Tüfenkci'den Malatya İçin Kritik Açıklamalar
Gümrük ve Ticaret eski Bakanı, AK Parti Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci, ERTV'de yayınlanan Er Meydanı programında Malatya'nın gündemindeki önemli konuları değerlendirdi. Şehir Hastanesi'nin 2027 yatırım programına alınmasının planlandığını açıklayan Tüfenkci, kayısı fiyatlarındaki düşüş nedeniyle TMO'nun müdahalesine ihtiyaç olduğunu söyledi. Tüfenkci, 'Önümüzdeki hafta Ankara'ya gittiğimizde bizzat Maliye Bakanımızla görüşeceğiz' dedi. Tüfenkci, hızlı tren projesinde ise 2027 yılında ihale aşamasına gelinmesini beklediklerini ifade etti.
Gümrük ve Ticaret eski Bakanı, AK Parti Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci, ERTV ekranlarında yayınlanan Er Meydanı programının canlı yayın konuğu oldu. Programda Malatya'nın sağlık yatırımlarından kayısı piyasasına, demir yolu projelerinden ulaşım yatırımlarına kadar birçok başlık masaya yatırıldı. Tüfenkci, kentin merakla beklediği projeler hakkında bilgi verirken, kayısı üreticisinin yaşadığı sorunlara ilişkin de dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Şehir Hastanesi İçin Hedef 2027 Yatırım Programı
Malatya'da uzun süredir gündemde olan Şehir Hastanesi projesine ilişkin konuşan Tüfenkci, konuyu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a bizzat ilettiklerini söyledi.
Tüfenkci, sürecin nasıl ilerlediğini şu sözlerle anlattı:
'Bu konuyu Sapanca'daki milletvekilleri kampında Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a arz etmiştik. Cumhurbaşkanımız da talimat vermişti. Daha sonra Sağlık Bakanımız Sayın Kemal Memişoğlu ile görüştüğümüzde projelerinin yapıldığını ve 2027 yatırım programına alacaklarını ifade ettiler. Mevcut Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanemizin alanına yapılacak ek binalarla tamamlanarak bir kompleks şeklinde Şehir Hastanesine dönüştürülecek.'
İkizce bölgesinde de sağlık yatırımı için girişimlerinin bulunduğunu belirten Tüfenkci, 'İkizce'de ayrı bir devlet hastanesi yapılması noktasında girişimlerimiz var. Biz onu takip ediyoruz' dedi.
Hastanenin otopark sorununa da değinen Tüfenkci, mevcut açık otopark alanının alt kısmının kapalı otopark olarak planlandığını açıkladı.
'Malatya'da Kayısının Muhatabı Yok, Sahibi Yok'
Programda en geniş değerlendirmelerinden birini kayısı konusunda yapan Tüfenkci, kayısının Malatya için yalnızca tarımsal bir ürün olmadığını, kentin simgesi ve en önemli ekonomik değerlerinden biri olduğunu söyledi.
Her yıl kayısının Malatya gündeminde yer aldığını belirten Tüfenkci, sektörde üreticiyi temsil edecek güçlü bir yapının bulunmamasına dikkat çekti.
Tüfenkci, daha önce kamuoyunda tartışma yaratan sözlerini de hatırlatarak şöyle konuştu:
'Kayısı Malatya'mızın en önemli tarım ürünlerinden bir tanesi. Malatya'nın da simgesi olan bir ürün. Biz kayısıyla ilgili çok çalışmalar yaptık ama her yıl kayısı Malatya'da gündem oluyor ve biz bunu konuşuyoruz. Geçtiğimiz yıl yaşanan zirai don olayı sonrasında en fazla desteği Malatya aldı, kayısı aldı. Gerek Tarım Bakanlığı gerekse TARSİM kapsamında sigortadan alınan para 7 milyar TL.'
Kayısıda kurumsal bir muhataplık oluşturulması gerektiğini vurgulayan Tüfenkci, sözlerini şöyle sürdürdü:
'Ben kamuoyunu harekete geçirmek için 'Malatya'da kayısının muhatabı yok, sahibi yok' dedim. Bunun üzerine milletvekilleri var dediler. Bizler varız elbette. Ama üretici birlikleri kurulması lazım. Hatta üretici birlikleri kuralım dediler. Ama kuramayız. Çünkü bizde kötü bir tecrübe oldu. Kayısı Birlik kapanınca üzerinden belli bir süre geçmesi lazım yeni bir birlik kurulması için. Yanılmıyorsam yeni bir birlik kurulması için 2-3 sene gibi bir süre kaldı. Yeniden bir muhataplık teşkil etmek lazım.'
