaşması hem de Türkiye'nin entelektüel birikimine verilen değerin bir nişanesi olarak görülmektedir.
Kabrin bulunduğu konum hazirenin en mutena köşelerinden biri olup ziyaretçilerin kolaylıkla ulaşabileceği bir noktada yer almaktadır. Mezarın başında bekleyen kalabalıklar sadece hüzne değil aynı zamanda büyük bir tarih mirasına da tanıklık etmektedir. İlber Ortaylı'nın vefatı her ne kadar bilim dünyasında yeri doldurulamaz bir boşluk yaratsa da onun bu tarihi atmosfer içindeki varlığı gelecek nesillere tarih bilincini aşılamaya devam edecek sessiz bir öğretmen görevi görmektedir.
Osmanlı Devlet Adamları Ve Alimlerin Buluşma Noktası
Fatih Camii haziresi yüzyıllar boyunca devletin en üst kademelerinde görev yapmış paşalardan büyük İslam alimlerine kadar pek çok önemli şahsiyeti misafir etmiştir. Burası sıradan bir defin alanı olmaktan ziyade Osmanlı bürokrasisinin ve ilmiye sınıfının adeta bir şeref levhası gibidir. Plevne Kahramanı olarak tarihe geçen Gazi Osman Paşa'nın heybetli türbesinden hukuk ve tarih alanında çığır açan Ahmed Cevdet Paşa'nın kabrine kadar her mezar taşı ayrı bir dönemi simgelemektedir.
Hazirede yatan isimler incelendiğinde imparatorluğun modernleşme sancılarından kültürel altın çağlarına kadar her dönemin temsilcisini görmek mümkündür. Gazeteciliğin ve yayıncılığın öncülerinden Ahmed Midhat Efendi ile hat sanatının zirve isimlerinden Hattat Sami Efendi gibi dehalar bu sessiz bahçede yan yana yatmaktadırlar. Her biri kendi alanında ekol olmuş bu isimlerin varlığı İlber Ortaylı'nın neden buraya defnedildiğini ve bu mekanın neden bir 'devlet haziresi' statüsünde olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Kültürel Mirasın Sessiz Muhafızları Mezarlar
Mezarlık mimarisi ve sanat tarihi açısından da eşsiz bir değere sahip olan Fatih haziresi her biri sanat eseri niteliğindeki mezar taşlarıyla dikkat çekmektedir. Yesarizade Mustafa İzzet Efendi gibi estetik dehaların ve Salih Zeki Bey gibi bilim insanlarının kabirleri Osmanlı'nın estetik anlayışını bugüne taşımaktadır. Bu taşlar üzerindeki kitabeler sadece birer ölüm tarihi değil aynı zamanda o şahsiyetlerin hayata bıraktıkları notlar olarak okunmalıdır.
Hazirenin manevi iklimi içerisinde yer alan Ali Emiri Efendi gibi kitap dostları ve Ahmed Amis Efendi gibi gönül sultanları burayı bir huzur adasına dönüştürmüştür. Tarihçiler ve araştırmacılar için paha biçilemez bir kaynak olan bu mekan İlber Ortaylı'nın da aralarına katılmasıyla birlikte çağdaş bir kimlik kazanmıştır. Hazireyi ziyaret edenler sadece geçmişin tozlu sayfalarında gezintiye çıkmakla kalmıyor aynı zamanda bu toprakların yetiştirdiği en büyük zihinlerin huzurunda bulunmanın manevi hazzını yaşıyorlar.
Gelecek Nesillere Miras Kalan Tarih Bilinci
Bugün Fatih Camii haziresine yapılan her ziyaret aslında bir tarih dersi niteliği taşımaktadır. İlber Ortaylı'nın mezarı başında toplanan gençler usta tarihçinin kitaplarında anlattığı o muazzam geçmişin fiziksel kanıtlarıyla yüzleşmektedirler. Bir toplumun kendi geçmişine sahip çıkması ve değerlerini bu denli yüksek mertebeli mekanlarda yaşatması milli kimliğin korunması açısından hayati bir öneme sahiptir.
Şehrin gürültüsü ve karmaşasından uzakta sur içi İstanbul'un bu kadim köşesinde yükselen her fatiha aslında bir devrin kapanışına değil bir sürekliliğe işaret etmektedir. Ortaylı'nın mirası sadece kütüphanelerdeki ciltli eserlerinde değil aynı zamanda bu haziredeki vakur duruşunda da yaşamaya devam etmektedir. Tarih meraklıları için bir hac merkezi haline gelen bu mekan İstanbul'un sadece bir şehir değil aynı zamanda yaşayan bir hafıza olduğunu bizlere her fırsatta hatırlatmaya devam edecektir.