Beyaz Kıta'da 10 Yıllık Türk İmzası

Türkiye, 2015 yılında başlayan Antarktika serüveninde 10'uncu yılına girerken, Horseshoe Adası'nda kurulması planlanan kalıcı bilim üssüyle 'gözlemci' statüsünden 'danışman ülke' konumuna geçmeye hazırlanıyor. 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi için gün sayan Türk bilim heyeti, iklim değişikliğinden deniz bilimlerine kadar pek çok kritik alanda topladığı verilerle kıtanın geleceğinde söz sahibi olmayı hedefliyor.

Türkiye'nin 'Beyaz Kıta' Antarktika'daki bilimsel yolculuğu, 17 Ocak 2015'te atılan ilk adımların ardından bugün küresel bir aktör olma vizyonuna dönüştü. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Kutup Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi koordinesinde 2017'de başlayan profesyonel süreç, bugün Cumhurbaşkanlığı himayesinde ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde dev bir devlet politikası olarak sürdürülüyor. TÜBİTAK MAM Kutup Araştırmaları Enstitüsü (KARE) koordinasyonunda ve Prof. Dr. Burcu Özsoy öncülüğünde yürütülen çalışmalar, Türkiye'nin kutup bölgelerindeki varlığını kalıcı hale getirmeyi amaçlıyor.

Horseshoe Adası: Bilimin Yeni Kararghı

Türkiye'nin bölgedeki stratejik gücünü pekiştirecek en önemli adım, Horseshoe Adası'ndaki geçici kampın kalıcı bir bilim üssüne dönüştürülmesi projesi oldu. Bu fiziksel yapı, yalnızca bir tesis değil, aynı zamanda Türkiye'nin Antarktika Antlaşmalar Sistemi'nde 'Danışman Ülke' statüsüne geçerek kıtanın geleceğine dair kararlarda oy hakkına sahip olması için temel anahtar niteliği taşıyor. Türk bilim insanları, bu üs sayesinde bölgede yıl boyu kalarak jeolojiden atmosferik gözlemlere kadar kesintisiz veri akışı sağlayacak.

Küresel Bilim Literatürüne Türk Katkısı

Bugüne kadar başarıyla tamamlanan 9 ulusal seferde Türk bilim ekipleri, dünya çapında yankı uyandıran araştırmalara imza attı. Kutuplar arası atmosferik etkileşimlerin incelenmesinden deniz seviyesindeki milimetrik ölçümlere kadar geniş bir yelpazede çalışan ekipler, özellikle şu alanlarda öne çıktı:

Tıp ve Eczacılık: Ekstrem koşullarda yaşayan bakteri ve liken türleri üzerinde yapılan çalışmalarla yeni ilaç geliştirme süreçlerine umut olundu.

Çevre ve Kirlilik: Dünyanın en bakir bölgesi kabul edilen kıtadaki mikroplastik varlığı haritalandırıldı.

Yer Kabuğu Hareketleri: Adaya kurulan Küresel Konumlama Uydu Sistemleri (GNSS) istasyonları ile yer kabuğu hareketleri anlık takip edilmeye başlandı.

'Masada Söz Sahibi Olmak Bir Zorunluluk'

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye'nin kutup çalışmalarındaki kararlılığını vurgulayarak, bu varlığın küresel bilim yarışında bir zorunluluk olduğunu ifade etti. Bakan Kacır, bugüne kadar 14 ülkeyle işbirliği anlaşması imzalandığını belirterek şu bilgileri paylaştı: 'Antarktika Antlaşması'nda istişari taraf olmak üzere diplomatik ve teknik tüm hazırlıkları yürütüyoruz. Amacımız, kıtanın yönetimine ilişkin kararlarda söz ve oy hakkına sahip olmak. Kurulan Kutup Bölgeleri Koordinasyon Kurulu; lojistik altyapıdan insan kaynağının güçlendirilmesine kadar stratejik ve diplomatik varlığımızı pekiştirecek yol haritasını yönetecek.'

Onuncu Sefer İçin Geri Sayım

Bu ay içinde gerçekleştirilmesi planlanan 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi ile Türkiye, bölgedeki kesintisiz veri toplama yeteneğini bir üst seviyeye taşıyacak. Kendi mühendislik çözümleriyle zorlu coğrafyada varlık gösteren Türk bilim heyeti, uluslararası literatüre her yıl onlarca yeni makale kazandırarak 'kutup gücü' olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.

Bakmadan Geçme