'Şimdi TMO'nun Müdahale Etmesi Gerektiği Kanaatindeyim'
Kayısı üreticisinin son dönemde yaşadığı en önemli sorunlardan biri olan fiyat düşüşü de programın öne çıkan başlıkları arasındaydı. Tüfenkci, TMO'nun kayısı alımı yapıp yapmayacağına ilişkin soruya açık yanıt verdi.
Geçmiş yıllarda TMO aracılığıyla kayısı alımı gerçekleştirildiğini hatırlatan Tüfenkci, bu yıl da konuyla ilgili girişimde bulunacaklarını belirtti.
'Zaman zaman kayısıyı TMO eliyle de aldırdık. Bu yıl da onunla ilgili çalışmamız olacak. İlk etapta, bundan bir iki ay önce fiyatlar biraz daha yüksekti. TMO'nun alımına gerek yoktu. Ama şimdi TMO'nun müdahale etmesi gerektiği düşüncesindeyim.'
Alım kararının alınabilmesi için Hazine ve Maliye Bakanlığı nezdinde bir sürecin işletilmesi gerektiğini anlatan Tüfenkci, önümüzdeki hafta Ankara'da konuyu gündeme taşıyacağını söyledi.
'Maliye Bakanımızla görüşeceğiz. Maliye Bakanımızın bununla ilgili hazineden kararname çıkarması gerekiyor. Tarım Bakanlığı ve TMO'nun 'Ben alıyorum' demesiyle olacak bir iş değil. Her sene destekleme ürünlerine kararname çıkartılıyor. Olması noktasında bir adım atacağız, gayret edeceğiz. Önümüzdeki hafta Ankara'ya gittiğimizde bizzat Maliye Bakanımızla konuyu görüşeceğiz. Olumlu veya olumsuz sonucu muhakkak kamuoyuyla paylaşacağız.'
'Kimi İçin 700, Kimi İçin 1000, Kimi İçin 1500 Lira'
Kayısıda fiyat beklentilerinin farklılık gösterdiğini belirten Tüfenkci, TMO'nun alım politikasında maliyet ve kr oranının esas alındığını söyledi. Üreticilerin maliyet hesaplarının birbirinden farklı olduğuna işaret eden Tüfenkci, piyasadaki fiyat tartışmasını şu sözlerle değerlendirdi:
'TMO'nun alımları veya müdahalesi maliyet artı belli bir kr oranıyla oluyor. Malatya'da ise herkesin kr oranı farklı olmakla beraber ellerinde gerek valilikten aldıkları gerek ziraat odalarından aldıkları gerek borsadan aldıkları maliyet rakamları var. Bunun üzerinde açıkladıklarında kamuoyunu tatmin eder mi, etmez mi o da ayrıca tartışılır. Kiminin gözünde 700 TL, kiminin gözünde 1000 TL, kimi için de 1500 TL değeri var kayısının.'
Kayısının uluslararası piyasalardaki fiyatına da dikkat çeken Tüfenkci, Malatya kayısısının dünya piyasasında pahalı bir ürün olmadığını savundu.
'Bunun dünya piyasalarında bir fiyatı var. Dolar bazında baktığımızda dünya piyasasında kayısımız ucuz değil. Birçok ürüne göre dünya piyasasında ucuz değil. Ama geçtiğimiz yıl zirai don sonrasında başka ülkelerin kayısılarını dünya piyasasına Malatyalılar taşıdı maalesef. Onun da ayrıca tartışılması lazım.'
TMO alımının daha önce yapılmamasına yönelik gelebilecek eleştirilere de yanıt veren Tüfenkci, fiyatların önceki dönemde daha yüksek olduğunu ve erken açıklanacak bir müdahale fiyatının üreticiye beklenen katkıyı sunmayabileceğini belirtti.
'Şimdi bize soracaklar, neden bir iki ay öncesinden yapmadınız diye. Ama TMO'nun maliyet artı fiyat açıklamaları var. Onu açıklasaydık o zaman fiyatlar daha düşük olacaktı. Dolayısıyla biz o zaman Malatyalılara fayda sağlamamış olurduk. Ama şu anda fiyatlar düştüğü için bir destek alımına ihtiyaç var.'
'Limanlara Ulaşım 4 Saate Düşecek'
Malatya'nın sanayi ve ihracat geleceği açısından önemli projelerden biri olan Malatya–Narlı Hızlı Tren Hattı ile Malatya Şehir İçi Banliyö Hattı projelerine de değinen Tüfenkci, bu yatırımın kent ekonomisine doğrudan katkı sağlayacağını söyledi.
