Türkiye Genelindeki Köklü Liselerde Yeni Kontenjan Dönemi Başlıyor
Eğitim dünyasında geniş yankı uyandıran yeni bir düzenleme ile Türkiye'nin en köklü ve tarihi liselerinde öğrenci kabul süreçlerinde köklü bir değişikliğe gidiliyor.
Eğitim dünyasında geniş yankı uyandıran yeni bir düzenleme ile Türkiye'nin en köklü ve tarihi liselerinde öğrenci kabul süreçlerinde köklü bir değişikliğe gidiliyor. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamalar doğrultusunda özellikle pansiyon kapasitesi sınırlı olan seçkin eğitim kurumlarında yerleştirme sisteminin sil baştan kurgulandığı öğrenildi. Bugüne kadar tek bir kontenjan havuzu üzerinden yürütülen yerleştirme işlemleri bundan böyle öğrencilerin barınma ihtiyaçlarına göre iki ana kategoriye ayrılacak. Bu yeni modelle birlikte milyonlarca öğrenci ve velinin gözü kulağı önümüzdeki günlerde yayımlanacak olan tercih kılavuzuna çevrilmiş durumda. Özellikle büyükşehirlerdeki tarihi binalarda eğitim veren ve fiziksel genişleme imkanı bulunmayan okulların bu düzenleme ile daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması hedefleniyor.
Tarihi Okulların Fiziksel Sınırları Yeni Çözümleri Zorunlu Kıldı
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından kamuoyuyla paylaşılan detaylara göre İstanbul ve Ankara başta olmak üzere pek çok ilde bulunan tarihi liselerin pansiyon kapasiteleri mevcut öğrenci talebini karşılamakta zorlanıyor. Şehrin dokusunu temsil eden bu binaların SİT alanı statüsünde olması veya yerleşik merkezi semtlerde bulunması nedeniyle yeni yurt binaları inşa etmek teknik olarak imkansız hale gelmiş durumda. Bakan Tekin bu durumu açıklarken okul binalarının fiziksel sınırlarını zorlamanın artık mümkün olmadığını ve mevcut alanların en verimli şekilde kullanılması gerektiğini vurguladı. Bu noktada geliştirilen formül ile okulların toplam öğrenci kapasitesi korunurken bu kapasitenin kaçının okulda yatılı kalabileceği önceden net bir şekilde belirlenecek. Böylece yerleştirme sonrası yaşanan barınma krizlerinin ve yedek liste karmaşasının önüne geçilmesi planlanıyor.
Konaklamalı Ve Konaklamasız Olmak Üzere İki Ayrı Yarış Başlıyor
Yeni sistemin çalışma prensibi okul kontenjanlarının iki farklı kulvara bölünmesi esasına dayanıyor. Örnek olarak gösterilen İstanbul Erkek Lisesi gibi yüksek puanlı kurumlarda artık öğrenciler tercih yaparken sadece okulun puanına değil aynı zamanda barınma durumuna da bakacaklar. Eğer bir okulun toplamda yüz yirmi öğrencilik bir kapasitesi varsa bunun yarısı konaklamalı diğer yarısı ise konaklamasız olarak sisteme girilecek. Bu durumda şehir dışından gelen ve yatılı okumak isteyen öğrenciler kendi aralarında bir puan yarışına girecekken o şehirde ikamet eden ve evinden okula gidip gelecek öğrenciler farklı bir kontenjan dilimi içerisinde değerlendirilecek. Bu ayrışma öğrencilerin tercih listelerini oluştururken çok daha stratejik kararlar vermelerini gerektirecek çünkü her iki kontenjan türünün taban puanlarının birbirinden farklı oluşması bekleniyor.
LGS Tercih Kılavuzunda Büyük Değişiklik Kapıda
Önümüzdeki Liseye Geçiş Sınavı tercih döneminde ilk kez uygulanacak olan bu sistem tercih kılavuzunun yapısını da doğrudan etkileyecek. Adaylar okulların kodlarını girerken pansiyonlu veya pansiyonsuz seçeneklerini ayrı ayrı görecekler. Bu durum özellikle Türkiye'nin dört bir yanından İstanbul'daki nitelikli okullara gelmek isteyen başarılı öğrenciler için kritik bir dönemeç anlamına geliyor. Bakanlık yetkilileri bu düzenleme ile kontenjanların daha adil dağıtılacağını ve hiçbir öğrencinin yerleştikten sonra açıkta kalma korkusu yaşamayacağını ifade ediyor. Öte yandan eğitim uzmanları bu değişikliğin okul bazlı puan istatistiklerini nasıl etkileyeceğini yakından takip ediyor. Bazı popüler okulların yatılılık kontenjanında puanların çok daha yukarı tırmanabileceği öngörülürken yerel öğrenciler için daha dengeli bir rekabet ortamının oluşabileceği belirtiliyor.
Kabataş Erkek Lisesi Ve Benzeri Kurumlar Mercek Altında
Düzenlemenin merkezinde yer alan Kabataş Erkek Lisesi gibi markalaşmış kurumlar için yurt kapasitesini artırmanın teknik engellere takıldığı biliniyor. Tarihi yarımada ve boğaz hattındaki binaların korunması zorunluluğu nedeniyle mevcut metrekarelerin dışına çıkılamaması bakanlığı bu yönteme iten en büyük sebep olarak görülüyor. Bakan Tekin konuya dair yaptığı açıklamalarda altı yüz kişilik bir yurt yapacak alanın fiziksel olarak bulunmadığı durumlarda kontenjanları ayırmanın en mantıklı yol olduğunu belirtti. Bu sayede okulun eğitim kalitesinden ödün vermeden öğrencilerin sosyal ve yaşamsal ihtiyaçlarının en üst düzeyde karşılanması hedefleniyor. Uygulamanın başarıya ulaşması durumunda pansiyon imkanı olan diğer tüm Anadolu ve fen liselerinde de benzer bir kontenjan ayrıştırmasına gidilip gidilmeyeceği eğitim camiasında şimdiden tartışılmaya başlandı.