Malatya'da Resmen Vahşet İşlendi: 38 İşçi Can Verdi

Malatya'da yaşanan iş kazalarına ilişkin açıklanan son veriler, kentte çalışma hayatının ne denli riskli bir noktaya geldiğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Malatya'da yaşanan iş kazalarına ilişkin açıklanan son veriler, kentte çalışma hayatının ne denli riskli bir noktaya geldiğini bir kez daha gözler önüne serdi. İş Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi tarafından paylaşılan 2025 yılı raporuna göre, Türkiye genelinde binlerce emekçi çalışırken yaşamını yitirirken, Malatya'da da geçen yıl içerisinde 38 işçi iş kazaları sonucu hayatını kaybetti. Açıklanan rakamlar, iş güvenliği önlemlerinin yetersizliğini ve denetim eksikliklerini yeniden gündeme taşıdı.

İş Kazaları Sıradanlaşan Bir Tehlike Haline Geldi

İSİG Meclisi'nin verileri, iş kazalarının artık istisnai olaylar olmaktan çıktığını ortaya koyuyor. Rapora göre 2025 yılı, pandemi sonrasında en fazla işçi ölümünün yaşandığı dönem olarak kayıtlara geçti. Ülke genelinde en az 2 bin 105 emekçi, ekmeğini kazanmak için çıktığı işte yaşamını yitirdi. Malatya'da kaydedilen 38 ölüm ise kentin sanayi, tarım ve inşaat alanlarındaki riskli çalışma koşullarını gözler önüne serdi. Uzmanlar, bu tabloyun yalnızca bireysel hatalarla açıklanamayacağını, yapısal sorunların giderek derinleştiğini ifade ediyor.

Denetimsizlik ve Güvencesiz Çalışma Ölümleri Artırıyor

Raporda öne çıkan en önemli tespitlerden biri, güvencesiz ve denetimsiz çalışmanın yaygınlaşması oldu. Özellikle taşeron sisteminin ve kayıt dışı istihdamın artması, iş kazalarının temel nedenleri arasında gösterildi. Kamu ve özel sektör ayrımı olmaksızın birçok iş yerinde yeterli denetim yapılmadığı, iş sağlığı ve güvenliği kurallarının kağıt üzerinde kaldığı vurgulandı. Malatya'da yaşanan işçi ölümlerinin de büyük bölümünün bu koşullar altında meydana geldiği belirtiliyor.

İnşaat ve Tarım Sektörü En Riskli Alanlar

İş kazalarının sektörlere göre dağılımı, bazı alanlarda tehlikenin çok daha büyük boyutlara ulaştığını gösteriyor. Rapora göre inşaat ve yol çalışmaları, en fazla işçi ölümünün yaşandığı sektörlerin başında geliyor. Tarım ve ormancılık faaliyetleri de yüksek risk taşıyan alanlar arasında yer aldı. Malatya'da da özellikle mevsimlik tarım işçiliği ve inşaat faaliyetlerinde can kayıplarının yoğunlaştığı ifade ediliyor. Bu sektörlerde uzun çalışma saatleri, yetersiz ekipman ve eğitim eksikliği ölümlerin başlıca nedenleri arasında gösteriliyor.

Çocuk ve Yaşlı İşçi Ölümleri Endişe Yaratıyor

2025 yılı raporunda dikkat çeken bir diğer unsur ise çocuk ve ileri yaştaki işçilerin yaşadığı kayıplar oldu. Türkiye genelinde yıl boyunca 94 çocuk işçi ve 65 yaş üstü 126 çalışan iş kazalarında hayatını kaybetti. Bu veriler, ekonomik zorluklar nedeniyle çocukların ve yaşlıların çalışma hayatında daha fazla yer aldığını ortaya koydu. Uzmanlar, özellikle çocuk işçiliğinin artmasının eğitim sistemindeki sorunlar ve yoksullukla doğrudan bağlantılı olduğuna dikkat çekiyor. Malatya'da da benzer bir tablonun varlığı, sosyal politikaların yetersizliğini gündeme taşıdı.

Ölümlerin Nedenleri Birbirini Tekrarlıyor

Raporda yer alan bilgilere göre işçi ölümlerinin nedenleri büyük ölçüde benzerlik gösteriyor. Trafik ve servis kazaları, yüksekten düşme, göçük, ezilme, elektrik çarpması ve ani kalp krizi gibi sebepler öne çıkıyor. Bu durum, iş yerlerinde alınması gereken basit önlemlerin dahi çoğu zaman uygulanmadığını gösteriyor. Malatya'da yaşanan birçok kazada da benzer ihmallerin bulunduğu ifade ediliyor.

Sendikasız Çalışma Kazaları Derinleştiriyor

İSİG Meclisi'nin raporunda dikkat çeken bir başka veri ise sendikal örgütlenme oranları oldu. 2025 yılında yaşamını yitiren işçilerin çok büyük bir bölümünün sendikasız olduğu belirtildi. Sendikalı çalışan oranının son derece düşük olması, işçilerin haklarını savunacak mekanizmalardan yoksun kaldığını gösteriyor. Uzmanlar, sendikal örgütlülüğün artmasının iş güvenliği konusunda önemli bir koruma sağlayabileceğine dikkat çekiyor.

Malatya'da yaşanan 38 işçi ölümü, yalnızca bir istatistikten ibaret değil. Açıklanan veriler, kentte ve ülke genelinde çalışma hayatının ciddi riskler barındırdığını ve kalıcı çözümlere ihtiyaç duyulduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. İş güvenliği önlemlerinin güçlendirilmesi ve denetimlerin artırılması çağrıları ise her geçen gün daha yüksek sesle dile getiriliyor.

Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım

Bakmadan Geçme