İran'dan ABD'ye 7 Şart! Barışın Anahtarı Hürmüz mü?
ABD ve İsrail ile yaşanan savaşın sona erdirilmesi için diplomatik temaslar sürerken İran, Washington yönetimiyle müzakerelere başlamak için öne sürdüğü 7 şartın eksiksiz yerine getirilmesini istiyor. Deniz ablukasının kaldırılmasından yaptırımların sona erdirilmesine kadar uzanan talepler, barış görüşmelerinin önündeki en önemli başlıklardan biri haline geldi.
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik savaşı sona erdirmeye dönük diplomatik girişimler yoğunlaşırken, Tahran yönetimi müzakere masasına oturmak için belirlediği koşullardan geri adım atmıyor. Katar'ın arabuluculuğunda yürütülen dolaylı temaslarda ilerleme sağlandığı yönünde açıklamalar yapılsa da taraflar arasında henüz somut bir uzlaşmaya varılmış değil. Bölgede askeri gerilimin yeniden yükselme ihtimali de diplomatik süreci belirsizliğe sürüklüyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın 3 Kasım'daki ara seçimlerin ardından İran'a yönelik yeni bir saldırı kararı alabileceği iddiaları gündeme gelirken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun da Washington üzerinde askeri harekat yönünde baskı kurduğu öne sürülüyor. İran ise yeni bir saldırı yaşanması halinde çatışmaların daha geniş bir bölgeye yayılabileceği uyarısında bulunuyor.
İran'ın Barış Görüşmeleri İçin Öne Sürdüğü 7 Şart
Tahran yönetiminin arabulucular üzerinden ABD'ye ilettiği taleplerin merkezinde, savaş sırasında uygulanan ekonomik ve askeri baskıların sona erdirilmesi bulunuyor. İran'ın şartları arasında deniz ablukasının kaldırılması, dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması, yaptırımların sona ermesi ve ABD'nin bölgedeki askeri varlığını azaltması gibi başlıklar öne çıkıyor. İranlı yetkililerin açıklamalarında bütün koşullar aynı kapsamda sıralanmasa da taleplerin önemli bölümünün daha önce gündeme gelen mutabakat hükümleriyle örtüştüğü belirtiliyor. Tahran, bazı adımların atıldığını kabul etse de bunları yeterli bulmuyor ve tüm taleplerinin karşılanmasını istiyor.
Hürmüz Boğazı Ablukası Ve Dondurulmuş Varlıklar
İran'ın öncelikli taleplerinden biri, ABD'nin uyguladığı deniz ablukasının tamamen kaldırılması. Savaş sırasında Hürmüz Boğazı'nı gemi geçişlerine kapatan Tahran'a karşı Washington da deniz ablukası başlatmıştı. Daha önce imzalanan çerçeve anlaşmayla karşılıklı adımlar atılmış, ancak anlaşmanın uygulanmasında yaşanan sorunların ardından taraflar yeniden abluka sürecine dönmüştü. İran, boğazdaki deniz trafiğinin normale dönmesi için ABD'nin ablukayı sona erdirmesini şart koşuyor. Bunun yanında, yurt dışında dondurulan ve yaklaşık 100 milyar dolar olduğu tahmin edilen İran varlıklarının da serbest bırakılmasını talep ediyor. Önceki mutabakat metninde yer aldığı belirtilen bu düzenlemenin henüz hayata geçirilmemesi, taraflar arasındaki anlaşmazlık konularından biri olarak öne çıkıyor.
Tahran Yaptırımların Kaldırılmasını İstiyor
İran'ın Washington'a sunduğu koşullar arasında ekonomik yaptırımların sona erdirilmesi de bulunuyor. Tahran yönetimi, özellikle petrol ihracatını sınırlandıran uygulamaların kaldırılmasını ve daha önce sağlanan petrol satış muafiyetlerinin yeniden devreye alınmasını istiyor. Bir diğer talep ise ABD'nin Orta Doğu'daki askeri varlığının azaltılması. Ancak İran'ın bu başlık altında hangi askeri unsurların geri çekilmesini istediği henüz açıklığa kavuşmuş değil. Talebin Umman Denizi'nde bulunan ABD donanmasını mı yoksa bölge ülkelerindeki askeri üsleri de mi kapsadığı konusunda belirsizlik sürüyor.
Hürmüz'de Yeni Geçiş Düzeni Ve Lübnan Talebi
İran, Hürmüz Boğazı'nda Umman ile birlikte belirlenen yeni deniz geçiş güzergahının ABD tarafından tanınmasını da şartlar arasında gösteriyor. Tahran, oluşturulan rotanın kabul edilmesini ve alternatif geçiş güzergahlarının kapatılmasını talep ediyor. Savaşın yalnızca İran ile ABD arasındaki cephede değil, bölgedeki diğer çatışma alanlarında da sona erdirilmesi isteniyor. Bu kapsamda Lübnan'ın da dahil olduğu tüm cephelerde ateşkes sağlanması, İran'ın müzakere başlıkları arasında yer alıyor. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai ise Al Jazeera'ye yaptığı açıklamada iki talebi daha gündeme getirdi. Rızai, ABD'nin İran'ın iç işlerine müdahale etmemesini ve Tahran yönetimine muhalif gruplarla işbirliğini sona erdirmesini istedi. Bu iki başlığın diğer İranlı yetkililerin açıklamalarında aynı şekilde yer almaması dikkat çekti.
İran Nükleer Programını Ayrı Görüşmek İstiyor
Diplomatik temaslarda en önemli görüş ayrılıklarından biri de İran'ın nükleer faaliyetleri konusunda yaşanıyor. Washington yönetimi, Tahran'ın yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş yaklaşık 400 kilogram uranyumu seyreltmesini ve nükleer tesislerinde uluslararası denetimlere izin vermesini talep ediyor. İran ise nükleer programının mevcut barış görüşmelerine dahil edilmesine karşı çıkıyor. Uranyumun seyreltilmesi seçeneğini tamamen reddetmediğini belirten Tahran, bu konunun ancak daha kapsamlı ve uzun vadeli nükleer müzakerelerde ele alınabileceğini savunuyor. İranlı yetkililer, ABD'nin diplomatik yaklaşımında yumuşama görülmesini olumlu değerlendirse de mevcut adımların anlaşma için yeterli olmadığını ifade ediyor. Tahran yönetimi, öne sürdüğü şartların tamamının karşılanması halinde 48 saat içinde Hürmüz Boğazı'nı yeniden açabileceğini belirtiyor. Katar aracılığıyla yürütülen görüşmelerde tarafların bu talepler üzerinde nasıl bir uzlaşmaya varacağı ise belirsizliğini koruyor.