Maduro'nun Kaçırılması Sonrası Başkent Sokaklarında Büyük Bir Belirsizlik ve Gerginlik Hakim

Venezuela siyasi tarihinin en çalkantılı dönemlerinden birini yaşarken Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun aniden kaçırılması ülkeyi derin bir kaosun ve şaşkınlığın içine sürükledi.

Venezuela siyasi tarihinin en çalkantılı dönemlerinden birini yaşarken Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun aniden kaçırılması ülkeyi derin bir kaosun ve şaşkınlığın içine sürükledi. Olayın üzerinden zaman geçmesine rağmen hükümet kanadında ve destekçileri arasında yaşanan şok dalgasının etkileri hala ilk günkü tazeliğini koruyor. Bölgedeki gelişmeleri yakından takip eden gözlemciler ve gazeteci Özdemir tarafından aktarılan bilgilere göre iktidar bloğu içerisinde büyük bir panik havası hakim durumda. Yetkililerin ve üst düzey bürokratların yüzlerindeki şaşkınlık ve çaresizlik ifadeleri durumun vahametini gözler önüne seriyor. Bu süreçte sadece dış müdahale ihtimalleri değil aynı zamanda yönetimin en mahrem noktalarına kadar sızmış olabilecek bir iç ihanet şüphesi de gündemi meşgul ediyor. Saray çevresinde ve stratejik noktalarda güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarılırken halk ne yöne evrileceği belirsiz olan bu süreci büyük bir endişeyle takip etmeyi sürdürüyor.

Hükümet Kanadında İç İhanet Şüphesi Ve Derinleşen Siyasi Çatlaklar

Kaçırılma hadisesinin ardından devletin en üst kademelerinde hummalı ve gizli bir soruşturma başlatıldı. Hükümetin odaklandığı asıl nokta kale kapısını içeriden kimin açtığı sorusuna yanıt bulmak üzerine kurulu. Güvenlik birimleri Maduro'nun bu kadar kolay ve hızlı bir şekilde ele geçirilmesinin ancak içeriden bir sızıntı veya ihanetle mümkün olabileceği kanısında birleşiyor. Yürütülen bu gizli tahkikat hükümet üyeleri arasında karşılıklı güvenin tamamen sarsılmasına ve derin bir çatlağın oluşmasına neden oldu. Herkesin birbirine şüpheyle baktığı bu ortamda yönetimin kontrol mekanizmaları ciddi bir sınav veriyor. Ortaya çıkacak olan hainin kimliği veya hangi grup ile bağlantılı olduğu meselesi sadece bir ceza davası değil aynı zamanda mevcut rejimin geleceğini belirleyecek bir siyasi kırılma noktası olarak görülüyor. Bu durum iktidar koridorlarındaki tedirginliği her geçen saat biraz daha artırarak yönetilemez bir tablo ortaya çıkarıyor.

Muhalefet Cephesinde Özgürlük Beklentisi Ve Müdahale Yöntemine Duyulan Tepki

Muhalefet liderinin özgürlük vaktinin yaklaştığına dair yaptığı coşkulu açıklamalar değişim isteyen kitleler arasında bir umut ışığı yaksa da sokaktaki yansıması beklendiği kadar hareketli olmadı. Muhalif liderin halka sokağa çıkma ve her an hazır olma çağrısı yapmasına rağmen geniş çaplı bir kitlesel eylem dalgası henüz görülmedi. Bunun en temel sebebi ise güvenlik güçlerinin ve hükümet yanlısı milislerin sergilediği agresif tutumun yaratabileceği ağır bedellerden duyulan korku olarak nitelendiriliyor. Öte yandan muhalif seçmenler arasında Maduro'nun gitmesine sevinen ancak bu gidişin Donald Trump'ın doğrudan müdahalesi ve yönetimi ele alma söylemleriyle gerçekleşmesine tepki gösteren önemli bir kitle bulunuyor. Kendi ülkelerinin kaderinin tamamen dış güçler tarafından tayin edilmesi fikri muhalifler arasında bile egemenlik kaygılarını tetikleyerek yaşananların yöntemi konusundaki memnuniyetsizliği körüklüyor.

Sokaklarda Milis Grupların Ajan Avı Ve Mahalle Denetimleri

Başkent Caracas ve çevresinde kontrolü sağlamak amacıyla 250 bin civarında asker polis milis ve paramiliter gruptan oluşan devasa bir güvenlik gücü seferber edildi. Özellikle halkın içine sızmış ve ideolojik eğitim almış milis kuvvetleri sokak sokak mahalle mahalle gezerek şüpheli şahısları tespit etmeye çalışıyor. Yeni gelen yabancılar mahalle sakinlerine yabancı olan simalar ve son dönemde şüpheli hareketlerde bulunan kişiler kapı kapı dolaşılarak sorgulanıyor. Adeta bir ajan avına dönüşen bu operasyonlar sırasında maskeli ve motosikletli paramiliter grupların 40-50 kişilik konvoylar halinde şehirde tur atması atmosferi daha da gerginleştiriyor. Bu silahlı grupların sergilediği agresif tavırlar özellikle başkanlık sarayı ve diğer kritik kamu binaları çevresinde had safhaya ulaşmış durumda. Yerel halk bu baskı ve denetim kıskacında günlük yaşamını sürdürmeye çalışırken her an bir çatışma çıkabileceği korkusuyla evlerine kapanmayı tercih ediyor.

Günlük Hayatın Zorlukları Ve Boşalan Marketlerdeki Uzun Kuyruklar

Siyasi belirsizliğin gölgesinde kalan Venezuela halkı aynı zamanda ciddi ekonomik ve teknik sorunlarla mücadele ediyor. Şehrin birçok bölgesinde elektrik kesintilerinin yaşanması yaşamı felç ederken temel gıda maddelerine ulaşmak isteyen vatandaşlar marketlerin önünde yüzlerce metrelik kuyruklar oluşturuyor. Kaygı ve yüksek tansiyonun her geçen dakika arttığı başkentte sokaklar sessizliğe bürünmüş olsa da bu sessizliğin fırtına öncesi bir bekleyiş olduğu hissediliyor. Stratejik noktaların tamamında güvenlik güçlerinin sert müdahaleleri ve yoğun denetimleri hayatın olağan akışını engellerken halkın geleceğe dair duyduğu güvensizlik derinleşiyor. Market kuyruklarında bekleyen insanların yüzlerindeki endişe ülkenin hem siyasi hem de insani bir krizin eşiğinde olduğunu sessizce haykırıyor. Devletin zirvesindeki bu boşluk ve belirsizlik alt katmanlarda daha büyük bir kaosun habercisi olarak değerlendiriliyor.

Bakmadan Geçme