Hekimler, Kış Aylarında Artan Öksürük Şikayetlerine Karşı Bilinçsiz Antibiyotik Kullanımı Konusunda Uyarıyor

Kış mevsiminin etkisini iyice hissettirmesiyle birlikte hastanelerin çocuk polikliniklerinde yoğunluk yaşanmaya başladı.

Kış mevsiminin etkisini iyice hissettirmesiyle birlikte hastanelerin çocuk polikliniklerinde yoğunluk yaşanmaya başladı. Düşen hava sıcaklıkları ve kapalı alanlarda geçirilen sürenin artması, özellikle çocuklarda solunum yolu enfeksiyonlarının hızla yayılmasına zemin hazırlıyor. Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı bünyesinde görev yapan Dr. Öğretim Üyesi Merve Kişioğlu, mevsimsel hastalıklar ve tedavi yöntemleri hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. Uzmanlar, toplumda yaygın bir yanlış inanış olan her öksürük veya ateş durumunda hemen antibiyotiğe başvurma eğiliminin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda anne ve babaları uyarıyor. Enfeksiyonların büyük bir kısmının virüs kaynaklı olduğunu hatırlatan sağlık profesyonelleri, gereksiz ilaç kullanımının vücudun doğal savunma mekanizmalarına zarar verdiğini vurguluyor.

Kapalı Ortamlar Ve Havalandırma Yetersizliği Enfeksiyonlara Davetiye Çıkarıyor

Soğuk havaların başlamasıyla beraber sosyal yaşamın açık alanlardan kapalı mekanlara kayması, virüslerin yayılım hızını doğrudan etkiliyor. Okullar, kreşler, alışveriş merkezleri ve restoranlar gibi insan trafiğinin yoğun olduğu yerlerde havalandırma oranlarının düşmesi, mikroorganizmaların ortamda uzun süre asılı kalmasına neden oluyor. Dr. Merve Kişioğlu, bu durumun özellikle bağışıklık sistemi henüz gelişim aşamasında olan çocuklar için büyük bir risk oluşturduğunu ifade ediyor. Enfeksiyon zincirini kırmanın en etkili yolunun ise 'izolasyon' olduğunu belirten uzmanlar, hastalık belirtisi gösteren çocukların birkaç gün süreyle evde dinlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Bu uygulama hem çocuğun daha hızlı toparlanmasını sağlıyor hem de okul ortamındaki diğer çocukların sağlığını koruma altına alıyor. Evde geçirilen bu dinlenme sürecinde ortamın düzenli aralıklarla temiz hava ile tazelenmesi, virüs yükünün azalması açısından hayati önem taşıyor.

Çocuklarda Solunum Yolu Enfeksiyonlarının Belirtileri Ve Kritik Uyarı Eşikleri

Solunum yolu rahatsızlıkları genellikle burun akıntısı, hafif öksürük ve halsizlik gibi başlangıç semptomlarıyla kendisini gösteriyor. Ancak ailelerin hangi noktada profesyonel bir tıbbi desteğe başvurması gerektiğini bilmesi büyük önem taşıyor. Dr. Kişioğlu, vücut sıcaklığının 38 derece ve üzerine çıkması, çocuğun beslenmeyi reddetmesi, bebeklerde emme problemleri ve sürekli uyku hali gibi durumların ciddi bir tablonun habercisi olabileceğine dikkat çekiyor. Özellikle gece uykudan uyandıracak kadar şiddetli seyreden öksürük nöbetleri ve sıvı alımının azalmasına bağlı olarak idrar çıkışındaki düşüş, vücudun alarm verdiğini gösteren parametreler arasında yer alıyor. Hafif seyreden vakalarda aileler çocuklarını 24 ile 48 saat arasında evde gözlemleyebilirken, belirtilen ağır semptomların varlığında vakit kaybetmeden bir çocuk hekimine başvurulması öneriliyor.

Antibiyotik Kullanımında Yapılan Yanlışlar Ve Viral Enfeksiyon Gerçeği

Toplumda en çok suistimal edilen tedavi yöntemlerinin başında kontrolsüz antibiyotik kullanımı geliyor. Bilimsel veriler, kış aylarında görülen solunum yolu enfeksiyonlarının ezici bir çoğunluğunun virüslerden kaynaklandığını ortaya koyuyor. Antibiyotikler ise yalnızca bakteriyel enfeksiyonlara karşı etkili olan ilaçlar olduğu için, viral tablolarda herhangi bir iyileştirici etkileri bulunmuyor. Dr. Merve Kişioğlu, virüslerin neden olduğu grip, soğuk algınlığı veya bronşiolit gibi hastalıklarda antibiyotiğin iyileşme sürecine katkı sağlamadığı gibi, vücuttaki yararlı bakterileri yok ederek bağışıklığı zayıflatabileceğini vurguluyor. Doktor kontrolü ve onayı olmaksızın, 'komşu tavsiyesi' veya 'evdeki eski ilaçlarla' tedaviye başlanması, ileride gerçekten ihtiyaç duyulduğunda antibiyotik direnci sorunuyla karşılaşılmasına neden oluyor. Bu nedenle, ilaç kullanımının sadece hekim reçetesiyle ve belirtilen dozlarda yapılması sağlıklı bir nesil yetiştirmek için temel kural kabul ediliyor.

Doğal Bağışıklığı Güçlendirme Yöntemleri Ve Hijyen Kurallarının Önemi

Hastalıklarla mücadelenin en temel taşı, güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmaktan geçiyor. Uzmanlar, ilaçlardan ziyade düzenli uyku ve dengeli beslenmenin çocuklar üzerindeki koruyucu etkisine işaret ediyor. Mevsim sebze ve meyvelerinden zengin bir beslenme düzeni, yeterli sıvı tüketimi ve yaşa uygun uyku saatleri, vücudun mikroplara karşı direncini artırıyor. Bunun yanı sıra el hijyeni, maske kullanımı ve toplu yaşam alanlarının havalandırılması gibi basit ama etkili önlemler, enfeksiyonların yayılmasını büyük oranda engelliyor. Özellikle okul çağı çocuklarının dışarıdan getirdiği mikropların evdeki daha küçük kardeşler veya bebekler için daha ağır tablolar oluşturabildiği unutulmamalıdır. Koruyucu sağlık hizmetlerinin bir parçası olarak el yıkama alışkanlığının çocuklara erken yaşta kazandırılması, kış aylarını daha az hastalıkla atlatmanın en ekonomik ve etkili yoludur.

Bakmadan Geçme