Giresun Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede Hakkında Şok Eden İhraç Kararı

Karadeniz bölgesinin önemli ilçelerinden biri olan Görele'de yerel yönetim bazında taşları yerinden oynatan sarsıcı bir gelişme yaşandı.

Karadeniz bölgesinin önemli ilçelerinden biri olan Görele'de yerel yönetim bazında taşları yerinden oynatan sarsıcı bir gelişme yaşandı. 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri'nde Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında seçimi kazanarak belediye başkanlığı koltuğuna oturan Hasbi Dede hakkında yürütülen disiplin süreci nihayete erdi. Kamuoyunu uzun süredir meşgul eden ağır iddialar ve yargı süreciyle birlikte partinin genel merkezi tarafından başlatılan inceleme sonucunda ulaşılan karar siyaset gündemine adeta bir bomba gibi düştü.

Hasbi Dede'nin siyasi hayatını kökten değiştiren bu karar Cumhuriyet Halk Partisi Yüksek Disiplin Kurulu'nun yaptığı son toplantıda resmiyet kazandı. Yerel yönetimlerde şeffaflık ve etik değerler üzerinden politika yürüten partinin bu denli kritik bir ismi kadrosundan çıkarması Görele halkı ve siyasi çevrelerde geniş yankı uyandırdı. Belediye başkanının partiden ilişiğinin kesilmesiyle birlikte ilçedeki siyasi dengelerin nasıl şekilleneceği ve yönetim boşluğunun nasıl doldurulacağı konusu şimdiden en çok konuşulan başlıklar arasına girdi.

Cumhuriyet Halk Partisi Yüksek Disiplin Kurulu İhraç Kararını Onayladı

Giresun'un Görele ilçesinde seçmenlerin oylarıyla göreve gelen Hasbi Dede için Cumhuriyet Halk Partisi içerisinde yürütülen disiplin süreci kesin ihraçla sonuçlandı. Partinin Merkez Yönetim Kurulu tarafından 16 Şubat 2026 tarihinde alınan sevk kararının ardından dosyayı inceleyen Yüksek Disiplin Kurulu üyeleri 10 Nisan 2026 tarihli toplantıda bir araya geldi. Yapılan değerlendirmeler sonucunda Hasbi Dede'nin eylemlerinin parti tüzüğünde yer alan ve parti üyeliğiyle asla bağdaşmayan tutum ve davranışlar hükmü kapsamında olduğu kanaatine varıldı.

Yüksek Disiplin Kurulu toplantı salonundan çıkan oy birliği kararı neticesinde Hasbi Dede'nin Cumhuriyet Halk Partisi ile olan tüm siyasi bağı resmen koparılmış oldu. Karar metninde belediye başkanının kesin çıkarma cezasıyla cezalandırıldığı belirtilirken partinin etik ilkelerine aykırı durumların kabul edilemez olduğu vurgulandı. Bu kararın ardından Görele Belediyesi'ndeki siyasi temsil noktasında büyük bir değişim yaşanırken ihraç kararı yerel yönetimler tarihinde nadir görülen disiplin uygulamalarından biri olarak kayıtlara geçti.

Ağır Suçlamalar Ve Görevden Uzaklaştırma Sürecinin Ayrıntıları

Hasbi Dede'nin belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılmasına ve partisinden ihraç edilmesine giden yol oldukça sarsıcı bir hukuki sürece dayanıyor. Görele Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan geniş kapsamlı soruşturma dosyasında yer alan çocuğa karşı cinsel taciz iddiaları usta siyasetçinin kariyerini bir anda altüst etti. 10 Şubat tarihinde mahkemeye sevk edilen Dede hakkında Görele 1. Asliye Ceza Mahkemesi tutuklama kararı verdi ve usta isim cezaevine gönderildi.

Hukuki sürecin ciddiyeti ve iddiaların ağırlığı üzerine İçişleri Bakanlığı da vakit kaybetmeden harekete geçti. Anayasa'nın yerel yönetimleri düzenleyen 127. maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 47. maddesindeki yetkilerini kullanan bakanlık Hasbi Dede'yi belediye başkanlığı görevinden resmen uzaklaştırdı. Soruşturma kapsamında belediye binasında ve yönetim kademesinde de incelemeler derinleştirilirken olayla bağlantılı olduğu düşünülen dört belediye çalışanının ifadesine başvurularak dosyadaki kanıtlar güçlendirildi.

