Türkiye Rekor Kırarken Malatya Neden Kan Kaybediyor?
Türkiye'nin ihracatı Temmuz ayında yüzde 2,9 artışla 25 milyar 623 milyon dolara yükselirken, Malatya tam tersi bir tabloyla sarsıldı. Kentin dış satımı yüzde 18,3 oranında azalarak 22 milyon 349 bin dolara gerilerken, ihracatın amiral gemisi kuru meyvede yaşanan yüzde 61,7'lik sert düşüş yerel ekonomideki kan kaybını gözler önüne serdi.
Türkiye ekonomisi küresel pazarlardaki zorlu şartlara rağmen ihracat kanadında büyüme trendini sürdürürken, bölgesel ölçekte dikkat çekici ve düşündürücü bir ayrışma yaşanıyor. Ticaret Bakanlığı ile Türkiye İstatistik Kurumu tarafından paylaşılan son dış ticaret verileri, ülke genelindeki pozitif ivmeye tezat oluşturacak şekilde Malatya ekonomisinde ciddi bir kan kaybına işaret ediyor. Ülke genelinde dış satım rakamları Temmuz döneminde yüzde 2,9 oranında değer kazanarak 25 milyar 623 milyon dolar seviyesine ulaşmayı başardı. Ancak aynı dönemde Malatya'nın sergilediği performans, üretim ve pazarlama stratejilerindeki aksaklıkları su yüzüne çıkardı. Kentin aylık ihracatı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 18,3 gibi yüksek bir oranla eriyerek 22 milyon 349 bin dolar seviyesine kadar çekildi. Bu tablo, ulusal bazda sağlanan başarının yerel dinamiklere yansımadığını ve kentin küresel rekabet gücünü kaybetmeye başladığını somut biçimde kanıtlıyor.
Kuru Meyve Sektöründeki Sert Gerileme Bölge Ekonomisini Alarma Geçirdi
Malatya ticaretinin ve tarımsal kalkınmasının bel kemiğini oluşturan sektörlerde yaşanan kan kaybı, toplam dış ticaret rakamlarındaki çöküşün ana nedeni olarak öne çıkıyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından tutulan sektörel kayıtlar incelendiğinde, kentin Temmuz ayı ihracatının 20 milyon 725 bin dolar seviyesinde kaldığı ve yıllık bazda yüzde 21,5 oranında bir daralma yaşandığı görülüyor. Yörenin en önemli gelir kaynağı ve stratejik ürünü olan kuru meyve ile mamulleri sektöründe adeta bir çöküş yaşandı. Geçtiğimiz yılın aynı ayında 12 milyon 95 bin dolar seviyesinde olan kuru meyve ihracatı, bu yıl yüzde 61,7 oranında devasa bir kayıpla 4 milyon 629 bin dolara kadar geriledi. Dünya pazarlarında söz sahibi olunan bir alanda böyle radikal bir gerilemenin yaşanması, uygulanan tarım ve ihracat politikalarının acilen sorgulanması gerektiğini açıkça gösteriyor. Yerel üreticinin ve ihracatçının pazar payını kaybetmesi, kentin ekonomik geleceği açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor.
İthalattaki Çöküş Dış Ticaret Fazlasını Maskelemeye Yetmedi
Kentin dış ticaret dengesinde kağıt üzerinde olumlu görünen bazı parametreler bulunsa da, bu durum genel ekonomik daralmanın üstünü örtmeye yetmiyor. Geçen yılın Temmuz ayında 15 milyon 817 bin dolar seviyesinde gerçekleşen ithalat, bu yıl yüzde 40,7 oranında sert bir düşüşle 9 milyon 375 bin dolara geriledi. İthalatın, ihracata kıyasla çok daha yüksek bir oranla azalması sonucunda Malatya'nın dış ticaret fazlası yüzde 12,3 artarak 12 milyon 974 bin dolara ulaştı. Benzer şekilde ihracatın ithalatı karşılama oranı da yüzde 173 seviyesinden yüzde 238,4 noktasına tırmandı. Kentte harcanan her 1 dolarlık ithalata karşılık 2,4 dolarlık ihracat yapılmış olması ilk bakışta sevindirici bir veri gibi dursa da, toplam ticaret hacminin 43 milyon 187 bin dolardan 31 milyon 724 bin dolara düşmüş olması acı gerçeği ortaya koyuyor. Ticaret hacminin yüzde 26,5 oranında daralması, kentin iş yapma kapasitesinin ve ekonomik hareketliliğinin ne denli küçüldüğünün en belirgin kanıtıdır.
Sektörel Parlamalar Ve Genel Sıralamadaki Düşüş Trendi
Genel tablodaki karamsar havaya rağmen bazı alt sektörlerde yaşanan sıçramalar kentin potansiyelini koruduğunu gösteriyor. Yaş meyve ve sebze kaleminde kaydedilen yüzde 827,4 oranındaki rekor artışla ihracat rakamı 3 milyon 372 bin dolara yükselirken, makine ve aksamları sektörü de yüzde 16,4'lük gelişimle 2 milyon 494 bin dolarlık dış satım gerçekleştirdi. Ancak bu münferit başarılar kenti genel sıralamadaki gerilemeden kurtarmaya yetmedi. Yılın ilk yedi aylık dönemi bütüncül olarak değerlendirildiğinde, Malatya'nın toplam ihracatı geçen yıla göre yüzde 14,8 oranında azalarak 171 milyon 407 bin dolar seviyesine düştü. Türkiye genelindeki 81 vilayet arasında 40'ıncı sıraya kadar gerileyen kentin bu performansı, bölgesel kalkınma hamlelerinin yetersiz kaldığını ve acil müdahale planlarının hayata geçirilmesi gerektiğini net bir şekilde gözler önüne seriyor.