Ekrem İmamoğlu Diploma Davasında Kritik Duruşma Süreci Devam Ediyor

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve halihazırda tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu hakkındaki yargılama süreci yeni bir evreye girdi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve halihazırda tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu hakkındaki yargılama süreci yeni bir evreye girdi. Kamuoyunda geniş yankı uyandıran ve tartışmaların odağında yer alan üniversite diplomasının geçerliliğine dair iddialar bugün yargı makamları önünde dördüncü kez masaya yatırılıyor. Marmara Ceza İnfaz Kurumları yerleşkesi içerisindeki duruşma salonunda gerçekleştirilen celse Türkiye'nin siyasi gündemini de yakından ilgilendiriyor. Sabahın erken saatlerinden itibaren geniş güvenlik önlemleri altında başlayan duruşmada davanın gidişatını belirleyecek önemli hukuki adımların atılması öngörülüyor. Soruşturma kapsamında yöneltilen suçlamalar ve üniversite yönetiminin aldığı kararlar davanın temel dayanağını oluştururken tarafların savunmaları ve sunulan deliller mahkeme heyeti tarafından titizlikle inceleniyor.

Marmara Ceza İnfaz Kurumlarında Görülen Dördüncü Celsede Mütalaa Beklentisi

Davanın dördüncü duruşması saatler on sıfır sıfırı gösterdiğinde yüksek güvenlikli duruşma salonunda başladı. Resmi belgede sahtecilik iddiasıyla yürütülen bu davada gözler iddia makamının sunacağı esas hakkındaki mütalaaya çevrilmiş durumda. Savcılığın mütalaasını açıklamasıyla birlikte davanın karar aşamasına bir adım daha yaklaşacağı düşünülüyor. Ekrem İmamoğlu'nun avukatları duruşma salonunda yerlerini alırken savunma stratejilerinin diploma sürecinin hukuki geçerliliği üzerine kurulacağı tahmin ediliyor. Bu duruşmanın sadece bir belge incelemesinden öte siyasi sonuçları olabilecek bir hukuki süreci temsil etmesi nedeniyle yerleşke önünde de yoğun bir hareketlilik gözlemleniyor. Mahkemenin mevcut delil durumunu ve bilirkişi raporlarını değerlendirerek yargılamayı nasıl yönlendireceği merakla bekleniyor.

İdare Mahkemesinin Oy Birliğiyle Verdiği İptal Kararı Dosyaya Eklendi

Yargılamanın seyrini etkileyen en önemli gelişmelerden biri İstanbul Beşinci İdare Mahkemesi'nin geçtiğimiz ay verdiği karar oldu. Mahkeme İmamoğlu'nun otuz beş yıl önce aldığı diplomanın iptaline karşı açtığı itiraz davasını oy birliğiyle reddetmişti. İdare mahkemesinin gerekçeli kararında idarenin yani üniversite yönetiminin açık hata olarak değerlendirilen işlemleri süre sınırı olmaksızın geri alabileceği görüşü hakim kılındı. Bu karar ceza mahkemesinde görülmekte olan sahtecilik davası için kuvvetli bir hukuki veri niteliği taşıyor. Bir önceki duruşmada ceza mahkemesi bu idari sürecin neticelenmesini bekleme kararı almıştı. İdari yargıdan gelen bu kesinleşmiş ret kararı bugünkü duruşmada savcılığın ve mahkemenin değerlendirmelerinde belirleyici bir rol üstlenecek gibi görünüyor.

Soruşturmanın Başlangıç Noktası Ve Adım Adım Diploma İncelemesi

Tüm bu süreci başlatan olaylar silsilesi aslında iki bin yirmi dört yılının eylül ayında Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi üzerinden yapılan bir ihbar başvurusuyla fitillendi. On sekiz eylül tarihindeki bu başvurunun ardından konu kısa sürede yargıya intikal etti ve ekim ayı başında savcılığa resmi şikayet dilekçesi sunuldu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı iddiaların ciddiyetini göz önüne alarak şubat ayında geniş kapsamlı bir soruşturma başlattı. Söz konusu iddialar İmamoğlu'nun bin dokuz yüz doksan dört yılında İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi'nden mezuniyetine dair belgelerin usulüne uygun düzenlenmediği noktasında yoğunlaştı. Soruşturma derinleştikçe üniversite rektörlüğüne resmi yazılar yazılarak öğrenci kütükleri ve kayıt dosyaları mercek altına alındı. Beş mart iki bin yirmi beş tarihinde ise İmamoğlu bizzat ifade vererek bu suçlamalara karşı kendi savunmasını yapmıştı.

Üniversite Yönetiminin Açık Hata Gerekçesi Ve Hukuki Tartışmalar

Davanın merkezinde yer alan açık hata kavramı hukukçular arasında da farklı görüşlerin ortaya çıkmasına neden oldu. Üniversite yönetimi diploması iptal edilen öğrencinin mezuniyet sürecinde mevzuata aykırı işlemler tespit edildiğini ileri sürerek otuz beş yıllık bir geçmişe sahip olan mezuniyet işlemini iptal etmişti. Bu durumun kamu düzenini ilgilendiren bir hata olup olmadığı veya zaman aşımı sürelerinin bu tür durumlarda nasıl işleyeceği davanın en kritik hukuki tartışma başlığını oluşturuyor. İdare hukukunun temel ilkelerine göre yapılan bu iptal işlemi ceza davasındaki sahtecilik kastı unsuruyla birleştirilmeye çalışılıyor. Savunma tarafı ise bunca yıl sonra yapılan bir işlemin hukuki güvenlik ilkesini zedelediğini savunurken iddia makamı ise sahte olduğu iddia edilen bir belgenin hiçbir zaman geçerlilik kazanamayacağını vurguluyor.

Bakmadan Geçme