İstanbul Merkezli Kapalıçarşı Soruşturmasında Dev Dalga! 80 Şüphelinin Tüm Varlıklarına El Konuldu
Türkiye'nin finansal güvenliğini hedef alan yasa dışı para hareketlerine yönelik yürütülen en kapsamlı adli süreçlerden biri olan Kapalıçarşı soruşturmasında çok kritik bir aşamaya geçildi.
Türkiye'nin finansal güvenliğini hedef alan yasa dışı para hareketlerine yönelik yürütülen en kapsamlı adli süreçlerden biri olan Kapalıçarşı soruşturmasında çok kritik bir aşamaya geçildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından koordine edilen ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran operasyonun dördüncü halkasında emniyet birimleri şafak vakti 14 farklı şehirde eş zamanlı baskınlar gerçekleştirdi. Tarihi yarımadanın kalbinde yer alan ve asırlardır ticaretin merkezi konumunda bulunan Kapalıçarşı odaklı bu soruşturma suç gelirlerinin sistemli bir şekilde aklanması iddiaları üzerine inşa edildi. Adli makamlar tarafından titizlikle yürütülen teknik ve fiziki takipleri neticesinde organize bir şekilde hareket ettiği öne sürülen geniş bir şüpheli ağı deşifre edildi. Soruşturmanın bu safhasında alınan mahkeme kararlarıyla birlikte onlarca kişinin banka hesaplarından gayrimenkullerine kadar tüm mal varlıklarına tedbir konulması suç örgütünün finansal damarlarını kesmeye yönelik en sert hamle olarak değerlendiriliyor.
Suç Gelirlerinin Yasal Sisteme Dahil Edilme Yöntemleri Ve Forex Vurgunu
Soruşturma dosyasındaki iddialara göre suç şebekesi özellikle dijital platformlar üzerinden yürütülen forex yatırımları ve bilişim sistemleri vasıtasıyla gerçekleştirdikleri dolandırıcılık faaliyetlerinden devasa boyutlarda haksız kazanç elde etti. Mağdurların iyi niyetini kullanarak toplanan bu paraların yasal bankacılık sistemine sızdırılması için son derece karmaşık bir yapı kurulduğu tespit edildi. Paravan şirketler üzerinden yürütülen ticari faaliyetler süsü verilerek kirli paranın izi sürülmeye çalışıldı. Şahıs banka hesapları ve sahte ticaret faturaları kullanılarak gerçekleştirilen bu transferlerle yasa dışı bahis sitelerinden gelen nakit akışının da aklanmaya çalışıldığı bilgisi soruşturma belgelerinde geniş yer buluyor. Emniyet güçlerinin dijital veriler üzerinde yaptığı derinlemesine incelemeler bu paraların kaynağının gizlenmesi için profesyonel bir finans mühendisliği uygulandığını net bir şekilde ortaya koyuyor.
Kirli Paranın Kripto Varlıklar Aracılığıyla Yurt Dışına Kaçırılması
Operasyonun en dikkat çekici yönlerinden birini ise suç gelirlerinin uluslararası dolaşıma sokulma biçimi oluşturuyor. Geleneksel bankacılık sisteminin denetim mekanizmalarına takılmak istemeyen şüphelilerin akladıkları paraları hızla kripto para platformlarına aktardıkları belirlendi. Dijital cüzdanlar üzerinden gerçekleştirilen bu işlemlerle paranın izinin kaybettirilmesi ve nihayetinde yurt dışındaki farklı hesaplara transfer edilmesi hedeflendi. Kripto paraların sağladığı anonimlik zırhının arkasına saklanan şüphelilerin bu yöntemle milyonlarca dolarlık kaynağı sınır ötesine taşıdıkları iddiası soruşturmanın odağını bu teknolojik altyapıya kaydırdı. Siber suçlarla mücadele uzmanlarının dahil olduğu incelemeler sonucunda kripto borsalarıyla yapılan yazışmalar ve blokzincir analizi sayesinde şüpheli transfer trafiği tek tek haritalandırıldı.
On Dört İlde Eş Zamanlı Baskınlar Ve Geniş Kapsamlı Gözaltı Kararları
İstanbul merkezli yürütülen bu dev operasyon Ankara'dan Bursa'ya Şanlıurfa'dan Rize'ye kadar uzanan geniş bir coğrafyada eş zamanlı olarak icra edildi. Toplam 14 ayrı ilde emniyet müdürlüklerine bağlı ilgili şubelerin katılımıyla 80 şüpheli hakkında gözaltı talimatı uygulandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen tahkikat kapsamında belirlenen adreslere yapılan baskınlarda çok sayıda dijital materyal ve suç unsuru ele geçirildi. Şüpheliler arasında para transferlerine aracılık edenler paravan şirket sahipleri ve sistemin teknik altyapısını kuran isimlerin bulunduğu belirtiliyor. Operasyonun kapsadığı iller arasında Gaziantep Şırnak Sakarya ve Muğla gibi noktaların bulunması suç ağının yerel değil ulusal ölçekte bir yayılıma sahip olduğunu kanıtlıyor.
Şüphelilerin Taşınmazlarına Ve Şirket Paylarına Uygulanan El Koyma Kararı
Yargı makamları suçtan elde edilen gelirin kamuya geri kazandırılması amacıyla Türk Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca radikal kararlar aldı. Gözaltı kararı verilen 80 şüphelinin suç tarihinden itibaren edindikleri tüm taşınır ve taşınmaz varlıkları mercek altına alındı. Bu kapsamda çok sayıda lüks araç onlarca daire ticari iş yerleri ve arsalara el konulurken şüphelilerin ortağı olduğu şirketlerdeki hisse payları da donduruldu. Bu hamleyle suç örgütünün sadece fiziki varlığına değil aynı zamanda ekonomik gücüne de büyük bir darbe indirilmesi hedefleniyor. Kapalıçarşı'nın saygın ticaret iklimini kullanarak kara para trafiğini yönetmeye çalışan bu yapıya karşı yürütülen adli sürecin önümüzdeki günlerde yeni deliller ve ifadeler ışığında daha da derinleşmesi bekleniyor. Yetkililer finansal suçlarla mücadelenin tavizsiz bir şekilde sürdürüleceğini ve suç ekonomisinin tüm unsurlarının tasfiye edileceğini vurguluyor.