Bilim Dünyasını Sarsan Araştırma! Yalnızlık Ömrünüzden Tam 6 Yılı Çalıyor Olabilir
Sadece uzun yaşamak, kaliteli bir hayat sürdürmek için yeterli gelmiyor. Yaşamın ne kadarının kronik fiziksel ve ruhsal hastalıklardan uzak geçirildiği sorusu, tıp dünyasının odağında yer alıyor. ABD'de Tulane Üniversitesi tarafından yürütülen ve saygın bilim dergisi Nature Communications'ta yayımlanan geniş kapsamlı yeni bir araştırma, sosyal izolasyon ile yalnızlık hissinin insan ömrü ve sağlığı üzerindeki yıkıcı etkilerini çarpıcı verilerle ortaya koydu.
Yaşları 40 ila 69 arasında değişen 277 binden fazla katılımcının verileriyle gerçekleştirilen çalışmada; diyabet, kalp hastalığı, kanser, depresyon ve anksiyete gibi temel rahatsızlığı bulunmayan bireyler incelemeye alındı. Araştırma sonuçlarına göre, hem sosyal olarak izole olan hem de yalnızlık hisseden kişilerin hastalıksız yaşam süresi belirgin şekilde kısaldı.
Fiziksel hastalıklara yakalanmadan geçirilen süre kadınlarda 2,4 yıl, erkeklerde ise 1,7 yıl azalırken; asıl büyük kırılma ruh sağlığında yaşandı. Zihinsel rahatsızlıklar yaşamadan geçen süre kadınlarda 3,7 yıl kısalırken, erkeklerde bu kaybın 5,8 yıla (yaklaşık 6 yıla) kadar ulaştığı saptandı.
Yalnız Olmak ve 'Yalnız Hissedememek' Arasındaki İnce Çizgi
Çalışmayı yürüten bilim insanları, sosyal izolasyon ile yalnızlığın birbiriyle ilişkili fakat birbirinden tamamen farklı kavramlar olduğunu vurguluyor. Sosyal izolasyon, bireyin kurduğu temasların sayısal ve fiziksel sıklığıyla ölçülebilirken; yalnızlık, mevcut ilişkilerin kalitesinden duyulan tatminle, yani tamamen öznel duygularla şekilleniyor. Dolayısıyla kalabalık bir çevrede yaşayıp sıkça etkileşim kuran bir kişi dahi derin bir yalnızlık hissiyle karşı karşıya kalabiliyor.
Sağlıklı Yaşam Alışkanlıkları Yalnızlığın Hasarını Tek Başına Onaramıyor
Araştırmanın dikkat çeken bir diğer çıktısı ise yaşam tarzı faktörleri oldu. Dengeli beslenme, düzenli egzersiz yapma, yeterli uyku ve sigarasız yaşam gibi sağlıklı alışkanlıkların, sosyal izolasyonun getirdiği olumsuz sağlık risklerini kısmen telafi edebildiği görüldü. Ancak aynı durum yalnızlık hissi için geçerli olmadı; duygusal olarak yalnız hisseden bireylerde sağlıklı alışkanlıkların yarattığı koruyucu halkanın, zihinsel riskleri azaltmada tek başına yeterli gelmediği belirlendi.