Dijital Deliller Ve Belediye Çalışanlarının İfadeleri Karşılaştırıldı

Davanın en çok konuşulan teknik detaylarından biri olan dijital yazışmalar savunma ve iddia makamı arasında büyük bir çekişmeye sahne oldu. İddianamede yer alan bilgilere göre Hasbi Dede ile 16 yaşındaki bir kız çocuğu arasında popüler mesajlaşma uygulaması WhatsApp üzerinden geçtiği öne sürülen mesajlar davanın ana eksenini oluşturdu. Dede savunmasında bu mesajları kendisinin yazmadığını ve söz konusu sosyal medya hesapları ile iletişim araçlarının belediye personeli tarafından da ortaklaşa kullanıldığını ileri sürerek suçlamaları reddetti.

Ancak belediye başkanının bu savunması ifadesine başvurulan personel tarafından desteklenmedi. Olayla ilgili bilgisine başvurulan dört belediye çalışanı uygulamanın ve telefonların başkanın kişisel kontrolünde olduğunu belirterek iddiaları doğrulamadı. Bu gelişme üzerine soruşturmayı yürüten birimler belediyeye ait iletişim cihazlarına ve çalışanların cep telefonlarına teknik inceleme yapılmak üzere el koydu. Siber suçlar birimi tarafından yapılacak olan detaylı inceleme sonucunda mesajların hangi cihazdan ve hangi kullanıcı profilinden gönderildiği kesin olarak saptanacak.

Soruşturmanın Seyrini Değiştiren İtiraz Ve Tutuklama Kararı

Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede hakkında başlatılan soruşturma ilk etapta adli kontrol şartlarıyla başlamış ancak sürecin ilerleyişi savcılığın müdahalesiyle sertleşmişti. 8 Şubat tarihinde gelen şikayet üzerine emniyete ifade vermeye çağrılan Dede için başlangıçta sadece yurt dışına çıkış yasağı getirilmişti. Ancak Görele Cumhuriyet Başsavcılığı'nın eldeki delillerin kuvvetli olduğu ve suçun niteliğinin ağırlığı gerekçesiyle yaptığı itiraz davanın seyrini tamamen değiştiren bir kırılma noktası oldu.

Başsavcılığın itirazı üzerine yeniden ifadeye çağrılan ve mahkemeye çıkarılan Hasbi Dede elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle çocuğa karşı cinsel taciz suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bu karar yerel halk üzerinde büyük bir şok etkisi yaratırken belediye yönetiminin meclis üyeleri arasından seçilecek bir vekil tarafından yürütülmesi süreci başlatıldı. Davanın her aşaması hem hukukçular hem de bölge halkı tarafından pür dikkat takip edilmeye devam ediyor.

Mağdur Tuana Elif Torun'un Şüpheli Ölümü Davaya Gölge Düşürdü

Görele'deki bu karmaşık ve ağır davanın en trajik yönlerinden birini ise mağdur sıfatıyla dosyada yer alan lise öğrencisi Tuana Elif Torun'un akıbeti oluşturdu. Hasbi Dede hakkındaki cinsel taciz iddialarının odağındaki isim olan genç kızın geçtiğimiz günlerde meydana gelen bir trafik kazasında hayatını kaybetmesi olayın boyutunu bambaşka bir noktaya taşıdı. Şüpheli bir kaza sonucu yaşamını yitiren Tuana Elif Torun'un ölümü dava dosyasındaki tanıklık ve delil durumunu nasıl etkileyeceği konusunda soru işaretlerini beraberinde getirdi.

Genç kızın vefatı ilçede derin bir üzüntü yaratırken kazanın oluş şekline dair incelemeler de derinleştirildi. Cinsel taciz davasının en önemli figürünün hayata veda etmesi yargılama sürecinde mağdur beyanlarının nasıl değerlendirileceği tartışmasını başlattı. Ancak hukukçular mevcut dijital delillerin ve tanık ifadelerinin davanın devamı için yeterli olabileceğini belirtiyor. Görele Belediyesi'nin siyasi geleceği ve Hasbi Dede'nin yargılandığı bu ağır dava Türkiye gündemindeki yerini korumaya devam edecek gibi görünüyor.

Bakmadan Geçme