Güllü Cinayeti Soruşturmasında Eski Nişanlıdan Sarsıcı İtiraf Geldi
Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran Güllü'nün şüpheli ölümüne ilişkin dosyada dengeleri değiştirecek bir gelişme yaşandı.
Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran Güllü'nün şüpheli ölümüne ilişkin dosyada dengeleri değiştirecek bir gelişme yaşandı. Cinayeti azmettirme şüphesiyle gözaltına alınan ve ardından tutuklanan Tuğyan'ın eski nişanlısı Kervan Eminoğlu'nun savcılıktaki ifadesi ortaya çıktı. Soruşturmanın seyrini doğrudan etkileyecek olan bu ifadelerde anne ve kız arasındaki husumetin boyutları gün yüzüne çıkarken vahşi planlar ve intikam yeminlerine dair iddialar kan dondurdu. Eminoğlu'nun anlatımları maktul ile kızı arasındaki maddi anlaşmazlıkların sadece bir tartışmadan ibaret olmadığını aksine olayın sistematik bir nefret sarmalına dönüştüğünü gösteriyor.
Maddi Anlaşmazlıklar Ve Altın Talebi Kavgaları Başlattı
Kervan Eminoğlu'nun savcılık makamına sunduğu beyanlara göre maktul Güllü ile kızı Tuğyan arasındaki gerilimin merkezinde bitmek bilmeyen ekonomik talepler yer alıyordu. İkilinin her bir araya gelişinin şiddetli bir kavgayla sonuçlandığını dile getiren Eminoğlu bu tartışmaların ana nedeninin Güllü'nün kızından sürekli para ve altın istemesi olduğunu öne sürdü. İddiaya göre Güllü torununun masraflarını gerekçe göstererek kızı Tuğyan'dan her ay düzenli olarak dört adet çeyrek altın talep ediyordu. Bu ekonomik baskının Tuğyan üzerinde büyük bir baskı oluşturduğunu belirten eski nişanlı genç kadının annesine karşı derin bir öfke beslemeye başladığını ve bu durumun zamanla kontrol edilemez bir boyuta ulaştığını ifade etti.
Annesinin Kemiklerini Kırdıracağını Söylediği İddiası
Soruşturma dosyasının en çarpıcı detaylarından biri Tuğyan'ın annesine yönelik sarf ettiği iddia edilen şiddet içerikli ifadeler oldu. Kervan Eminoğlu ifadesinde Tuğyan'ın kendisine annesinden intikam alacağını sık sık söylediğini ve bu intikamın fiziksel bir darp planını içerdiğini iddia etti. Tuğyan'ın annesinin kemiklerini kırdıracağına dair söylemlerde bulunduğunu öne süren Eminoğlu aralarında geçen bir mesajlaşmada annesinin yanına gitmesini tavsiye etmesi üzerine genç kadının annem gebersin şeklinde sert bir yanıt verdiğini savundu. Bu ifadeler cinayetin işleniş biçimi ve öncesindeki psikolojik süreçle ilgili savcılığın elindeki şüpheleri kuvvetlendiren nitelikte değerlendiriliyor.
Yapay Zeka Savunması Ve Kayıp Paralar Bilmecesi
İfadede yer alan bir diğer ilginç ayrıntı ise hırsızlık iddiaları ve teknolojik savunmalar üzerine yoğunlaşıyor. Kervan Eminoğlu kendi çantasından yaklaşık yüz bin lira ile değerli bir pırlanta yüzüğün çalındığını fark ettiğini ve güvenlik kameralarını incelediğinde Tuğyan'ın sesini tespit ettiğini ileri sürdü. Bu durumu Tuğyan'a sorduğunda ise aldığı yanıtın oldukça şaşırtıcı olduğunu belirtti. İddiaya göre Tuğyan kamera kayıtlarındaki sesin kendisine ait olmadığını o sesin yapay zeka teknolojisi kullanılarak oraya yerleştirildiğini iddia ederek suçlamaları reddetmiş. Ayrıca olayın ardından ses analizi yaptırmak bahanesiyle kendisinden beş bin dolar nakit para istediğini ancak kaçma ihtimaline karşı bu parayı vermediğini dile getiren Eminoğlu sürekli tehdit edildiğini de sözlerine ekledi.
Adli Tıp Kurumunda Kan Ve Kıl Örneği İncelemesi Başlatıldı
Soruşturmanın teknik boyutunda ise Kervan Eminoğlu'nun uyuşturucu madde kullanımına dair iddiaları ve olay günü nerede olduğuna dair savunmaları mercek altına alındı. Kendisinin ve Tuğyan'ın yasaklı madde kullanmadığını savunan Eminoğlu ancak Tuğyan'ın Yalova'da belirli mahallelerde tanıdıkları olduğunu ve oraya sık sık gidip geldiğini belirtti. Olay günü İstanbul'da olduğunu ve konumunu kanıtlamak için fotoğraf gönderdiğini savunan Eminoğlu'nun bu beyanlarının doğruluğu titizlikle inceleniyor. Öte yandan alınan son bilgilere göre Kervan Eminoğlu tam teşekküllü bir inceleme için Adli Tıp Kurumu'na sevk edildi. Burada alınacak kan ve kıl örnekleri üzerinde yapılacak analizlerin cinayetle veya olası diğer suç unsurlarıyla biyolojik bir bağ olup olmadığını netleştirmesi bekleniyor.