Prof. Dr. Ahmet Ercan'dan Uyarı: Sındırgı Taşınmalı
Balıkesir'in Sındırgı ilçesi son aylarda Türkiye'nin en aktif sismik bölgelerinden biri haline geldi. Bölgede peş peşe yaşanan yüzlerce sarsıntı, halk arasında büyük bir endişe yarattı. En son dün akşam saatlerinde 4.9 büyüklüğünde bir deprem meydana gelirken, sarsıntı Balıkesir merkezinin yanı sıra İstanbul, Bursa ve İzmir gibi çevre illerde de hissedildi.
Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan: 'Yıkım Artabilir, Sındırgı Taşınmalı'
Jeofizik Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, Balıkesir'deki sarsıntılar üzerine yaptığı açıklamada bölgedeki tehlikenin ciddiyetine dikkat çekti. Ercan, son olarak Sındırgı kırığı üzerinde 4.7, 4.8 ve 4.9 büyüklüğünde artçıların meydana geldiğini belirterek, bu sarsıntıların 'giderek büyüme eğiliminde' olduğunu ifade etti.
Ercan açıklamasında, '27 Ekim'deki iki 6.1 büyüklüğündeki deprem güneydoğuda gerçekleşmişti, ancak son artçılar kuzeybatıya yani Balıkesir yönüne kayıyor. Bu durum kırığın farklı segmentlerinin harekete geçtiğini gösteriyor.' dedi.
Bölgedeki yapıların büyük bölümünün mühendislik hizmeti almamış olduğuna dikkat çeken Ercan, olası yeni bir büyük depremde yıkımın çok daha fazla olacağını söyledi. Uzman isim, '6.2 büyüklüğünü geçecek bir deprem beklemem ama olursa mevcut yapıların çoğu ağır hasar alır. Orta veya az hasarlı evlere girmek büyük risk taşır.' ifadelerini kullandı.
Ercan, ayrıca Sındırgı'nın deprem riski yüksek bölgelerinden taşınması gerektiğini belirterek, 'Devlet eliyle ilçenin kuzeydoğusundaki Düvertepe bölgesine yeni bir yerleşim alanı kurulmalı. Bilimin gösterdiği yönde hareket edilmezse can kayıpları kaçınılmaz olur.' şeklinde konuştu.
Deprem Fırtınası Ne Anlama Geliyor? Uzmanlar Uyarıyor
Jeofizik uzmanlarına göre 'deprem fırtınası' terimi, aynı fay zonu üzerinde kısa süre içinde gerçekleşen çok sayıda depremi tanımlamak için kullanılıyor. Bu tür sismik aktivitelerde enerji birikimi devam ederken, fay hattı üzerindeki gerilim boşalması tam anlamıyla tamamlanmadığı için bölgede artçıların sıklığı ve büyüklüğü yüksek olabiliyor.
Sındırgı'da üç ay içinde 15 binden fazla sarsıntı kaydedilmesi, bu bölgenin olağan dışı bir sismik aktiviteye sahip olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, bu durumun hem 'enerji boşalmasının sürdüğü' hem de 'bölgesel fay sisteminin yeniden dengelendiği' anlamına geldiğini belirtiyor.
Ancak her deprem fırtınasının ardından büyük bir deprem olacağı kesin değil. Prof. Dr. Ercan da bu konuda, 'Jeofizik bilimi, hangi artçının büyük bir depreme yol açacağını kesin olarak öngöremez. Ancak mevcut hareketlilik, bölgedeki kırılma potansiyelinin hl yüksek olduğunu gösteriyor.' değerlendirmesinde bulundu.
Vatandaşlar Endişeli: Sındırgı'da Hayat Normal Seyrinden Uzak
Sındırgı'da son haftalarda sıklaşan sarsıntılar, ilçe halkının günlük yaşamını ciddi biçimde etkiliyor. Akşam saatlerinde meydana gelen depremler nedeniyle birçok kişi evlerine giremiyor. Vatandaşlar araçlarında veya açık alanlarda sabahlıyor.
Balıkesir Valiliği, bölgedeki duruma ilişkin yaptığı açıklamada, hasar tespit çalışmalarının sürdüğünü ve riskli yapıların belirlenmesi için AFAD ekiplerinin sahada olduğunu bildirdi.
Yerel yetkililer, vatandaşların hasarlı binalara kesinlikle girmemesi gerektiğini vurgularken, okulların bazı bölgelerde geçici olarak tatil edildiğini açıkladı. Halkın bir kısmı, uzmanların önerisi doğrultusunda ilçeyi geçici olarak terk etmeye başladı.
Bilim İnsanları Uyarıyor: 'Sındırgı, Jeolojik Olarak Zayıf Bir Bölge'
Jeoloji mühendisleri, Sındırgı'nın Simav Fay Zonu üzerinde yer aldığını ve bu fayın 7 büyüklüğüne kadar deprem üretme potansiyeli taşıdığını belirtiyor. Bölgenin zemin yapısı, alüvyon tabakalar nedeniyle gevşek bir karaktere sahip olduğu için sarsıntıların etkisi daha güçlü hissediliyor.
Uzmanlara göre, Sındırgı'daki yapıların büyük kısmı bu zayıf zemine uygun inşa edilmediğinden, olası bir büyük depremde yıkım riski ciddi seviyede artabilir. Bu nedenle yerleşim planlarının yeniden düzenlenmesi, zemini sağlam bölgelerde yeni konut alanlarının oluşturulması öneriliyor.
Prof. Dr. Ercan da bu görüşe katılarak, 'Deprem gerçeğiyle yaşamayı öğrenmeli, bilimin gösterdiği yönde hareket etmeliyiz. Bilimin ışığında plan yapılmazsa felaket kaçınılmaz olur.' uyarısında bulundu.
Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım