Türkiye Azerbaycan arasında uzun vadeli doğal gaz tedarikinde yeni dönem başlıyor
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye'nin enerji arz güvenliğini güçlendirecek önemli bir gelişmeyi kamuoyuyla paylaştı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye'nin enerji arz güvenliğini güçlendirecek önemli bir gelişmeyi kamuoyuyla paylaştı. Yapılan açıklamaya göre Türkiye ile Azerbaycan arasında toplam 33 milyar metreküplük yeni bir doğal gaz tedarik anlaşması üzerinde uzlaşı sağlandı. Uzun vadeli olarak planlanan bu anlaşmanın, 2029 yılında başlayacağı ve 15 yıl boyunca devam edeceği bildirildi. Anlaşma, Türkiye'nin enerji portföyünde istikrarlı ve öngörülebilir bir tedarik yapısı oluşturması açısından stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Abşeron Sahası merkezli tedarik planı netleşti
Bakan Bayraktar, anlaşmanın detaylarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, gazın Azerbaycan'daki Abşeron Sahası üzerinden sağlanacağını ifade etti. Sahada yıllık 2,25 milyar metreküplük üretim planlandığını belirten Bayraktar, bu miktarın 15 yıl boyunca Türkiye'ye ulaştırılacağını dile getirdi. Böylece toplamda 33 milyar metreküplük doğal gazın boru hatları aracılığıyla Türkiye'ye taşınması hedefleniyor. Tedarikin Hazar Denizi üzerinden gerçekleştirilecek olması, bölgesel enerji iş birliklerinin de güçlenmesine katkı sunacak bir gelişme olarak öne çıkıyor.
Uygun fiyatlı ve uzun vadeli gaz vurgusu
Canlı yayında konuşan Bayraktar, anlaşmanın yalnızca miktar açısından değil, fiyat ve süre bakımından da Türkiye lehine önemli avantajlar içerdiğini belirtti. Uzun dönemli bir kontratla uygun fiyatlı gaz temin edilmesinin, enerji maliyetlerinin dengelenmesi açısından kritik olduğunu ifade etti. Bu yaklaşımın, hem sanayi hem de hane halkı için daha öngörülebilir bir enerji yapısı oluşturacağı değerlendiriliyor. Bakanlık kaynakları, söz konusu anlaşmanın Türkiye'nin enerji arzında dış şoklara karşı dayanıklılığını artıracağını vurguluyor.
Küresel petrol piyasalarına dair değerlendirmeler
Bayraktar, açıklamalarında küresel enerji piyasalarına da değindi. Venezuela'da yaşanan gelişmelerin dünya petrol piyasalarına etkisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bayraktar, mevcut tabloya bakıldığında kısa vadede ciddi bir olumsuzluk öngörmediklerini söyledi. Venezuela'nın üretim kapasitesinin küresel petrol üretimi içindeki payının sınırlı olduğuna dikkat çekilirken, buna rağmen ülkenin rezerv potansiyelinin oldukça yüksek olduğu hatırlatıldı. Uzmanlara göre bu tür açıklamalar, piyasalarda oluşabilecek belirsizliklerin önüne geçmeyi amaçlıyor.
Somali'de derin deniz sondajı hazırlığı
Enerji politikalarının yalnızca tedarikle sınırlı olmadığını vurgulayan Bayraktar, Türkiye'nin arama ve üretim faaliyetlerine de hız verdiğini aktardı. Somali açıklarında yürütülecek sondaj çalışmaları kapsamında Çağrı Bey Sondaj Gemisi'nin yaklaşık 7 kilometrelik bir derinliğe ineceğini açıkladı. Deniz tabanına ulaşmak için 3,5 kilometrelik bir su derinliğinin aşılacağını, ardından da yerin altına doğru benzer bir derinlikte sondaj yapılacağını belirten Bayraktar, bu sahadan umutlu olduklarını ifade etti. Bu çalışmalar, Türkiye'nin deniz aşırı enerji arama faaliyetlerinde geldiği noktayı göstermesi açısından önem taşıyor.
Nükleer enerji ve yeni santral planları
Bayraktar, nükleer enerji yatırımlarına ilişkin de güncel bilgiler paylaştı. Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nde bu yıl ilk elektriğin üretilmesinin hedeflendiğini açıklayan Bayraktar, Sinop ve Trakya için planlanan santrallerde ise görüşmelerin sürdüğünü belirtti. 2026 yılının bu projeler açısından kritik bir karar yılı olabileceğini ifade eden Bayraktar, hangi teknoloji ve hangi ülkelerle ilerleme sağlanacağının bu dönemde netleşmesini hedeflediklerini söyledi.
Doğal gazda kademeli tarife hazırlığı
Doğal gaz fiyatlandırmasına yönelik çalışmalar hakkında da bilgi veren Bayraktar, şehir bazlı ortalama tüketimlerin dikkate alınacağı kademeli tarife sisteminin gündemde olduğunu açıkladı. Amaçlarının, destekleri daha etkin ve adil bir şekilde dağıtmak olduğunu belirten Bayraktar, fiyat düzenlemelerinde enflasyon ve küresel gelişmelerin belirleyici olacağını ifade etti. Enerji fiyatlarının yılda bir kez, enflasyon nispetinde değerlendirilmesinin hedeflendiği de aktarıldı. Bu yaklaşımın, hem kamu maliyesi hem de tüketici dengesi açısından yeni bir dönemi işaret ettiği yorumları yapılıyor.
Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım