Grönland Krizi NATO'yu Dağıtabilir

ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'ı topraklarına katma stratejisi, transatlantik ittifakında kırılmaya yol açarken uzmanlar bu hamlenin trilyonlarca dolarlık ticareti bitirebileceği ve doların küresel hakimiyetini sarsabileceği konusunda uyarıyor.

ABD ve Avrupa arasındaki diplomatik tansiyon, Grönland meselesiyle tarihin en kritik seviyelerinden birine ulaştı. Donald Trump'ın stratejik gerekçelerle adayı ilhak etme veya satın alma arzusu, sadece Danimarka ile değil, tüm Avrupa Birliği ve NATO bileşenleriyle karşı karşıya gelmesine neden oluyor.

Diplomatik Krizden Askeri Tehdide: NATO Yol Ayrımında

Trump, Grönland'ın ulusal güvenlik, Arktik bölgedeki Rusya-Çin rekabeti ve planlanan 'Altın Kubbe' füze savunma sistemi için vazgeçilmez olduğunu savunuyor. Ancak Danimarka'nın net bir dille reddettiği bu talep, Beyaz Saray'ın askeri güç kullanımını seçenekler arasına almasıyla yeni bir boyuta taşındı.

Dış İlişkiler Konseyi Başkanı Michael Froman, Grönland'ı zorla almanın maliyetinin NATO'nun tamamen parçalanması olabileceğine dikkat çekerken, stratejist Otto Svendsen bu durumu Avrupa için 'tabuta çakılan son çivi' olarak nitelendiriyor. Svendsen'e göre, bir müttefike ait toprağın işgal edilmesi, Avrupalıların ABD'ye olan tüm güvenlik güvenini geri dönülemez şekilde yok edecektir.

Ekonomik Misilleme ve Doların Geleceği

Olası bir askeri müdahale veya ilhak girişimi, küresel piyasalarda 'finansal bir delilik' olarak tanımlanan sonuçlar doğurabilir. Uzmanlar, Avrupa'nın bu duruma şu şekillerde karşılık verebileceğini öngörüyor:

Ticaret Savaşları: Yıllık trilyonlarca doları bulan ticari ilişkilerin kesilmesi ve ABD'li teknoloji devlerine (Meta, Alphabet vb.) ağır yaptırımlar uygulanması.

Rezerv Para Kaygısı: Yatırımcıların ABD tahvillerinden kaçışı ve dolar bazlı varlıklardan uzaklaşarak altın veya İsviçre frangı gibi güvenli limanlara yönelmesi.

Alternatif Arayışı: Doların rezerv para statüsünün doğrudan bitmese bile, hükümetlerin hızla alternatif finansal sistemlere geçiş yapması.

Arktik'te Üç Senaryo

Bölgedeki gerilim için masada üç temel senaryo bulunuyor. Birincisi, mevcut anlaşmalar çerçevesinde ABD'nin askeri varlığını artırması; ikincisi, Danimarka'nın tazminat karşılığı adayı satması (Beyaz Saray'ın tercihi); üçüncüsü ise ABD'nin askeri güç kullanarak adayı ele geçirmesi.

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen ve diğer Avrupalı liderler, egemenlik haklarından taviz verilmeyeceğini vurgularken; Norveç, Almanya ve Fransa gibi ülkelerin de Danimarka'ya destek amacıyla bölgedeki askeri hareketliliğe katılması, ittifak içindeki ayrışmanın derinliğini gözler önüne seriyor.

Bakmadan Geçme