Malatya'nın Simgesi Taş Cami Kapılarını Açmaya Hazırlanıyor
Malatya'nın simge yapılarından tarihi Hacı Yusuf Taş Camisi, 6 Şubat depremlerinin ardından başlatılan titiz çalışmalarla küllerinden yeniden doğuyor. Sultan 2. Abdülhamid'in mirası olan asırlık mabette restorasyon ve kalem işi süslemelerinde artık son aşamaya geçildi. Rekonstrüksiyon projesi kapsamında çelik kubbe ile depreme karşı güçlendirilen yapı, çevre düzenlemesinin ardından kapılarını yeniden cemaatine açacak.
6 Şubat depremlerinde yıkılan tarihi Hacı Yusuf Taş Camisi'nde restorasyon son aşamaya geldi. Sultan 2. Abdülhamid'in desteğiyle 1912'de tamamlanan asırlık mabette kalem işi süslemeler yapılıyor. Çelik kubbe ile güçlendirilen tarihi yapı kısa süre sonra ibadete açılacak.
Tarihin Derin İzlerini Taşıyan Asırlık Mabedin Zorlu Geçmişi
Malatya kent merkezinin mimari hafızasında son derece kritik bir yere sahip olan tarihi Hacı Yusuf Taş Camisi, inşa edildiği ilk günden bu yana sarsıntılarla mücadele eden adeta yaşayan bir abide durumunda bulunuyor. Temelleri ilk kez 1893 yılında atılan bu özel ibadethane, henüz yapım aşamasındayken 3 Mart 1894 tarihinde meydana gelen şiddetli depremle ciddi şekilde hasar görerek yıkıldı. Yaşanan bu acı kaybın ardından dönemin Osmanlı Padişahı Sultan 2. Abdülhamid bizzat devreye girerek yapının yeniden ayağa kaldırılması amacıyla finansal ve manevi destek sağladı. Padişahın sunduğu bu kapsamlı katkılarla başlatılan inşa süreci tamamlanarak tarihi cami 1912 yılında kapılarını yeniden cemaatine açtı. Kentin en önemli sembollerinden biri haline gelen eser, ne yazık ki ilerleyen yıllarda da doğal afetlerin hedefi olmaktan kurtulamadı.
Yakın tarihte Elazığ'ın Sivrice ilçesi merkezli olarak 2020 yılında yaşanan depremde yapının bir bölümü ağır hasar gördü ve kapsamlı bir onarım sürecinden geçti. Ancak 'asrın felaketi' olarak kayıtlara geçen 6 Şubat 2023 tarihindeki çifte deprem, asırlık yapının taşıyıcı sisteminde yıkıcı bir tahribat yarattı. Ana kubbesi tamamen çöken ve dış duvarlarının büyük bir bölümü yıkılan tarihi miras, Malatya halkını ve tarih dostlarını derin bir üzüntüye boğdu. Afetin ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü harekete geçerek bu nadide ecdat yadigrını küllerinden yeniden doğdurmak adına hızla operasyon başlattı. Temmuz 2023 döneminde imzalanan resmi sözleşmenin ardından yer teslimi yapıldı ve tarihi alanda hummalı bir çalışma dönemi başlatıldı.
Bilim Kurulu Denetiminde Milim Milim Rekonstrüksiyon Süreci
Eserin tarihi dokusunu koruyarak geleceğe güvenle aktarmak amacıyla alanında uzman isimlerden müteşekkil özel bir bilim kurulu oluşturuldu. Alınan kararlar doğrultusunda ilk olarak yıkılma riski taşıyan mevcut duvarların sökümü gerçekleştirildi ve alanın zemin güçlendirme işlemleri büyük bir titizlikle tamamlandı. Sivas Koruma Bölge Kurulu tarafından onaylanan rekonstrüksiyon projesi doğrultusunda sahadaki uygulamalara geçildi. Yapıdan geriye kalan ve sökülen her bir tarihi taş tek tek numaralandırılarak koruma altına alındı. Rekonstrüksiyon aşamasında, numaralandırılan bu özgün taşlar kendi yerlerine yerleştirilerek duvar örgüleri tarihi aslına tamamen sadık kalınarak yeniden oluşturuldu.
Gelecekte yaşanabilecek olası sismik hareketlere karşı binanın statik dengesini güçlendirmek amacıyla mimari projede yenilikçi mühendislik çözümleri uygulandı. Yapının toplam ağırlığını azaltmak ve üst örtüye ekstra stabilite kazandırmak gayesiyle kubbeler çelik konstrüksiyon tekniğiyle yeniden inşa edildi. Hazırlanan çelik kubbe iskeletinin dış yüzeyleri, caminin kendi tarihi taşlarıyla kaplandı ve üzerleri geleneksel mimari yöntemlere uygun biçimde kurşun malzeme ile koruma altına alındı. Bu sayede hem tarihi görünüm eksiksiz biçimde muhafaza edildi hem de yapı depreme karşı çok daha dayanıklı bir statik taşıyıcı sisteme kavuşturuldu.
Kalem İşleri ve Sanatsal Detaylarda Ustalık Eseri Dokunuşlar
Mimarideki kaba inşaat ve taşıyıcı sistem çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte iç mekndaki sanatsal bezeme faaliyetlerine geçildi. Yapının özgün mimari nitelikleri ve sanatsal değerleri göz önünde bulundurularak yürütülen kalem işi süslemelerde uzman hat ve nakkaşlar görev alıyor. İbadethanenin manevi merkezini oluşturan ana kubbenin göbeğine, tarihi dokusuna tamamen uygun bir tasarımla hazırlanan Ayetel Kürsi ayeti büyük bir incelikle işlendi. Her bir detayında ecdat mirasına sadakat esas alınarak ilerleyen iç mekn restorasyonu, yapının tarihi ruhunu yeniden canlandırıyor.
Caminin alt altyapısı da modern iklimlendirme ve kullanım standartlarına uygun olarak yenilendi. İç mekn zeminine konforlu bir kullanım sağlayan yerden ısıtma sistemi entegre edilerek üzeri estetik ahşap kaplamalarla döşendi. Kadınlar mahfilinde yürütülen ahşap ve ince işçilik çalışmalarında da artık bitim aşamasına gelindi. Çevre düzenleme ve peyzaj uygulamalarının tamamlanmasının ardından halıların serilmesiyle birlikte Sultan 2. Abdülhamid'in mirası bu tarihi mabedin kısa süre içerisinde yeniden ibadete açılması hedefleniyor.