Küresel Ticareti Sarsan Kriz Emtia Fiyatlarını Uçurdu!

Küresel finans mekanizması, geride bıraktığımız haftayı son yılların en hareketli ve öngörülemez süreçlerinden biriyle geride bıraktı.Uluslararası piyasalarda fiyatlama dengeleri, Beyaz Saray'ın direksiyonundaki Donald Trump'ın gerçekleştirdiği kritik Pekin temasları ve Amerika Birleşik Devletleri kanadından gelen şok enflasyon verileriyle baştan aşağı değişti.

Tüm bu gelişmelere, Orta Doğu ekseninde tırmanan jeopolitik hatlar ve kritik ticaret rotalarındaki lojistik kriz korkuları da eklenince emtia sepetinde sert dalgalanmalar kaçınılmaz hale geldi. Yatırımcıların güvenli liman arayışları ile endüstriyel üretim kaygıları karşı karşıya gelirken, piyasalardaki risk primi uzun süre sonra zirve yaptı.

Hürmüz Boğazı'nda Tıkanıklık Endişesi Petrol ve Gazı Ateşledi

Orta Doğu coğrafyasında bir süredir devam eden diplomatik çözüm arayışlarına Washington yönetiminden gelen olumsuz yanıt, jeopolitik riskleri yeniden tırmandırdı. ABD yönetiminin, İran tarafından sunulan barış ve ateşkes önerisini kesin bir dille geri çevirmesi, bölgedeki tansiyonun kronik bir faza geçeceğine yönelik algıyı perçinledi. Donald Trump'ın karşı hamleleri 'kabul edilemez' olarak nitelendirmesi ve tarafların nükleer program ile Hürmüz Boğazı'nın statüsü gibi hayati başlıklarda ortak bir noktada buluşamaması enerji koridorlarını doğrudan etkiledi. Dünyanın en kritik enerji geçiş noktası olan bu rotadaki sevkiyatın sekteye uğrayacağı korkusu, petrol ve doğal gaz fiyatlarında adeta bir doping etkisi yarattı.

Uluslararası Enerji Ajansı tarafından yayımlanan karamsar raporlar da arz yönlü tedirginliği besleyen bir diğer önemli unsur oldu. Küresel petrol arzında yaşanacak günlük milyonlarca varillik ciddi düşüş öngörüleri, Körfez üretiminin kriz öncesi dönemlerin çok gerisinde kalması ve dünya genelindeki ham petrol stoklarının hızla erimesi fiyatları yukarı itti. Doğal gaz cephesinde ise stok verilerinin dönemsel ortalamaların üzerinde seyretmesine rağmen, Katar çıkışlı sıvılaştırılmış doğal gaz gemilerinin Hürmüz'deki askeri hareketlilik sebebiyle kısıtlı geçiş yapabilmesi piyasayı iyice sıkıştırdı. Yaşanan bu gelişmeler sonucunda Brent petrolün varil fiyatı ile doğal gazın birim değeri haftalık bazda yüzde yedi sınırını aşan eş zamanlı rallilere imza attı.

Amerika'dan Gelen Enflasyon Verileri Piyasaları Ters Köşe Yaptı

Finansal piyasaların yönünü tayin eden makroekonomik veriler tarafında ise Amerika Birleşik Devletleri'nde açıklanan nisan ayı enflasyon rakamları tam anlamıyla ezber bozdu. Yıllık bazda yüzde 3,8'e ulaşarak son yılların en agresif yükseliş trendine giren tüketici fiyat endeksi, enerji ve gıda maliyetlerindeki fahiş artışların piyasaya nasıl sirayet ettiğini kanıtladı. Üretici kanadındaki maliyet baskısının da rekor tazelemesi, küresel ekonomide yapışkan bir enflasyon sarmalına girildiğinin sinyallerini verdi. Enflasyon cephesindeki bu sert yükselişin ardından, ABD Senatosu'nun Kevin Warsh'ı Federal Rezerv Bankası'nın yeni başkanı olarak onaylaması para politikasındaki sis perdesini daha da kalınlaştırdı. Uzmanlar, yeni başkanla birlikte faiz indirim sürecinin çok daha ileri bir tarihe ertelenebileceğini ve bu durumun nakit akışını baştan aşağı değiştireceğini öngörüyor.

Değerli Metaller Çakılırken Sanayi Metallerinde Çin Bilmecesi

Faiz oranlarının uzun süre yüksek kalacağı ihtimalinin kuvvetlenmesi, getirisi olmayan güvenli liman varlıklarında sert bir satış dalgasına zemin hazırladı. Faiz baskısının doğrudan vurduğu altın ve platin değer kaybederken, hem endüstriyel bir hammadde hem de yatırım aracı olan gümüş, dolar endeksinin güçlenmesiyle birlikte haftanın en çok değer kaybeden emtiası oldu. Sanayi metalleri ve maden grubunda ise Hürmüz Boğazı kaynaklı sülfürik asit ve lojistik tedarik darlığı fiyatları yukarı yönlü desteklese de, ABD'deki faiz kaygıları kazançların büyük kısmını geri aldırdı. Çinko, alüminyum ve kurşun gibi temel sanayi girdilerinde Körfez Bölgesi'ndeki üretim tesislerinin tam kapasiteye dönememesi nedeniyle karışık ama dirençli bir seyir izlendi.

Tarım emtialarında ise tüm gözler Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında Pekin'de gerçekleşen dev zirveye çevrildi. İki süper gücün Hürmüz Boğazı'nın açık tutulması konusunda fikir birliğine varması ve Pekin'in tarımsal ithalatı artırma sözü vermesi ticaret savaşları gölgesindeki piyasalara nefes aldırdı. Gelişmeler tarım ürünleri piyasasında iyimser bir hava yaratarak buğday ve pirinç fiyatlarını yukarı çekerken, Çin'in tedarik rotasını ağırlıklı olarak Güney Amerika'da tutmaya devam etmesi mısır ve soya fasulyesindeki kayıpları engelleyemedi. Tekstil ve gıda sektörünün ana girdilerinden olan pamuk, kahve ve kakao ise haftayı küresel talep endişelerinin gölgesinde ciddi değer kayıplarıyla kapatmak durumunda kaldı.

Bakmadan Geçme