Darülaceze Paralı mı? İşte Ücretler ve Başvuru Şartları!

Osmanlı Hükümdarı Sultan 2. Abdülhamid Han tarafından kurulan Darülaceze, kurulduğu tarihten bu yana toplumun bakıma muhtaç kesimlerine kucak açmaya devam ediyor.

Osmanlı Hükümdarı Sultan 2. Abdülhamid Han tarafından kurulan Darülaceze, kurulduğu tarihten bu yana toplumun bakıma muhtaç kesimlerine kucak açmaya devam ediyor. Osmanlı döneminde sokağa terk edilmiş çocukları, kimsesiz yaşlıları ve engelli vatandaşları koruma altına almak amacıyla faaliyete geçen bu köklü yapı, modern Türkiye'de de sosyal devlet anlayışının en canlı örneklerinden biri olarak varlığını sürdürüyor. Günümüzde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren bu devasa kuruluş, sadece barınma ihtiyacını karşılamakla kalmayıp bünyesindeki sakinlerin her türlü sağlık, rehabilitasyon ve sosyal ihtiyaçlarını üst düzey imkanlarla karşılıyor.

Yaklaşık 130 yıllık kesintisiz bir geçmişe sahip olan kuruluş, asırlar boyu din, dil, ırk ve cinsiyet ayrımı gözetmeksizin kapılarını muhtaç insanlara açmış durumda. İnsan onuruna yakışır bir yaşam standardı sağlamayı ilke edinen kurum, tarihi mirasını korurken gelişen teknoloji ve yeni sosyal hizmet modellerine de hızlıca entegre oluyor. Kuruluşun genel yapısı incelendiğinde, toplumsal dayanışmanın ve hayırseverlik kültürünün harmanlandığı özel bir merkez olduğu net bir şekilde görülüyor.

Çeşitlilik Gösteren Hizmet Modelleri Ve Mali Yapı

Vatandaşların zihnini en çok meşgul eden konulardan biri de bu şefkat yuvasının sunduğu imkanların finansal boyutudur. Özel bütçeli bir kamu tüzel kişiliği olarak hizmet veren kurumda, sunulan desteklerin mali yapısı başvurulan modelin niteliğine göre şekilleniyor. Geleneksel sosyal hizmet kanadı kapsamında, herhangi bir geliri veya bakıcısı bulunmayan, ekonomik yetersizlik içindeki kimsesiz vatandaşlara tamamen ücretsiz bir şekilde kucak açılıyor. Bu kanattaki tüm giderler hayırseverlerin bağışları, mülk gelirleri ve kurumsal özkaynaklar kanalıyla kesintisiz biçimde finanse ediliyor.

Diğer taraftan kurum bünyesinde gelişen yeni ihtiyaçlara yanıt verebilmek adına alternatif yaşam modelleri de uygulanıyor. Özellikle bünyesindeki özel bakım ünitelerinde ya da belirli bağış koşulları doğrultusunda sunulan konaklama seçeneklerinde farklı finansal yöntemler geçerlilik kazanıyor. Belirli bir ömür boyu bakım güvencesi almak isteyen veya özel yaşam alanlarını tercih eden bireyler için bağış karşılığı ya da ücretli konaklama imkanları sağlanabiliyor. Bu durum kurumun tamamen ücretli ya da tamamen ücretsiz olarak nitelendirilmesini engelliyor ve esnek bir hizmet yapısının varlığını ortaya koyuyor.

İstanbul Şehrindeki İki Dev Sosyal Kampüs

Metropol genelinde hizmet alanını genişleten kurum, günümüzde İstanbul kent sınırları içerisinde yer alan 2 büyük merkez üzerinden faaliyetlerini organize ediyor. Kurumun merkez üssü konumundaki tarihi yapı, Şişli ilçesine bağlı Okmeydanı semtinde konumlanıyor. Darülaceze Caddesi üzerindeki 51 numaralı adreste yer alan bu tarihi yerleşke, yeşil alanları, poliklinik binaları ve yetişkin bakım bölümleriyle uzun yıllardır kesintisiz bir yaşam alanı sunuyor. Şehrin merkezindeki bu alan, ulaşım kolaylığı ve tarihi atmosferiyle öne çıkıyor.

Son dönemde hayata geçirilen en büyük sosyal projelerden biri olan Arnavutköy Sosyal Yaşam Şehri ise kurumun ikinci büyük merkezini oluşturuyor. Modern mimari tekniklerle tasarlanan bu yeni nesil dev kampüs, yaşlı ve engelli bireylerin tüm gereksinimlerini karşılayacak ileri seviye teknolojik ve tıbbi donanımlara sahip. Arnavutköy yerleşkesi sayesinde çok daha fazla sayıda muhtaç vatandaşa ulaşılması ve sunulan bakım kalitesinin uluslararası standartlara taşınması hedefleniyor.

Kabul Sürecinde Dikkat Edilen Temel Kriterler

Bu tarihi kuruma kabul edilmek isteyen bireyler için belirlenmiş çeşitli sosyal ve tıbbi kriterler bulunuyor. Değerlendirme heyetleri tarafından yürütülen inceleme sürecinde başvuru sahibinin yaşı, fiziksel sağlık durumu, zihinsel yeterliliği ve sosyal güvencesinin bulunup bulunmadığı detaylıca analiz ediliyor. Yaşlılık sebebiyle kendi temel ihtiyaçlarını karşılayamayan, bakımını üstlenecek bir yakını bulunmayan ve muhtaç durumdaki kişilerin başvuruları öncelikli olarak işleme alınıyor.

Başvuru işlemleri sadece kişinin kendisi tarafından değil, kanuni temsilcileri, yakınları veya resmi idari kurumlar aracılığıyla da başlatılabiliyor. Fiziksel engeli nedeniyle günlük yaşam aktivitelerini sürdürmekte zorlanan ve ekonomik yoksunluk çeken bireyler, yapılan saha incelemelerinin ardından uygun görülen ünitelere yerleştiriliyor. Sosyal inceleme uzmanları tarafından hazırlanan raporlar doğrultusunda adayın hangi bakım modeline uygun olduğu netleştiriliyor.

Bünyede Barındırılan Kapsamlı Sosyal İmkanlar

Merkez bünyesinde yaşamını sürdüren sakinlerin sadece temel barınma ve gıda ihtiyaçları karşılanmakla kalmıyor, aynı zamanda 24 saat esasına dayalı kapsamlı bir sağlık hizmeti sunuluyor. Yerleşkeler içerisinde yer alan klinikler, fizyoterapi salonları ve psikolojik danışmanlık birimleri sayesinde sakinlerin kronik rahatsızlıkları takip ediliyor ve rehabilitasyon süreçleri yürütülüyor. Bunun yanı sıra uzman kadrolar eşliğinde kişiye özel bakım planları hazırlanıyor.

Sakinlerin zihinsel ve sosyal açıdan aktif kalmalarını sağlamak adına çeşitli atölyeler ve hobi alanları da aktif olarak kullanılıyor. El sanatları, müzik, resim ve bahçe işleri gibi faaliyetlerle kurum sakinlerinin hayat kalitesi artırılıyor. Ayrıca yetişkin ünitelerinin yanında yer alan çocuk bakım bölümleri de kimsesiz miniklere güvenli bir yuva ortamı sunuyor. Tüm bu olanaklar, bireylerin yalnızlık hissetmeden, toplumla bağlarını koparmadan huzurlu bir şekilde yaşamlarını sürdürmelerine zemin hazırlıyor.

Bakmadan Geçme