Türkiye'den İslam Ülkelerine Ticarette Yeni Hedef! İhracat 41,5 Milyar Dolara Çıktı
Türkiye'nin İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyesi ülkelere yönelik ihracatında 2026'nın ilk 7 ayında yükseliş kaydedildi. Ticaret Bakanlığının ihracatı çeşitlendirme ve yeni pazarlara erişimi artırma çalışmaları kapsamında, İİT ülkelerine yapılan ihracat 41,5 milyar dolara ulaştı.
Ocak-temmuz döneminde gerçekleşen ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre 345,7 milyon dolar artış gösterdi. Böylece Türkiye'nin İslam ülkeleriyle ticaretindeki büyüme eğilimi yılın ilk 7 ayında da devam etti.
İİT Ülkeleri Türkiye İçin Önemli İhracat Pazarı Haline Geliyor
1969 yılında ekonomik, siyasi ve sosyal alanlarda iş birliğini geliştirmek amacıyla kurulan İslam İşbirliği Teşkilatı, bugün 57 ülkeyi bünyesinde barındırıyor. Teşkilat üyeleri, dünya nüfusunun yaklaşık dörtte birini ve küresel ekonomik üretimin yaklaşık onda birini temsil ediyor. Türkiye, sahip olduğu geniş pazar potansiyeli nedeniyle İİT ülkeleriyle ticari ilişkilerini geliştirmeye yönelik çalışmalarını son yıllarda yoğunlaştırdı. Ticaret Bakanlığı tarafından 2024'te uygulamaya alınan İİT Üyeleri ile İhracatı Geliştirme Stratejisi de bu yaklaşımın temel adımlarından biri oldu. 2026-2028 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'da da yer verilen stratejiyle, İslam ülkelerinin Türkiye'nin toplam ihracatındaki yüzde 27 seviyesindeki payının 2028 yılına kadar yüzde 30'a çıkarılması hedefleniyor.
21 Ülke İhracatta Öncelikli Pazar Olarak Belirlendi
Ticaret Bakanlığı, ekonomik göstergeler, büyüme potansiyeli ve mevcut ticari ilişkilerin kapsamını dikkate alarak İİT coğrafyasında 21 ülkeyi ilk aşamada odak pazar olarak belirledi. Azerbaycan, BAE, Bahreyn, Bangladeş, Cezayir, Endonezya, Fas, Fildişi Sahili, Katar, Kuveyt, Libya, Malezya, Mısır, Nijerya, Özbekistan, Pakistan, Senegal, Suudi Arabistan, Tunus, Ürdün ve Umman bu kapsamda yer aldı. Bu pazarlara yönelik ticaret heyetleri, fuarlar ve tanıtım organizasyonları artırılırken, firmaların yurt dışındaki faaliyetlerini desteklemek amacıyla çeşitli teşvik mekanizmaları da devreye alındı. İhracatta hedef ülkeler arasında bulunan söz konusu pazarlara yönelik yurt dışı marka tescili, tanıtım ve sektörel ticaret heyeti faaliyetlerinde yüzde 20 oranında ilave devlet desteği sağlanıyor. Stratejinin yalnızca mevcut ticaret bağlantılarını korumaya değil, yeni pazar ve iş ortaklıkları oluşturmaya da odaklandığı belirtiliyor. Körfez ülkelerinden Kuzey Afrika'ya, Orta Asya'dan Güneydoğu Asya'ya kadar uzanan geniş coğrafyada Türk şirketlerinin yeni ticari bağlantılara ulaşmasının kolaylaştırılması amaçlanıyor.
