Başkentte Yaşlı Vatandaşları Hedef Alan Sahte Kamu Görevlisi Şebekesine Ağır Darbe
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından titizlikle yürütülen geniş kapsamlı dolandırıcılık soruşturmasında emniyet güçleri organize bir suç örgütünü daha deşifre ederek büyük bir operasyona imza attı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından titizlikle yürütülen geniş kapsamlı dolandırıcılık soruşturmasında emniyet güçleri organize bir suç örgütünü daha deşifre ederek büyük bir operasyona imza attı. Kendilerini polis, jandarma veya savcı olarak tanıtarak toplumun en hassas kesimi olan yaşlı vatandaşların duygularını ve devlet kurumlarına olan güvenlerini istismar eden şebekeye yönelik yapılan çalışmalarda çarpıcı bilgilere ulaşıldı. Ankara Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin aylar süren teknik ve fiziki takibi neticesinde yasa dışı yollarla elde ettikleri kişisel verileri kullanan zanlıların kurdukları sistemli yapı tamamen çökertildi. Operasyon kapsamında gözaltına alınan yirmi iki şüphelinin tamamı çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilirken yürütülen bu adli sürecin detayları kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Şebekenin mağdurları üzerinde kurduğu psikolojik baskı ve kullandığı yöntemler dijital çağda dolandırıcılığın ulaştığı tehlikeli boyutu bir kez daha gözler önüne serdi.
Terör Örgütü Yalanıyla Kurulan Psikolojik Baskı Mekanizması
Suç örgütünün çalışma yöntemlerini inceleyen uzmanlar şüphelilerin hedef seçtikleri vatandaşları ikna etmek için oldukça karanlık bir senaryo kurguladıklarını belirlediler. Zanlılar telefonla ulaştıkları mağdurlara kimlik bilgilerinin terör örgütlerinin eline geçtiğini ve adlarına yasa dışı işlemler yapıldığını iddia ederek söze başlıyorlardı. Özellikle Fetullahçı Terör Örgütü gibi yapıların isimlerini kullanarak vatandaşların korku ve panik duygularını tetikleyen çete üyeleri kendilerini devletin operasyon yürüten birimleri olarak lanse ediyorlardı. Mağdurlara yönelik olarak 'Kimliğiniz terör finansmanında kullanılıyor, sizi bu durumdan kurtarmamız için iş birliği yapmanız gerekiyor' şeklinde ifadeler kullanan şüpheliler bu sayede kişilerin mantıklı düşünme yetisini devre dışı bırakıyorlardı. Vatandaşların bu yolla ikna edilmesiyle birlikte operasyonun ikinci aşamasına yani maddi varlıkların ele geçirilmesi sürecine geçiliyordu.
Emanet Altın Ve Para Yalanıyla Gerçekleşen Soygun Süreci
Vatandaşların güvenini kazanan sahte kamu görevlileri evlerde bulunan ziynet eşyalarının ve nakit paraların sözde bir inceleme süreci için devletin güvencesine alınması gerektiğini savunuyorlardı. Şüpheliler mağdurlara 'Evinizdeki altınları ve paraları kapıya gelecek olan sivil görevliye teslim edin, biz bu eşyalar üzerinde parmak izi çalışması ve balistik inceleme yapacağız, işlemler bitince her şeyi size eksiksiz iade edeceğiz' diyerek büyük bir aldatmaca içine giriyorlardı. Bazı durumlarda ise vatandaşların banka hesaplarındaki paraların teminat olarak belirlenen hesaplara aktarılması isteniyordu. Kapıya gelen ve sivil polis süsü verilen suç ortakları yaşlı vatandaşların yıllarca biriktirdiği birikimlerini ellerinden alıp hızla olay yerinden uzaklaşıyorlardı. Ankara genelinde toplamda on bir vatandaşın bu sinsi yöntemle mağdur edildiği ve milyonlarca liralık vurgun yapıldığı tespit edildi.
Teknik Takip Ve Titiz Saha Çalışmasıyla Gelen Operasyon
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Sahtecilik ve Dolandırıcılık Suçları Soruşturma Bürosu koordinasyonunda hareket eden asayiş ekipleri şikayetlerin artması üzerine düğmeye bastı. Teknolojik imkanları en üst seviyede kullanan emnimet birimleri şüphelilerin telefon trafiklerini ve saha hareketliliğini günlerce takip etti. Çete üyelerinin birbirleriyle olan irtibat noktaları ve elde edilen haksız kazancın nasıl paylaşıldığı tek tek raporlandı. Ankara merkezli yürütülen ve birçok adrese eş zamanlı olarak düzenlenen baskınlarda suç işlemek amacıyla kullanılan dijital materyaller, çok sayıda telefon hattı ve mağdurlara ait olduğu değerlendirilen veriler ele geçirildi. Polis ekiplerinin profesyonelce yürüttüğü bu operasyon benzer suçlara meyilli olan yapılar için de caydırıcı bir mesaj niteliği taşıdı.
Vatandaşların Dolandırıcılık Tuzaklarına Karşı Bilinçlendirilmesi Gerekliliği
Yaşanan bu son hadise emniyet ve yargı birimlerinin vatandaşlara yönelik uyarılarını bir kez daha gündeme taşıdı. Yetkililer hiçbir polis veya savcının operasyon bahanesiyle vatandaşlardan para, altın veya ziynet eşyası talep etmeyeceğinin altını çiziyor. Devletin güvenlik güçlerinin telefon üzerinden talimatla vatandaştan maddi bir talepte bulunmasının hukuken ve usulen imkansız olduğu belirtiliyor. Bu tür aramalara maruz kalan kişilerin hiç vakit kaybetmeden görüşmeyi sonlandırıp en yakın emniyet birimine veya 112 Acil Çağrı Merkezi'ne durumu bildirmesi hayati önem arz ediyor. Özellikle teknolojiye mesafeli olan yaşlı bireylerin bu konularda aileleri ve çevreleri tarafından sürekli bilgilendirilmesi benzer mağduriyetlerin yaşanmaması için en etkili savunma yöntemi olarak görülüyor. Suçluların yöntem değiştirmeye devam ettiği bu süreçte toplumsal farkındalığın artması dolandırıcıların manevra alanını daraltacaktır.