Hürmüz Boğazı'nda Savaşın 100 Gününün Bilançosu Belli Oldu

Orta Doğu'da patlak veren askeri kriz, küresel ticaretin en hassas damarlarından biri olan Hürmüz Boğazı'ndaki dengeleri altüst etti. ABD ve İsrail ortaklığının İran'a yönelik hamleleriyle başlayan askeri operasyonlar, geride kalan 100 günde deniz ticaretini adeta durma noktasına getirdi. Normal dönemlerde dünya genelindeki petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz arzının beşte birini sırtlayan bu kritik hat, şimdilerde tarihinin en sessiz ve en tehlikeli günlerini yaşıyor. Deniz yoluyla taşınan tarımsal gübre arzının da üçte birini karşılayan bölge, çatışmaların gölgesinde lojistik bir çıkmaza sürüklenmiş durumda.

Çatışmaların başlamasından bu yana geçen 100 günlük süreç, Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinin radikal bir şekilde eridiğini gösteriyor. Savaş öncesindeki dönemde günlük bazda 130'a yakın ticari geminin güvenle geçtiği bu sularda, şimdilerde adeta sessizlik hakim. Toplanan son analitik veriler, kriz süresince boğazı kullanan toplam araç sayısının normal şartlardaki bir haftalık yoğunluğa ancak ulaştığını gözler önüne seriyor. Ticaretin durma noktasına geldiği bu yeni dönemde, güvenli geçiş sağlamak isteyen armatörler için rota belirleme süreçleri de tamamen değişti. Birçok taşımacılık şirketi, riskli sulardan geçebilmek adına diplomatik kanalları zorlarken veya bölgedeki otoritelere ödeme yaparak 'İran rotası' adı verilen yeni alternatif güzergahları kullanmayı tercih ediyor.

Tanker Trafiği Bıçak Gibi Kesildi! Batı Dünyası Körfez'den Siliniyor

Askeri gerilimin ilk günlerinde boğazı kullanan gemi sayısı hızla çift haneli rakamlara, ardından tek haneli seviyelere kadar geriledi. Süreç boyunca lojistik operasyonların büyük bir kısmını petrol ve türevlerini taşıyan tankerler oluştururken, Batılı ülkelerin bölge ticaretindeki varlığı neredeyse tamamen son buldu. Körfez'deki üreticilerden çıkan enerji kaynakları, yaşanan tüm risklere rağmen daha çok Asya ve Afrika pazarındaki belirli aktörlere doğru yelken açıyor. Bu süreçte radarlarını kapatarak gizlilik içinde ilerleyen hayalet filoların yoğunluğu dikkat çekerken, küresel enerji tedarik zincirinde Batı'dan Doğu'ya doğru zorunlu bir eksen kayması yaşanıyor.

LNG ve Gaz Taşımacılığında Tarihi Üretim Krizi

Bölgedeki enerji altyapısının saldırılardan doğrudan hasar görmesi, sıvılaştırılmış doğal gaz taşımacılığına da darbe vurdu. Özellikle Katar gibi dev üreticilerin tesislerinde üretimin askıya alınmasıyla birlikte, boğazda günlerce tek bir LNG gemisi bile hareket edemedi. Geride kalan 100 günde iki elin parmaklarını geçmeyecek sayıda gaz tankeri bu sulardan ayrılabilirken, likit petrol gazı taşıyan gemilerin adresi ise ağırlıklı olarak İran limanları oldu. Konteyner ve tanker trafiğindeki sert düşüşe kıyasla, farklı coğrafyalardan gelen kuru yük gemileri ise riskli atmosfere rağmen daha çeşitli ve esnek rotalar çizerek varış noktalarına ulaşmaya çalışıyor.

Bakmadan Geçme