İzmir'de Kız Öğrencileri Ev İşlerinde Çalıştıran Öğretmen Hakkında Şok Karar
İzmir ilinin Bornova ilçesinde patlak veren ve eğitim camiasında derin bir sarsıntıya neden olan skandal olayda yeni ve çarpıcı gelişmeler yaşanıyor.
İzmir ilinin Bornova ilçesinde patlak veren ve eğitim camiasında derin bir sarsıntıya neden olan skandal olayda yeni ve çarpıcı gelişmeler yaşanıyor. Mesleki Eğitim Merkezi bünyesinde görev yapan bir öğretmenin, henüz reşit olmayan kız öğrencilerini okul saatleri içerisinde kendi evine götürerek zorla çalıştırdığı iddiaları yargıya taşındı. Olayın kamuoyuna yansımasının ardından hızla harekete geçen devlet mekanizmaları, hem idari hem de adli boyutta geniş kapsamlı bir operasyon başlattı. Eğitim yuvası olması gereken okulda yaşanan bu akılalmaz olay, sadece öğrenci velilerini değil tüm şehri ayağa kaldırırken, söz konusu eğitimcinin yargılanma süreci 'insan ticareti' gibi oldukça ağır bir suçlama üzerinden yürütülmeye başlandı. Güvenlik güçleri ve savcılık makamı, olayın tüm detaylarını gün yüzüne çıkarmak için titiz bir çalışma sürdürüyor.
Okul Saatinde Gizli Tahliye Ve Zorla Çalıştırma İddiaları
Korkunç olayın perde arkasındaki detaylar, hazırlanan raporlarla birlikte dehşeti bir kez daha gözler önüne serdi. İddialara göre, Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni olarak görev yapan D.T., yaşları henüz on altı olan altı kız öğrenciyi derslerin devam ettiği sırada okuldan çıkardı. Bu tahliye işleminin ne okul yönetiminin ne de ailelerin bilgisi dahilinde yapıldığı belirtiliyor. Öğretmenin, güvenlik kameralarının görmediği kör noktaları kullanarak öğrencileri okul dışına çıkardığı ve kendi özel aracıyla yeni taşındığı evine naklettiği öne sürülüyor. Öğrencilerin gün boyunca ev taşıma, ağır kolileri kaldırma ve detaylı temizlik gibi fiziksel güç gerektiren işlerde saatlerce çalıştırıldığı bilgisi soruşturma dosyasına girdi. Bu durumun bir eğitim kurumunda ve bir öğretmenin gözetiminde gerçekleşmesi, olayın vahametini artıran en önemli unsurlardan biri olarak değerlendiriliyor.
İzmir Valiliği Tarafından Görevden Uzaklaştırma Kararı Verildi
Olayın sosyal medyada ve haber sitelerinde infial yaratmasıyla birlikte İzmir Valiliği vakit kaybetmeden devreye girdi. Valilik makamı, kamu vicdanını yaralayan bu iddialar karşısında derhal idari bir soruşturma düğmesine bastı. Yapılan incelemelerin ardından, soruşturmanın selameti ve kanıtların korunması amacıyla şüpheli öğretmen D.T.'nin görevinden el çektirilmesine karar verildi. Valilikten yapılan resmi bilgilendirmede, eğitimcilik sıfatıyla bağdaşmayan bu eylemlerin asla kabul edilemeyeceği vurgulanırken, adli makamlarla tam koordinasyon içerisinde hareket edildiği ifade edildi. Açığa alınan öğretmenin okuldaki odası ve dijital materyalleri de inceleme altına alınırken, benzer mağduriyetlerin yaşanıp yaşanmadığına dair okul içerisindeki diğer öğrencilerle de görüşmeler yapılıyor.
Ağır Suçlama İle Adliyeye Sevk Ve İnsan Ticareti Dosyası
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, ulaştığı deliller ve tanık beyanları doğrultusunda dosyayı 'insan ticareti' başlığı altında ele almaya karar verdi. Küçük yaştaki çocukların hürriyetinden yoksun bırakılması, ekonomik çıkar sağlama amacı güdülmesi ve hileli yollarla okul dışına çıkarılması unsurlarının bu suç tanımına girdiği değerlendiriliyor. Başsavcılığın talimatıyla gözaltına alınan öğretmen D.T., emniyetteki sorgusunun ardından adliyeye sevk edildi. Hukukçular, bir öğretmenin öğrencilerini okul saatinde alıkoyarak kendi şahsi işlerinde kullanmasının yasalar önünde en ağır cezalardan biriyle karşılık bulacağını belirtiyor. Gözaltı süreci devam ederken, şüphelinin bu eylemi sistematik bir hale getirip getirmediği de araştırılan konular arasında yer alıyor.
Alkol Şişeleri Ve İhmallerle Dolu Skandalın Delilleri
Mağdur olan kız öğrencilerin aileleri tarafından savcılığa sunulan şikayet dilekçeleri, dosyadaki dehşet verici ayrıntıları daha da derinleştirdi. Veliler, çocuklarının çalıştığı sırada öğretmenin evinde çekilen ve içerisinde alkol şişeleri ile sigara paketlerinin görüldüğü fotoğrafları delil olarak sundu. Öğrencilerin bulunduğu ortamın bir eğitimciye yakışmayacak şekilde uygunsuz olduğu iddia edilirken, çocukların iş bitiminde kilometrelerce yolu yürümek zorunda bırakıldığı ortaya çıktı. Şehir dışındaki sapa bölgelerden kendi imkanlarıyla ve yürüyerek evlerine dönmeye çalışan çocukların yaşadığı travma, ailelerin ifadelerinde geniş yer buldu. Hiçbir ulaşım imkanı sağlanmayan ve yiyecek dahi verilmeden zorla çalıştırılan genç kızların psikolojik destek almaya başladığı bildirilirken, eğitim sistemindeki denetim mekanizmalarının bu süreçte nasıl atlatıldığı sorusu cevap bekliyor.