Milyar Dolarlık Tasarruf Sağlıyor: Türkiye'nin Yer Altı Gücü Dünyada Dördüncü Sırada!

Jeotermal Elektrik Santral Yatırımcıları Derneği (JESDER) tarafından düzenlenen 9. Türkiye Jeotermal Kongresi, sektörün mevcut durumunu ve gelecek vizyonunu ortaya koydu. Toplamda 1800 megavatlık jeotermal kapasitesiyle dünyada dördüncü sırada yer alan Türkiye, bu yerli kaynak sayesinde her yıl yaklaşık 1 milyar dolarlık doğal gaz ve kömür ithalatını engelliyor.

JESDER Başkanı Ufuk Şentürk, Türkiye'nin aslında 5 bin megavatlık devasa bir jeotermal enerji potansiyeline sahip olduğuna dikkat çekti. Şentürk, bu kaynakların sadece elektrik üretiminde değil; tarımsal seracılık ve kurutma tesislerinde de etkin kullanılması gerektiğini vurguladı. Sektörün büyümesi için 'süper izin mekanizması' ve hibrit sistemlerin devreye alınması gerektiğini belirten Şentürk, bu sayede maliyet ve risklerin düşürülebileceğini ifade etti.

Kesintisiz Üretim ve Stratejik Madenler

Jeotermal enerjiyi diğer yenilenebilir kaynaklardan ayıran en temel özelliğin 'kesintisiz üretim' olduğunu hatırlatan Şentürk, yer altından çıkarılan kaynakların sadece enerji değil, aynı zamanda nadir mineraller barındırdığını söyledi. Üniversiteler ve JESDER iş birliğiyle yürütülen çalışmalar sonucunda lityum, sezyum ve selenyum gibi değerli minerallerin laboratuvar ortamında elde edildiği bilgisi paylaşıldı.

Çin ile Lityum Rekabeti ve Mangan İhtiyacı

Türkiye'nin mevcut jeotermal santrallerindeki sudan yılda 35 bin ton lityum elde etme kapasitesi bulunduğu açıklandı. Bu rakamın Türkiye'yi dünya lityum üretiminde Çin'in önüne geçirebileceğini belirten Şentürk, üretimdeki en büyük engelin mangan madeni ithalatı olduğunu ifade etti. Çin'in lityum üretiminde kritik öneme sahip mangan madeni sevkiyatında sınırlamalara gittiğini söyleyen Şentürk, Türkiye'deki mangan madenlerini lityum üretimine uygun hale getirmek için Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) ile çalışmalar yürüteceklerini kaydetti.

Gelişmiş Jeotermal Sistemler (EGS) Yolda

Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) tarafından test edilmeye başlanan Gelişmiş Jeotermal Sistemler (EGS) hakkında da bilgi veren Şentürk, bu sistemin yüksek maliyetli olmasına rağmen gelecekte enerji fiyatlarının artmasıyla daha cazip hale geleceğini belirtti. Avrupa'nın bu teknolojiye ihtiyaç duyduğunu ancak Türkiye kadar zengin kaynaklara sahip olmadığını da sözlerine ekledi.

Bakmadan Geçme