Kahve Tüketiminde Saat ve Miktar Önemli!

Kahve tüketiminde yalnızca miktarın değil, günün hangi saatinde içildiği ve nasıl hazırlandığının da sağlık açısından önem taşıdığı belirtildi. Uzmanlar, özellikle kalp hastalığı, hipertansiyon, ritim bozukluğu ve demir eksikliği bulunanların kafein tüketimine dikkat etmesi gerektiğini vurguladı.

Gün içinde sıkça tüketilen kahve, içerdiği kafein nedeniyle doğru miktarda ve uygun zamanda tüketilmediğinde bazı sağlık sorunlarını beraberinde getirebiliyor. Kardiyoloji ve iç hastalıkları uzmanları, kahvenin türünden hazırlanış biçimine, tüketim saatinden içerisine eklenen şeker ve kremaya kadar birçok unsurun dikkate alınması gerektiğini belirtiyor. Uzmanlara göre özellikle çarpıntı, tansiyon yüksekliği ve uyku sorunları yaşayan kişilerin kafein tüketimini gözden geçirmesi önem taşıyor. Kahvenin yanında kullanılan şeker, krema ve tatlandırıcıların da kan şekeri ve kolesterol üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceği ifade ediliyor.

Fazla Kafein Kalp Çarpıntısını Tetikleyebilir

Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Cihangir Uyan, kafeinin kontrollü tüketildiğinde genellikle sorun oluşturmadığını, ancak miktarın artmasıyla birlikte özellikle kalp-damar sistemi üzerinde istenmeyen etkilerin ortaya çıkabileceğini belirtti. Uyan, kahvenin hazırlanma şeklinin de sağlık açısından göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Özellikle filtresiz kahvelerin kolesterol seviyeleri üzerinde etkili olabileceğini belirten Uyan, şeker, krema ve tatlandırıcı ilave edilen kahvelerin ise kan şekeri ve kolesterolü yükseltebileceğine dikkat çekti. Kolesterol ve yüksek kan şekerinin kalp-damar hastalıkları açısından önemli riskler arasında bulunduğunu aktaran Uyan, fazla kafein tüketiminin de çarpıntıyı tetikleyebileceğini ifade etti. Bu etkinin özellikle kalp hastalığı bulunan kişilerde daha fazla önem taşıdığına işaret etti. Kahvenin içeriği ve tüketim biçiminin uzun vadede damar sağlığı açısından da dikkate alınması gerektiğini belirten Uyan, kolesterol ve kan şekerindeki yükselişin damar sertliği ve damar darlığıyla ilişkili süreçleri olumsuz etkileyebileceğini dile getirdi.

Günlük Kafein Miktarına Dikkat Edilmeli

Prof. Dr. Uyan, günlük kafein tüketiminde ölçünün korunmasının önemli olduğunu belirterek yetişkinler için günlük 400 miligramlık kafein sınırına dikkat çekti. Bu miktarın yaklaşık dört fincan Türk kahvesine karşılık gelebildiğini ifade eden Uyan, kişilerin özellikle çarpıntı ve uyku problemi yaşaması halinde tüketim miktarını azaltması gerektiğini söyledi. Kafeinin uyarıcı özelliğinin gece uykusunu olumsuz etkileyebileceğini aktaran Uyan, düzenli ve yeterli uykunun kalp sağlığı açısından önem taşıdığını belirtti. Bu nedenle akşam saatlerinde kahve tüketiminin sınırlandırılmasını öneren Uyan, hastalarına çoğunlukla günlük bir fincan kahveyi tercih etmelerini tavsiye etti. Kahve seçiminde filtre kahvenin de değerlendirilebileceğini belirten Uyan, filtreleme işleminin kahvenin bazı yağ bileşenlerini tutması nedeniyle tercih edilebileceğini ifade etti.

Demir Eksikliği Olanlar Kahveyi Ne Zaman İçtiğine Dikkat Etmeli

Kahve ve çayın yalnızca kafein içeriği nedeniyle değil, demir emilimi üzerindeki etkileri nedeniyle de dikkatle tüketilmesi gerektiği belirtildi. Prof. Dr. Uyan, özellikle kansızlık ve demir eksikliği bulunan kişilerin çay ve kahve tüketimine daha fazla özen göstermesi gerektiğini söyledi. İç hastalıkları uzmanı Uzm. Dr. Servet Emir de kafeinin vücuttaki etkisinin uzun süre devam edebildiğine dikkat çekti. Kafeinin doğrudan yorgunluğu ortadan kaldırmadığını, kişinin yorgunluk hissini baskıladığını belirten Emir, bu nedenle gün içinde fazla miktarda tüketilmesinin uyku düzenini bozabileceğini ifade etti. Kafeinin vücuttaki yarı ömrünün yaklaşık 4 ila 6 saat olduğunu aktaran Emir, kaliteli uyku için kafein tüketiminin 15.00-16.00 saatlerinde bırakılmasını önerdi. Özellikle akşam saatlerinde içilen kahvenin uykuya dalmayı zorlaştırabileceği ve uyku kalitesini düşürebileceği belirtildi. Emir, çayda bulunan teofilinin de demir emilimini azaltabileceğini belirterek demir eksikliği bulunan kişilerin kafeinli içecekleri tükettiği saate dikkat etmesi gerektiğini söyledi.

Kalp Hastaları Ve Hipertansiyon Hastaları Daha Dikkatli Olmalı

Yüksek miktarda kafeinin damarların büzüşmesine bağlı olarak bazı kişilerde çarpıntı ve tansiyon yükselmesine neden olabileceğini belirten Emir, özellikle kalp hastalığı, ritim bozukluğu ve hipertansiyonu bulunanların kahve tüketiminde daha temkinli davranması gerektiğini ifade etti. Kahvenin türünün de sağlık açısından fark yaratabileceğini aktaran Emir, çekirdek kahveden hazırlanması şartıyla günlük 2-3 fincan Türk kahvesi veya espresso tüketiminin karaciğer yağlanması ve fibrozis açısından koruyucu etkiler gösterebildiğini söyledi. Emir, granül kahveler yerine öğütülmüş kahvelerin tercih edilebileceğini belirtti. Öte yandan fazla kahve tüketiminin yalnızca gece uykusunu etkilemediği, ertesi gün ortaya çıkabilecek dikkat dağınıklığı ve gün içinde uyuklama gibi sorunlara da zemin hazırlayabileceği ifade edildi. Çay ve kahve tüketirken yeterli su içilmesinin de ihmal edilmemesi gerektiği kaydedildi. Uzmanlar, şekersiz ve kremasız, kaliteli çekirdek kahveden hazırlanmış kahvenin ölçülü tüketilmesini önerirken, çocukların kafeinli içeceklere alıştırılmaması gerektiğini vurguladı. Gebelik döneminde ise kafeinin özellikle çarpıntı gibi şikayetlere yol açması halinde tüketi

Bakmadan Geçme