Çalışmadan Emekli Olmayı Düşünenler için 3 Yöntem Açıklandı
Emeklilik sistemiyle ilgili merak edilen başlıklar yeniden tartışılmaya başlandı. Özellikle aktif olarak bir işte çalışmayan ancak ileride emekli maaşı almak isteyen vatandaşlar için Sosyal Güvenlik Kurumu mevzuatında yer alan bazı yöntemler dikkat çekiyor.
Emeklilik sistemiyle ilgili merak edilen başlıklar yeniden tartışılmaya başlandı. Özellikle aktif olarak bir işte çalışmayan ancak ileride emekli maaşı almak isteyen vatandaşlar için Sosyal Güvenlik Kurumu mevzuatında yer alan bazı yöntemler dikkat çekiyor. 2008 sonrası yapılan düzenlemelerle emeklilik şartları daha sıkı kurallara bağlanmış olsa da, belirli koşulları taşıyan kişiler için sistem içinde farklı seçenekler bulunuyor.
Çalışma hayatına ara vermiş olanlar, prim gününü tamamlayamayanlar ya da hiç sigortalı bir işte çalışmayanlar için yasal zeminde üç temel yöntem öne çıkıyor. Uzmanlar, bu yolların doğru planlama ile emeklilik hakkı kazanma imknı sunduğunu belirtiyor.
Doğum Borçlanması ile Prim Tamamlama İmknı
Sigorta başlangıcı bulunan kadınlar için en bilinen yöntemlerden biri doğum borçlanması olarak öne çıkıyor. Mevzuata göre sigortalı olduktan sonra dünyaya gelen çocuklar için belirli sürelerin borçlanılması mümkün oluyor. Bu uygulama sayesinde kadın sigortalılar, iş hayatına ara verdikleri dönemleri prim gününe ekletebiliyor.
Her çocuk için iki yıla kadar borçlanma hakkı tanınırken, en fazla üç çocuk üzerinden işlem yapılabiliyor. Bu da toplamda altı yıl yani 2160 güne kadar prim kazanımı anlamına geliyor. Prim gün sayısında eksiği bulunan bir anne, toplu ödeme yaparak bu günleri sisteme ekleyebiliyor.
Uzmanlar, borçlanma tutarının başvuru yapılan tarihteki asgari ücret üzerinden hesaplandığını hatırlatıyor. Yaş şartını da karşılayan kişiler, prim günlerini tamamladıktan sonra emeklilik başvurusu yapabiliyor.
İsteğe Bağlı Sigorta ile Sisteme Dahil Olmak
Herhangi bir iş yerinde çalışmayan ya da sigortalı bir işte kaydı bulunmayan kişiler için isteğe bağlı sigorta seçeneği devreye giriyor. Bu sistem, kişiye kendi primini ödeyerek emeklilik hakkı kazanma fırsatı sunuyor.
İsteğe bağlı sigorta kapsamında başvuru yapan kişi, belirlenen oran üzerinden aylık prim ödemesi yapmayı taahhüt ediyor. Ödenen primler hem emeklilik gün sayısına ekleniyor hem de sağlık hizmetlerinden yararlanma imknı sağlıyor.
Bu yöntem özellikle ev hanımları, serbest çalışanlar veya belirli dönemlerde iş hayatına ara vermiş kişiler tarafından tercih ediliyor. Düzenli ödeme yapıldığında prim gün sayısı zaman içinde tamamlanabiliyor ve yaş şartı da sağlandığında emeklilik hakkı doğuyor.
Evde Üretim Yapanlara Esnaf Muafiyeti Avantajı
Ev ekonomisine katkı sağlayan ve kendi üretimini yapan kişiler için esnaf muafiyeti kapsamında sigortalılık imknı bulunuyor. Evde el işi, gıda üretimi ya da benzeri faaliyetlerde bulunan kişiler, vergi dairesinden alacakları belge ile bu kapsama dahil olabiliyor.
Esnaf muafiyet belgesi alan kişiler vergiden muaf tutulurken, sosyal güvenlik açısından da avantaj elde ediyor. Bu kapsamda prim ödemeleri daha düşük gün üzerinden yapılabiliyor ancak hizmet süresi tam ay olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlar, bu sistemin özellikle ev hanımları için önemli bir sosyal güvence oluşturduğunu ifade ediyor. Düzenli prim ödemesiyle birlikte uzun vadede emeklilik hakkı kazanmak mümkün olabiliyor.
Doğru Planlama Emekliliği Yaklaştırıyor
SGK mevzuatında yer alan bu yöntemler, aktif çalışma hayatında olmayan kişiler için alternatif bir güvence sunuyor. Ancak her bireyin sigorta geçmişi, yaş durumu ve prim eksiği farklı olduğu için başvuru öncesinde detaylı hesaplama yapılması önem taşıyor.
Uzmanlar, vatandaşların mevcut prim durumlarını kontrol ederek hangi yöntemin kendileri için daha uygun olduğunu belirlemesi gerektiğini vurguluyor. Yanlış planlama, gereksiz maliyetlere yol açabiliyor.
Çalışmadan emekli olma fikri birçok kişi için uzak görünse de mevzuatta yer alan bu uygulamalar, belirli şartları sağlayanlara yasal bir çerçevede emeklilik kapısını aralayabiliyor.
Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım