Türkiye'de 9 Yılda 90 Milyon Tonluk Sıfır Atık Başarısı!

ürkiye'de 2017 yılında Emine Erdoğan'ın himayelerinde başlatılan Sıfır Atık Hareketi, 9. yılında önemli bir ekonomik ve çevresel dönüşüme ulaştı. Çalışmalar kapsamında yaklaşık 90 milyon ton atık yeniden ekonomiye kazandırılırken, geri kazanım faaliyetlerinin ekonomik katkısı 365 milyar liraya ulaştı.

Türkiye'nin çevre ve sürdürülebilirlik alanında yürüttüğü en kapsamlı çalışmalardan biri olan Sıfır Atık Hareketi, kuruluşunun dokuzuncu yılında ulaştığı sonuçlarla dikkat çekiyor. 2017 yılında Emine Erdoğan'ın himayelerinde hayata geçirilen hareket, yalnızca atıkların geri dönüştürülmesini hedefleyen bir uygulama olmaktan çıkarak kaynakların korunması, israfın azaltılması ve döngüsel ekonominin güçlendirilmesine yönelik geniş kapsamlı bir modele dönüştü. Aradan geçen dokuz yıllık dönemde kamu kurumlarından belediyelere, eğitim kuruluşlarından özel sektöre kadar farklı alanlarda uygulanan çalışmaların kapsamı giderek genişledi. Türkiye genelindeki geri kazanım oranı 2025 yılı sonunda yüzde 37,53'e yükselirken, yaklaşık 90 milyon ton atığın yeniden ekonomiye kazandırıldığı bildirildi.

Sıfır Atık Hareketi Ekonomiye de Katkı Sağladı

Geri dönüşüm çalışmalarının yalnızca çevresel sonuçlarla sınırlı kalmadığı, elde edilen ekonomik değerle de ortaya konuldu. Dokuz yıllık süreçte geri kazanılan atıkların ekonomiye katkısının yaklaşık 365 milyar lira seviyesine ulaştığı belirtildi. Sistemin temelinde ise atığın ortaya çıktıktan sonra yönetilmesinden çok, kaynakların daha verimli kullanılması ve israfın oluşmadan azaltılması anlayışı bulunuyor. Bu yaklaşım; üretimden tüketime kadar uzanan süreçte malzemelerin mümkün olduğunca uzun süre kullanılmasını, yeniden değerlendirilmesini ve ekonomide tutulmasını amaçlıyor. Sıfır Atık Hareketi bu yönüyle iklim değişikliği, doğal kaynakların korunması, su yönetimi, gıda israfının azaltılması ve döngüsel ekonomi gibi başlıkları aynı çatı altında buluşturan bir çevre politikası haline geldi.

Milyonlarca Ton Atık Yeniden Değerlendirildi

Yürütülen geri kazanım faaliyetleriyle doğal kaynak tüketiminin azaltılmasına da katkı sağlandı. Çalışmalar kapsamında yaklaşık 270 milyar kilovatsaat enerji, 2 trilyon litre su ve 60 milyar litre petrol tasarrufu elde edildi. Geri dönüşümün çevresel etkileri de dikkat çekici boyuta ulaştı. Hesaplamalara göre faaliyetler sayesinde yaklaşık 613 milyon ağacın kesilmesi ve 180 milyon ton sera gazı salımı önlendi. Bunun yanı sıra yaklaşık 55 bin futbol sahası büyüklüğündeki alanın atık depolama amacıyla kullanılmasının önüne geçildi. Ortaya çıkan tablo, geri dönüşümün yalnızca çöplerin ayrıştırılmasıyla sınırlı olmadığını; enerji, su, hammadde ve arazi kullanımından iklim değişikliğiyle mücadeleye kadar birçok alanda sonuç oluşturduğunu gösterdi.

Türkiye'den Dünyaya Uzanan Sıfır Atık Modeli

Türkiye'de başlayan uygulamanın uluslararası alandaki en önemli adımlarından biri, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 14 Aralık 2022 tarihinde aldığı kararla geldi. Türkiye'nin öncülüğünde hazırlanan ve 105 ülkenin ortak sunuculuğunu yaptığı karar kapsamında 30 Mart, Uluslararası Sıfır Atık Günü ilan edildi. Bu gelişmeyle birlikte Türkiye'deki uygulama, uluslararası çevre gündeminde de daha görünür hale geldi. Emine Erdoğan'ın farklı uluslararası platformlarda yürüttüğü çalışmalarla birlikte sıfır atık yaklaşımının ülkeler arasında paylaşılması ve iyi uygulamaların yaygınlaştırılması hedeflendi. 2023 yılında Birleşmiş Milletler çatısı altında oluşturulan Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu da bu sürecin önemli parçalarından biri oldu. Emine Erdoğan'ın başkanlığındaki kurul, sıfır atık konusunda ülkeler arasındaki deneyim paylaşımının artırılması ve küresel farkındalığın güçlendirilmesi amacıyla çalışmalar yürütüyor.

Sıfır Atıkta Hedef Yalnızca Geri Dönüşüm Değil

Hareketin dokuzuncu yılına ilişkin değerlendirmelerde, geri dönüşüm oranlarının yükseltilmesinin tek başına yeterli olmadığı vurgulanıyor. Yeni yaklaşımda israfın kaynağında önlenmesi, ürünlerin kullanım ömrünün uzatılması ve doğal kaynak tüketiminin azaltılması ön plana çıkıyor. Bu anlayış, tüketim alışkanlıklarının değiştirilmesinden üretim modellerinin yeniden şekillendirilmesine kadar uzanan daha geniş bir dönüşümü ifade ediyor. Türkiye'de farklı sektörlerde hayata geçirilen uygulamalar da sıfır atık anlayışının günlük yaşamın yanı sıra ekonomik faaliyetlerin bir parçası haline gelmesini amaçlıyor. 2026 yılında ise sıfır atık gündemi iklim politikalarıyla birlikte uluslararası toplantılarda daha fazla öne çıkıyor. Türkiye'nin COP31 sürecine hazırlanmasıyla birlikte döngüsel ekonomi, sürdürülebilir üretim, kaynak verimliliği ve atık yönetimi başlıklarının küresel iklim gündemindeki ağırlığının artırılması hedefleniyor. Dokuz yıl önce Türkiye'de başlayan hareketin bugün farklı ülkelerin de gündeminde yer alması, sıfır atık yaklaşımının çevre yönetiminin yanı sıra ekonomik dönüşüm ve kaynak güvenliği açısından da ele alındığını ortaya koyuyor.

Bakmadan Geçme