Tarihi Höyükten Çıkan Sofra Herkesi Şoke Etti! Tam 8 Tane Bütün Halde Bulundu!

Kütahya'da yürütülen arkeolojik kurtarma kazılarında insanlık tarihine ve kadim beslenme alışkanlıklarına ışık tutacak muazzam bir keşfe imza atıldı. Yaklaşık yarım asır önce yaşanan büyük bir felaket, tarih öncesi döneme ait gizemli bir sofrayı günümüze kadar taşıdı. Çıkan dev yangında karbonlaşarak taşlaşan ve bozulmadan kalan tarihi buluntular, geçmişin kapılarını aralıyor.

Kömür sahasında gerçekleştirilen titiz çalışmalar sonucunda gün yüzüne çıkarılan binlerce yıllık mutfak artıkları, bilim dünyasında büyük heyecan yarattı. Tunç Çağı insanının günlük yaşamına dair en somut ipuçlarını barındıran bu nadide eserler, koruma altına alınarak sergilenmeye başlandı.

Yangın Felaketi Tarihi Zamana Hapsedip Korudu

Seyitömer Höyüğü'nde sürdürülen kazı çalışmalarında, Erken Tunç Çağı'na ait bir yerleşim odasında fırın ve duvara sabitlenmiş ahşap raf kalıntıları tespit edildi. Kazı ekibi, göçen raf ayaklarının arasında kömürleşmiş halde tam 8 adet bütün ekmek ile buğday ve mercimek tanelerine rastladı. Yaklaşık 5 bin yıl öncesine tarihlenen bu kömürleşmiş mutfak ürünlerinin, yangın anında rafın çökmesi ve üzerlerinin örtülmesi sayesinde oksijensiz kalarak günümüze kadar ulaştığı anlaşıldı.

Tarih öncesi dönemde depolanan veya pişirilen gıdaların yangınla birlikte kömürleşmesi, bu tür organik maddelerin çürümesini engelleyerek arkeoloji dünyası için paha biçilmez bir koruma sağladı. Yapılan incelemeler, dönemin insanlarının tarımsal üretim kapasitesini ve mutfak kültürünü gözler önüne seriyor.

Maden Sahasındaki Devasa Höyükte Yarım Asırlık Kurtarma Maratonu

Geçmişi milattan önce 3000'li yıllara dayanan Seyitömer Höyüğü, Kütahya merkezine 26 kilometre mesafede yer alan devasa bir linyit rezervinin tam üzerinde bulunuyor. Bölgedeki kömür yataklarının ülke ekonomisine kazandırılması amacıyla ilk kez 1989 yılında başlatılan kurtarma kazıları, farklı kurum ve üniversitelerin yönetiminde onlarca yıl aralıksız sürdürüldü.

Günümüzde Kütahya Müze Müdürlüğü başkanlığında Dr. Arkeolog Sevgi Gürdal koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda bugüne kadar 17 binden fazla taşınabilir kültür varlığı kayıt altına alındı. Höyüğün tabakaları katman katman soyulurken, Erken ve Orta Tunç Çağı'na ait binlerce yıllık sır haritası da her geçen gün biraz daha belirginleşiyor.

Tarihi Ekmekler Müzede Ziyaretçi Akınına Uğruyor

Topraktan çıkarılan 5 bin yıllık ekmekler ile kömürleşmiş bakliyat örnekleri, Kütahya Arkeoloji ve Maden Müzesi'nde vitrindeki yerini aldı. Sergilenmeye başladığı ilk günden itibaren ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılaşan eserler, müzenin en çok merak edilen ve dikkat çeken parçaları arasında bulunuyor. Müze ziyaretçileri, organik maddelerin binlerce yıl boyunca bozulmadan nasıl kaldığını şaşkınlıkla inceliyor.

Seyitömer Höyüğü'nden elde edilen eserler, sadece bölgesel bir arkeolojik veri sunmakla kalmıyor, aynı zamanda Tunç Çağı insanının sanat anlayışını, sosyal yapısını ve beslenme disiplinini doğrudan yansıtıyor. Müzede oluşturulan özel bölümde sergilenen bu tarihi mirasa ilgi her geçen gün artıyor.

Bakmadan Geçme