İİT Ülkeleriyle Ticaret Hacmi 69,2 Milyar Dolara Çıktı
Türkiye'nin İİT üyeleriyle ticaretindeki uzun vadeli artış da dikkat çekiyor. 2013 yılında 87,6 milyar dolar seviyesinde bulunan toplam dış ticaret hacmi, 2025 itibarıyla 119,1 milyar dolara yükseldi. Geçen yıl Türkiye'nin İİT ülkeleri arasındaki en yüksek ticaret hacmine ulaştığı ülkelerin başında yaklaşık 19 milyar dolarla Birleşik Arap Emirlikleri geldi. Irak 14,3 milyar dolarla ikinci sırada bulunurken, Mısır ve Kazakistan ile gerçekleştirilen ticaretin her birinde yaklaşık 7,9 milyar dolarlık hacme ulaşıldı. 2026'nın ocak-temmuz döneminde de hareketlilik sürdü. Türkiye'nin İİT ülkeleriyle toplam dış ticaret hacmi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,2 artarak 69,2 milyar dolar oldu. Aynı dönemde İİT ülkelerine yapılan ihracat ise yüzde 0,8 yükseldi. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla 345,7 milyon dolarlık artış kaydeden ihracat, 41,5 milyar dolar seviyesine ulaştı.
Mısır, Libya Ve Suriye İhracat Artışında Öne Çıktı
Yılın ilk 7 ayında Türkiye'nin İİT ülkelerine ihracatındaki değer artışında Mısır başı çekti. Mısır'a yapılan ihracat 522,2 milyon dolar artarak 2,8 milyar dolara yükseldi. Libya'ya ihracat 438,5 milyon dolarlık artışla 2,2 milyar dolara ulaşırken, Suriye'ye yapılan ihracat 296,8 milyon dolar yükselerek 2,1 milyar dolara çıktı. Ürdün'e ihracatta ise 227,5 milyon dolarlık artış kaydedildi ve toplam ihracat 1,3 milyar dolara ulaştı. Türkiye'nin bu pazarlara sattığı ürünlerde makine ve mekanik cihazlar, kıymetli veya yarı kıymetli taşlar ve metaller ile elektrikli makine ve cihazlar öne çıktı. İİT ülkelerinden gerçekleştirilen ithalatta ise mineral yakıtlar ve yağlar, kıymetli veya yarı kıymetli taş ve metaller ile bakır ve bakırdan ürünler başlıca kalemler arasında yer aldı.
Serbest Ticaret Anlaşmaları İhracatçının Önünü Açıyor
Türkiye'nin İİT ülkeleriyle ticari ilişkilerini geliştirmesinde serbest ve tercihli ticaret anlaşmaları da önemli bir araç olarak kullanılıyor. Arnavutluk, Birleşik Arap Emirlikleri, Fas, Filistin, Katar, Malezya, Mısır ve Tunus ile yürürlükte bulunan serbest ticaret anlaşmaları Türk ihracatçılarının bu pazarlardaki rekabet gücünü destekliyor. Azerbaycan, İran, Özbekistan ve Pakistan ile uygulanan tercihli ticaret anlaşmaları da karşılıklı ticaretin geliştirilmesine katkı sağlıyor. Lübnan ve Sudan ile imzalanan serbest ticaret anlaşmalarının ise gerekli iç onay süreçlerinin tamamlanmasının ardından yürürlüğe girmesi bekleniyor. Öte yandan Körfez İşbirliği Konseyi ile serbest ticaret anlaşması yapılmasına yönelik görüşmeler sürerken, Pakistan ile mevcut tercihli ticaret anlaşmasının kapsamının genişletilmesi için de müzakereler devam ediyor.
Orta Koridor Ve Kalkınma Yolu Ticaret İçin Yeni Fırsatlar Sunuyor
Ticaret Bakanlığının gelecek döneme ilişkin çalışmalarında bölgesel ulaşım ve lojistik projeleri de önemli bir yer tutuyor. Orta Koridor, Kalkınma Yolu ve Hicaz Demiryolu gibi projelerin bölgesel bağlantıları güçlendirmesi ve ticaret yollarını çeşitlendirmesi bekleniyor. Türkiye, İİT ülkeleriyle ekonomik bağlarını güçlendirme stratejisi kapsamında hem mevcut ticaret hacmini büyütmeyi hem de ihracatçıların yeni pazarlara erişimini kolaylaştırmayı hedefliyor. İhracatın farklı coğrafyalara yayılması ve Türk firmalarının küresel tedarik zincirlerindeki konumunun güçlendirilmesi, stratejinin öncelikli başlıkları arasında bulunuyor.