Türkiye İstatistik Kurumu Verilerine Göre İşsizlik Oranlarında Dikkat Çekici Gerileme Kaydedildi

Türkiye ekonomisinin genel tablosunu ortaya koyan en kritik verilerden biri olan iş gücü istatistikleri, 2025 yılının son çeyreği itibarıyla olumlu sinyaller vermeye devam ediyor.

Türkiye ekonomisinin genel tablosunu ortaya koyan en kritik verilerden biri olan iş gücü istatistikleri, 2025 yılının son çeyreği itibarıyla olumlu sinyaller vermeye devam ediyor. Türkiye İstatistik Kurumu tarafından paylaşılan son verilere göre, ekim ile aralık aylarını kapsayan yılın dördüncü çeyreğinde işsizlik rakamlarında hissedilir bir düşüş yaşandığı gözlendi. Mevsim etkilerinden arındırılmış veriler üzerinden yapılan analizler, ülkedeki toplam işsiz sayısının bir önceki üç aylık döneme kıyasla 58 bin kişilik bir azalma gösterdiğini ortaya koydu. Bu durum, istihdam piyasasındaki direncin korunduğunu ve iş gücüne katılım süreçlerinin ivme kazandığını kanıtlar nitelikte seyrediyor. Özellikle küresel ekonomik belirsizliklerin sürdüğü bir dönemde, yerel iş gücü piyasasında yaşanan bu daralma, ekonomi çevrelerinde umut verici bir gelişme olarak karşılandı.

İşsiz Sayısında Yaşanan Düşüş Ve Genel İşsizlik Oranındaki Gerileme

TÜİK tarafından yayımlanan raporun detaylarına bakıldığında, 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusu kapsayan işsizlik verilerinde toplam sayının 2 milyon 913 bin kişiye kadar indiği görülüyor. Yılın dördüncü çeyreğindeki bu 58 bin kişilik azalma, genel işsizlik oranını yüzde 8,2 seviyesine çekti. Bir önceki çeyreğe göre 0,2 puanlık bir düşüş anlamına gelen bu veri, geçtiğimiz yılın aynı dönemiyle kıyaslandığında ise 0,3 puanlık daha iyi bir performansa işaret ediyor. İstihdam edilenlerin sayısındaki artışın, işsiz sayısındaki azalışı desteklemesi, ekonomik faaliyetlerin yılın son bölümünde de canlılığını koruduğuna dair en somut göstergelerden biri olarak kabul ediliyor. Ekonomi yönetimi tarafından uygulanan istihdam teşviklerinin ve sanayi üretimindeki sürekliliğin, bu tabloda başrol oynadığı düşünülüyor.

Cinsiyet Bazlı Verilerde Kadın Ve Erkek İstihdamı Arasındaki Farklılıklar

İş gücü istatistiklerinin cinsiyet kırılımları incelendiğinde, erkek ve kadın iş gücü arasındaki makasın varlığını koruduğu dikkatlerden kaçmıyor. 2025 yılının son çeyreğinde erkeklerde işsizlik oranı yüzde 6,7 gibi oldukça düşük bir seviyede gerçekleşirken, kadınlarda bu oran yüzde 11,1 olarak kayıtlara geçti. Her iki grupta da genel bir iyileşme eğilimi gözlense de kadınların iş gücü piyasasına katılımı ve istihdam edilme süreçlerinde erkeklere kıyasla hala daha yüksek bir işsizlik yüküyle karşı karşıya olduğu görülüyor. Ancak kadın işsizliğindeki oransal düşüşün de istikrarlı bir şekilde devam etmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği ve iş hayatında kadın temsilinin artırılmasına yönelik projelerin meyvelerini vermeye başladığı şeklinde yorumlanıyor.

Genç Nüfusta İstihdam Sevinci Ve Genç İşsizlik Oranındaki Azalış

Geleceğin teminatı olan genç nüfustaki işsizlik rakamları, dördüncü çeyrek verilerinin en sevindirici kısımlarından birini oluşturdu. 15-24 yaş grubunu kapsayan genç işsizlik oranı, bir önceki çeyreğe göre 0,3 puanlık bir azalış göstererek yüzde 14,9 seviyesine geriledi. Genç işsizliğinin uzun bir süredir yüzde 15'in üzerinde seyrettiği düşünüldüğünde, bu eşiğin altına inilmesi psikolojik ve ekonomik açıdan büyük bir önem taşıyor. Üniversite mezunlarının sektörel ihtiyaçlarla buluşturulması ve mesleki eğitim programlarının yaygınlaştırılması gibi adımların gençlerin iş bulma süreçlerini kolaylaştırdığı belirtiliyor. Gençlerin iş gücü piyasasına daha aktif katılımı, sadece bugünün ekonomik verilerini değil, aynı zamanda ülkenin uzun vadeli kalkınma potansiyelini de doğrudan etkileyen bir faktör olarak görülüyor.

İş Gücü Piyasasında Gelecek Dönem Beklentileri Ve İstihdam Kalitesi

Yılın son çeyreğinde yakalanan bu ivmenin 2026 yılına nasıl yansıyacağı merakla bekleniyor. İstihdamın sadece sayısal olarak artması değil, aynı zamanda kayıt dışılığın azaltılması ve iş kalitesinin yükseltilmesi de ekonomi yönetiminin öncelikli hedefleri arasında yer alıyor. TÜİK verilerinde görülen bu pozitif seyrin kalıcı hale gelmesi için katma değeri yüksek üretim kollarında yeni istihdam alanlarının yaratılması gerektiği vurgulanıyor. Sanayi, hizmet ve tarım sektörlerindeki iş gücü talebinin dengeli bir şekilde dağılması, genel işsizlik oranının yüzde 8 seviyesinin altına çekilmesi noktasında en büyük anahtar olarak değerlendiriliyor. Önümüzdeki aylarda açıklanacak olan yeni veriler, bu düşüş eğiliminin bir trende dönüşüp dönüşmediğini daha net bir şekilde ortaya koyacaktır.

Bakmadan Geçme