SPK Soruşturmasında Yeni Perde! Gönül İçin Karar
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında 'görevi kötüye kullanma' iddiasıyla soruşturma yürütülebilmesi için izin talep etti. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, talep üzerine Teftiş Kurulunu ön inceleme ve araştırma yapmak üzere görevlendirdi.
Fon soruşturmasında eski Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında yeni bir gelişme yaşandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Gönül hakkında 'görevi kötüye kullanma' suçundan soruşturma yürütülebilmesi için Hazine ve Maliye Bakanlığından izin istedi. Başsavcılığın 30 Eylül 2026 tarihinde Bakanlığa gönderdiği yazının ardından Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, konunun incelenmesi amacıyla Teftiş Kurulunu görevlendirdi. Kurulun, savcılığın talebi doğrultusunda ön inceleme ve araştırma yapacağı bildirildi.
Savcılıktan Gönül Hakkında Soruşturma İzni Talebi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen süreç kapsamında, eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında inceleme yapılması gündeme geldi. Savcılık, Gönül hakkında 'görevi kötüye kullanma' kapsamında soruşturma yürütülebilmesi için gerekli iznin verilmesini talep etti. Hazine ve Maliye Bakanlığında yapılan değerlendirme sonrasında ise dosyanın incelenmesi için Teftiş Kurulu devreye sokuldu. Bakanlık kaynaklarından edinilen bilgilere göre görevlendirme, savcılığın yürüttüğü fon soruşturması kapsamında gerçekleştirildi. Teftiş Kurulunun yapacağı ön incelemenin ardından sürece ilişkin değerlendirme yapılması bekleniyor.
Fonlar Ve Borsa İşlemleri Mercek Altında
Başsavcılığın Bakanlığa gönderdiği yazıda, Borsa İstanbul Pay Piyasasında işlem gören bazı hisselerde gerçekleştirildiği değerlendirilen manipülatif işlemlere ilişkin soruşturmalara da yer verildi. Söz konusu işlemlerin bazı portföy yönetim şirketleri ve yatırım fonları üzerinden gerçekleştirilmiş olabileceğine yönelik ihbar ve tespitler üzerine dört ayrı soruşturmanın sürdüğü belirtildi. İncelemelerde Borsa İstanbul'da işlem gören hisselerin yanı sıra TEFAS'ta işlem gören açık ve kapalı fonların hareketlerinin de karşılaştırıldığı aktarıldı. Savcılık, fonlar ile belirli hisseler arasındaki bağlantıların ve eş zamanlı işlemlerin araştırıldığını bildirdi. Dosyalarda incelenen eylemlerin ise nitelikli dolandırıcılık, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve piyasa dolandırıcılığı kapsamında değerlendirildiği kaydedildi.
SPK'nın Denetim Yetkisi Dosyada Gündeme Geldi
Savcılığın yazısında, SPK'nın yatırım fonları üzerindeki denetim ve gözetim görevine de dikkat çekildi. Kurulun yatırımcıların haklarının korunması, fonların mevzuata uygun hareket edip etmediğinin belirlenmesi ve piyasalardaki fiyat hareketlerinin izlenmesi konusunda sorumluluk taşıdığı belirtildi. Yazıda ayrıca SPK'nın, yatırım fonlarının Borsa İstanbul'da işlem gören paylarda ekonomik ve finansal gerçeklikle örtüşmeyen fiyat hareketlerine neden olup olmadığını takip etmesinin görevleri arasında bulunduğu ifade edildi. Bu kapsamda savcılık, fonların faaliyetlerinin yanı sıra ilgili dönemdeki denetim ve gözetim süreçlerinin de incelendiğine işaret etti.
SPK Raporları Soruşturma Dosyasına Girdi
Başsavcılığın yazısında, SPK tarafından 2024 yılından Eylül 2026'ya kadar hazırlanan bazı raporlara da değinildi. Bu raporlarda, Borsa İstanbul Pay Piyasasında işlem gören bazı hisselerdeki manipülatif işlemlerin yatırım fonları üzerinden gerçekleştirildiğine ilişkin değerlendirmeler bulunduğu belirtildi. Söz konusu raporlar doğrultusunda savcılığa suç duyurularında bulunulduğu aktarılırken, kamuoyunda 'fon krizi' olarak ifade edilen süreç nedeniyle bazı yatırımcıların mağduriyet yaşadığı kaydedildi. Yazıda Tera Portföy Birinci Serbest Fon, Pusula Portföy Hisse Senedi Fonu, Pusula Portföy Birinci Değişken Fon, Tera Portföy Algoritmik Stratejiler Serbest Fon, Atlas Portföy Serbest Fon ve Hedef Portföy İkinci Serbest Fon gibi fonların da inceleme kapsamında öne çıktığı belirtildi. Savcılık değerlendirmesinde, bazı fonların benzer yatırım stratejisine sahip fonlarla kıyaslandığında olağan dışı seviyelerde getiri sağladığının değerlendirildiği ifade edildi. Bazı yatırımcıların ise SPK denetimi altında olduğu düşüncesiyle yatırım yaptıkları fonlarda, yatırdıkları paranın tamamını veya bir bölümünü geri alamadıkları ve bu nedenle mağdur oldukları belirtildi.