Trabzon Bölgesinde Sarsıcı Deprem Uyarısı Kentteki Güvenli Bölge Algısını Tamamen Yıktı

Karadeniz sahil şeridinde yer alan ve uzun yıllardır deprem riski düşük iller arasında gösterilen Trabzon geçtiğimiz günlerde yaşanan sarsıntıyla sarsıldı.

Karadeniz sahil şeridinde yer alan ve uzun yıllardır deprem riski düşük iller arasında gösterilen Trabzon geçtiğimiz günlerde yaşanan sarsıntıyla sarsıldı. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından paylaşılan verilere göre Ortahisar ilçesinin yaklaşık yirmi sekiz kilometre açıklarında denizde meydana gelen üç virgül sekiz büyüklüğündeki deprem şehirde büyük bir tedirginliğe yol açtı. Bu sarsıntı sadece bir doğa olayı olarak kalmadı aynı zamanda kentin deprem güvenliği konusundaki yerleşik algısını da kökten değiştirdi. Uzmanlar yaşanan bu son sarsıntının ardından Trabzon'un sanıldığı gibi risksiz bir bölge olmadığını ve gelecekte yaşanabilecek çok daha büyük depremlere karşı hazırlıklı olunması gerektiğini vurguluyor. Karadeniz Teknik Üniversitesi bünyesindeki bilim insanları kentin zemin yapısı ve çevresindeki aktif fay hatlarına dair çarpıcı detayları kamuoyuyla paylaşarak acil önlem çağrısında bulundu.

Bilim İnsanlarından Karadeniz İçindeki Faylara Dair Kritik İkazlar

Jeofizik mühendisliği alanında uzmanlaşmış akademisyenler deniz içerisinde meydana gelen bu son depremin kendileri için asla şaşırtıcı olmadığını ifade ediyor. Karadeniz Teknik Üniversitesi Sismoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyeleri Karadeniz'in tabanında bulunan fayların uzun yıllardır takip edildiğini ve bu fayların periyodik olarak enerji boşaltmasının normal bir süreç olduğunu belirtiyor. Geçmiş yıllarda Bartın ve Gürcistan açıklarında yaşanan beş ile altı büyüklüğü arasındaki depremler bölgenin aslında sismik olarak aktif bir yapıya sahip olduğunu kanıtlıyor. Her ne kadar resmi deprem tehlike haritalarında bölgenin ivme değerleri düşük görünse de bu verilerin genellikle sağlam kaya zeminler üzerinden hesaplandığına dikkat çekiliyor. Uzmanlar parsel bazlı çalışmaların hayati önem taşıdığını ve haritalardaki düşük risk ibaresinin yerel zeminlerde çok daha yüksek sarsıntı hissiyle sonuçlanabileceğini dile getiriyor.

Zemin Yapısı Ve Yapı Güvenliği Arasındaki Tehlikeli İlişki

Trabzon'un sahil şeridinde ve iç kesimlerindeki yamaçlarda bulunan binaların depreme karşı direnci zemin özellikleriyle doğrudan bağlantılıdır. Özellikle alüvyal zeminler olarak adlandırılan dolgu ve yumuşak toprak alanlarda sarsıntının şiddeti katlanarak artmaktadır. Bilim insanları üç virgül sekiz büyüklüğündeki son depremin dahi sahil kesimindeki alüvyal alanlarda çok daha güçlü hissedildiğini vurguluyor. Heyelanlı bölgelerde inşa edilen yapıların Türk Bina Deprem Yönetmeliği'ne uygunluğu hayati bir mesele olarak karşımıza çıkıyor. Depremin aletsel büyüklüğü ile hissedilen şiddeti arasındaki farka değinen uzmanlar sağlam olmayan zeminlerde binaların bir salıncak gibi sallanabileceğini ifade ediyor. Kahramanmaraş merkezli büyük felaketlerde görülen yüksek ivme kuvvetlerinin bir benzerinin yerel zemin şartları nedeniyle Trabzon'da da yaşanabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.

Kuzey Anadolu Fay Hattı Trabzon İçin En Büyük Tehdidi Oluşturuyor

Şehrin deprem gerçeği sadece deniz içindeki küçük faylarla sınırlı kalmıyor. Trabzon'un yaklaşık yüz elli kilometre güneyinden geçen ve Türkiye'nin en aktif faylarından biri olan Kuzey Anadolu Fay Hattı kentin asıl korkulu rüyası konumundadır. Jeofizik uzmanları denizdeki fayların sınırlı bir yıkım potansiyeli taşımasına rağmen güneydeki bu devasa hattın üreteceği enerjinin Trabzon'u doğrudan vuracağını belirtiyor. Geçmişe bakıldığında 1939 yılında yaşanan yedi virgül dokuz büyüklüğündeki Erzincan depreminin Trabzon'da can ve mal kayıplarına yol açtığı gerçeği hafızalardaki yerini koruyor. Fay hattının kente olan mesafesi güvenli bir uzaklık olarak kabul edilmemeli aksine yıkıcı bir sarsıntının dalgalarının kolaylıkla ulaşabileceği bir mesafe olarak görülmelidir. Bu durum kentin yapı stokunun sadece yerel sarsıntılara değil bu büyük fay hattının üreteceği devasa dalgalara göre de tasarlanması gerektiğini kanıtlıyor.

Bingöl Yedisu Bölgesindeki Yedi Üzeri Deprem Beklentisi

Sismoloji uzmanlarının en korkutan öngörüsü ise Bingöl Yedisu bölgesinde beklenen büyük depremle ilgili oldu. Bilim dünyasında yedi büyüklüğünün üzerinde bir sarsıntı üretmesi beklenen bu sismik boşluğun Trabzon için ciddi bir problem yaratacağı öngörülüyor. Yedisu sismik boşluğunun kırılması halinde açığa çıkacak olan enerji Karadeniz'in yumuşak zeminli sahil kentlerini derinden sarsacak potansiyele sahip. Son yaşanan küçük sarsıntının bir uyarı fişeği olarak kabul edilmesi gerektiğini hatırlatan akademisyenler kentin güvenli liman imajından sıyrılıp gerçekçi bir afet planlamasına geçmesi gerektiğini savunuyor. Depremden zarar görmemenin tamamen bilinçli yapı tasarımı ve doğru zemin analiziyle mümkün olduğu gerçeğiyle yüzleşilmesi gerekiyor. Trabzon'un bir deprem kenti olduğu gerçeğine alışılması ve kentsel dönüşüm süreçlerinin bu bilimsel veriler ışığında hızlandırılması artık kaçınılmaz bir zorunluluktur.

Bakmadan Geçme