Malatya'nın limanlara uzaklığının üreticiler açısından önemli bir dezavantaj oluşturduğunu belirten Tüfenkci, hattın tamamlanmasıyla bu sorunun büyük ölçüde aşılacağını ifade etti.
'Narlı tren hattı gerçekten Malatya için çok önemli. Bunu Malatyalılar o hat işlemeye başlayınca çok iyi anlayacaklar. Özellikle Malatya'nın ekonomisi anlamında. Biz Malatya olarak limanlara uzağız. Bugün dünya ticaretinin yüzde 90'ı limanlar üzerinden sağlanıyor. Bizim kayısımız bile İzmir'den, Mersin'den limanlardan ihraç ediliyor. Narlı-İskenderun-Mersin hattı Malatya'nın limanlara ulaşımını 4 saate düşürecek.'
Hattın yalnızca ihraç ürünlerinin taşınmasını kolaylaştırmayacağını, sanayi kuruluşlarının ihtiyaç duyduğu hammaddenin de Malatya'ya daha hızlı ulaşmasını sağlayacağını belirten Tüfenkci, yatırımın yeni fabrikaların önünü açacağını söyledi.
'Burada OSB'lerdeki ürünlerimiz 3 veya 4 saatte limanlara ulaşmış olacak. Aynı şekilde hammaddelerin de Malatya'ya ulaşımı sağlanacak. Hem ekonomi gelişecek hem yeni fabrikaların Malatya'ya açılmasına vesile olacak. Hem istihdamı artıracak hem de bizim kayısı da dahil üretim maliyetlerimizi düşürecek. Dolayısıyla bu Malatya için hayati ve önemli.'
Banliyö Hattı Da İhaleye Dahil Edildi
Narlı hattıyla birlikte Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılması planlanan banliyö hattına da değinen Tüfenkci, bu projenin de ihale kapsamına alındığını belirtti.
Tüfenkci, 'Bizler buna Malatya Büyükşehir Belediyemiz eliyle yapılacak banliyö hattını da ekledik. İhalenin içerisinde o da var. ÇED noktasında çalışmalara başlandı. İhalesi de yapıldı. Finansmanı ise Dünya Bankası'ndan karşılandı' ifadelerini kullandı.
Hızlı Tren İçin 2027 Yılını İşaret Etti
Malatya'nın Sivas üzerinden hızlı tren ağına bağlanmasıyla ilgili çalışmaları da anlatan Tüfenkci, konuyu Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başkanlığında gerçekleştirilen milletvekilleri toplantısında bizzat gündeme getirdiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına talimat verdiğini belirten Tüfenkci, projenin finansmanına yönelik çalışmaların devam ettiğini ifade etti.
'Cumhurbaşkanımızın başkanlığındaki milletvekili toplantısında ben bizzat söz alarak gündeme getirdim. Cumhurbaşkanımız da Ulaştırma Bakanımıza talimat verdi. Onlar finansı noktasında çalışıyorlar. İnşallah 2027'de ihale noktasına gelir. Proje bitti zaten.'
Projenin siyasi tartışmalara çekilmesini doğru bulmadığını belirten Tüfenkci, Malatya'nın hızlı tren ağına dahil edilmesi için yürüttükleri çalışmalara dikkat çekti.
'Bunu siyasete evirmeye çalışıyorlar. Ama bu Malatya'ya büyük bir hizmet olarak gelecek. Bu da o kadar kolay bir yatırım ve hizmet değil. Bu Cumhurbaşkanımızın sözü. Bunun Malatya ile paylaşılması da Cumhurbaşkanımızın talimatları sonrası yapılan bir açıklamadır. Malatya gündemde yokken Malatya'yı gündeme aldırdık. Projeler başladı. Projelerin bitmesi için belli bir süre gerekiyor. Demir yolları projeleri de bir anda olabilecek projeler değil.'
Geçmişte demir yolu projelerinin tamamlanmasının ardından yatırım politikalarında değişikliğe gidildiğini de anlatan Tüfenkci, sözlerini şöyle tamamladı:
'Projeler bittiğinde de 2018 yılına gelinmişti. O zaman da konjonktürde politika değişikliğine gidildi. Hükümetimiz daha çok batıya ve nüfusun fazla olduğu yerlere yöneldi. Biz üzerimize düşeni yaptık. Bunun takipçisiyiz.'