Mehmet Akif Ersoy Soruşturmasında Ela Rümeysa Cebeci Mesajları ve Kan Donduran İtiraf Dalgaları
Medya dünyasını sarsan uyuşturucu soruşturmasında her geçen gün yeni bir perde aralanıyor.
Medya dünyasını sarsan uyuşturucu soruşturmasında her geçen gün yeni bir perde aralanıyor. Eski Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy'un savcılık makamına sunduğu ek ifadeler, magazin ve medya camiasında adeta deprem etkisi yarattı. Soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre Ersoy, meslektaşı Ela Rümeysa Cebeci ile olan diyaloğuna dair çarpıcı iddialarda bulunurken, madde kullanımına nasıl başladığına dair süreci de en ince ayrıntısına kadar paylaştı. Gözaltı süreci ve sonrasında yaşanan tutuklama kararlarıyla derinleşen operasyonda, ünlü isimlerin özel hayatlarına dair gizli kalmış yazışmalar ve tanıklıklar gün yüzüne çıkmaya devam ediyor.
Cebeci İle Olan Mesajlaşmaların Arka Planı Ve Ev Daveti İddiası
Mehmet Akif Ersoy'un savcılık tutanaklarına yansıyan beyanlarında en dikkat çekici bölümlerden birini Ela Rümeysa Cebeci ile olan iletişimi oluşturuyor. Ersoy, kamuoyunda yansıtılanın aksine Cebeci ile hiçbir zaman baş başa bir görüşme gerçekleştirmediğini ve aralarında herhangi bir yakınlık bulunmadığını savundu. Ancak operasyonun başlamasından hemen önce gerçekleşen bir mesajlaşma trafiğine dikkat çekti. Ersoy'un iddiasına göre, Cebeci gözaltına alınmadan sadece iki gün önce kendisine ulaşarak kahve içme teklifinde bulundu. Ersoy, aynı kurum çatısı altında görev yapmalarından dolayı bu görüşmenin dışarıda gerçekleşmesinin mesleki açıdan uygun olmayacağını belirterek teklifi geri çevirdiğini ifade etti.
Bu reddedişin ardından gelen yanıt ise dosyadaki en çarpıcı detaylardan biri olarak öne çıktı. İddiaya göre Ela Rümeysa Cebeci, her iki tarafın da bekar olmasını gerekçe göstererek görüşmenin ev ortamında yapılabileceği yönünde bir ısrarda bulundu. Ersoy ifadesinde bu teklifi de kabul etmediğini ve Cebeci ile olan bağının sadece profesyonel bir düzeyde kaldığını ısrarla vurguladı. Bu yazışmaların soruşturma dosyasındaki diğer kanıtlarla nasıl birleştirileceği ise hukukçular tarafından titizlikle inceleniyor.
Uyuşturucu Maddelerle İlk Temas Ve Veyis Ateş İsminin Geçtiği İfadeler
Soruşturmanın en kritik noktalarından biri olan uyuşturucuya başlangıç süreciyle ilgili Ersoy'un verdiği bilgiler, medya koridorlarında uzun süre konuşulacak cinsten. Ersoy, madde kullanımıyla ilk kez 2019 yılında, o dönem oturduğu Piyalepaşa'daki ikametgahında tanıştığını itiraf etti. İfadesinde o gün evine ziyarete gelen ismin Veyis Ateş olduğunu belirten Ersoy, Ateş'in yanında madde getirdiğini iddia etti. Hayatında ilk kez uyuşturucuyu o an gördüğünü dile getiren Ersoy, başlangıçta bu durumdan çekindiğini ve hatta o dönemlerde alkol dahi kullanmayan biri olduğunu belirtti.
İlk temasın ardından uyuşturucunun etkileri üzerine yapılan sohbetlerin kendisini meraklandırdığını anlatan Ersoy, bağımlılık riskinden ve yan etkilerinden korkmasına rağmen ilk denemesini o gün veya kısa bir süre sonra gerçekleştirdiğini söyledi. Bu itiraflar, soruşturmanın kapsamının genişlemesine neden olurken, uyuşturucu trafiğinin medya çevrelerindeki yayılımı konusunda da yeni soru işaretlerini beraberinde getirdi. Ersoy'un bu başlangıç aşamasından sonra madde kullanımını belirli aralıklarla sürdürdüğü, adli tıp raporlarıyla da desteklenen bir bulgu haline geldi.
Adli Tıp Raporundaki Şok Edici Kokain Bulguları Ve Teknik Detaylar
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş çaplı operasyon neticesinde gözaltına alınan Ersoy'un sağlık kontrolleri ve biyolojik numune analizleri tamamlandı. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan detaylı analiz raporu, iddiaların ciddiyetini bilimsel verilerle ortaya koydu. Yapılan incelemeler sonucunda Ersoy'un saç örneklerinde kokain ve bu maddenin vücutta parçalanmasıyla ortaya çıkan metabolitler tespit edildi. Bu bulgu, maddenin sadece tek seferlik değil, belirli bir süreç dahilinde kullanıldığına dair güçlü bir kanıt olarak dosyaya eklendi.
İlginç bir ayrıntı olarak, Ersoy'un kan örneklerinde herhangi bir uyuşturucu maddeye rastlanmaması, kullanımın üzerinden belirli bir süre geçtiğini ancak saç teli gibi geçmişe dönük veri sunan dokularda kalıntıların korunduğunu gösterdi. Bu teknik verilerin ardından Ersoy, uyuşturucu madde kullanmak ve bu suçun işlenmesine zemin hazırlamak suçlamalarıyla çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Aynı soruşturma kapsamında Mustafa Manaz ve Ebru Gülan gibi isimlerin de tutuklanması, olayın bireysel bir vakadan ziyade bir şebeke veya grup faaliyeti olup olmadığı yönündeki şüpheleri artırdı.
Doğum Günü Partisindeki Hareketlilik Ve Mutfaktaki Gizli Kullanım
Ersoy'un itirafları sadece başlangıç süreciyle sınırlı kalmadı; uyuşturucu maddelerin tüketildiği ortamlar ve bu ortamlarda bulunan diğer şahıslar hakkında da detaylı bilgiler verdi. Kağıthane'deki yeni evine taşındıktan sonra sosyal çevresinin değiştiğini anlatan Ersoy, 2020 yılının Ocak ayında kendisi için düzenlenen sürpriz bir doğum günü partisinde yaşananları aktardı. Yaklaşık on iki kişinin bulunduğu bu partide, mutfak bölümünde bir hareketlilik fark ettiğini söyleyen Ersoy, orada bulunan bazı isimlerin kokain kullandığını anladığını ifade etti.
O gece kendisine yapılan teklifi, ortamdaki kişilere tam olarak güvenmediği gerekçesiyle reddettiğini belirten Ersoy, yaklaşık bir buçuk ay sonra aynı adrese gittiğinde bu kez maddeyi kullandığını itiraf etti. Mutfakta hazırlanan maddeyi burun yoluyla tükettiğini açık yüreklilikle anlatan Ersoy, bu süreçte yanında bulunan diğer isimleri de birer birer deşifre etti. Bu açıklamalar, uyuşturucu soruşturmasının sadece medya yöneticilerini değil, sosyal çevreleri ve bu çevrelerdeki etkileşim ağlarını da kapsayacak şekilde büyüyeceğinin sinyallerini veriyor.