Dışişleri Bakanlığı'ndan Yunanistan'ın İddialarına Yanıt Gecikmedi!
Yunan makamlarının işgal dönemine ilişkin tarihi gerçeklerle bağdaşmayan iddialarına Ankara'dan tepki gecikmedi. Dışişleri Bakanlığı, Atina yetkililerini ciddiyete çağırarak Lozan Barış Antlaşması'ndaki katliam ve tazminat maddesini sert bir dille hatırlattı.
Ankara ile Atina hattında tarihi söylemler üzerinden yeni bir gerilim patlak verdi. Dışişleri Bakanlığı, Yunan yetkililerin Anadolu'nun işgal edildiği yıllara ilişkin yaptığı açıklamalara sert bir yazılı metinle karşılık verdi. Yunan kanadından yükselen iddiaların tamamen gerçek dışı ve dayanıksız olduğunu vurgulayan Türk diplomasisi, karşı tarafı sorumlu bir dil kullanmaya çağırdı.
Lozan Barış Antlaşması'nın 59. Maddesi Yeniden Gündemde
Bakanlık tarafından yayımlanan resmi metinde, Yunan makamlarının geçmişte Anadolu topraklarında yürüttüğü işgal hareketlerine dair gerçekleri saptırmaya çalıştığı ifade edildi. Açıklamada, Yunan ordusunun o dönemde sivil ahaliye yönelik gerçekleştirdiği toplu katliamların ve yıkımların tarihi kayıtlarla sabit olduğu vurgulandı. Atina yönetiminin bu suçları geçmişte kabul ettiğine dikkat çekilen değerlendirmede, uluslararası hukuki sorumluluğun altı çizildi.
Dışişleri Bakanlığı açıklamasında şu ifadelere yer verildi: 'Yunan makamlarının, Yunanistan'ın Anadolu'yı işgal ve istila çabasında olduğu döneme dair mesnetsiz açıklamalarını reddediyor, Yunan yetkilileri ciddiyete ve aklıselime davet ediyoruz. Bu vesileyle, Yunanistan'ın bu dönemde Anadolu'da sivil halka karşı toplu katliamlar ve yıkımlar gerçekleştirdiğini, söz konusu suçları ve tazminat ödemeyi Lozan Barış Antlaşması'nın 59. maddesi uyarınca kabul ettiğini hatırlatıyoruz.'
Diplomaside Aklıselim Ve Ciddiyet Çağrısı
Türk diplomasisi, komşu ülkenin iç siyaset kaygılarıyla tarihi olguları çarpıtma girişimlerine geçit vermeyeceğini net bir biçimde gösterdi. Atina hükümetinin mesnetsiz iddialar üzerinden gerilimi tırmandırmak yerine aklıselimle hareket etmesi gerektiği kaydedildi. Uluslararası antlaşmalarla karara bağlanmış tarihi gerçeklerin yok sayılamayacağı vurgulanarak, Yunan makamlarına ciddiyet uyarısında bulunuldu.