Bağ-Kur'da 7200 Gün Düştü mü? Erken Emeklilik Şartları İçin Kritik Açıklama!

Türkiye genelindeki milyonlarca esnaf ve sanatkârın uzun süredir büyük bir umutla beklediği sosyal güvenlik alanındaki reform adımları nihayet somut bir aşamaya geldi.

Türkiye genelindeki milyonlarca esnaf ve sanatkrın uzun süredir büyük bir umutla beklediği sosyal güvenlik alanındaki reform adımları nihayet somut bir aşamaya geldi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının teknik çalışmalarını tamamladığı yeni düzenleme ile birlikte, Bağ-Kur sigortalılarının emeklilik için yerine getirmek zorunda olduğu prim yükünün hafifletilmesi amaçlanıyor. Kamuoyunda ve esnaf odalarında büyük yankı uyandıran bu hamle, özellikle küçük işletme sahiplerinin ekonomik yükümlülüklerini azaltarak sosyal devlet ilkesini güçlendirmeyi hedefliyor.

Yasal sürecin TBMM genel kuruluna taşınmasıyla birlikte, esnafın gözü kulağı Ankara'dan gelecek resmi açıklamalara ve oylama sonuçlarına kilitlenmiş durumda bulunuyor. Hükümet kanadından yapılan açıklamalar, söz konusu düzenlemenin ilk torba yasa maddeleri arasında yer alacağını ve kısa süre içerisinde yasalaşarak yürürlüğe gireceğini gösteriyor. Bu adımın hayata geçmesiyle birlikte, yıllardır SSK mensupları ile Bağ-Kur mensupları arasında devam eden eşitsizliğin de ortadan kaldırılması yolunda çok büyük bir eşik aşılmış olacak.

Sosyal Güvenlik Sisteminde Norm Birliği Ve Prim Eşitliği Çalışmaları Hız Kazandı

Sosyal güvenlik sisteminin 2008 yılında geçirdiği köklü reform süresince işçi statüsünde çalışanlar ile memurların emeklilik haklarında standartlar belirlenirken esnaflar için farklı bir barem uygulanmıştı. O dönem yürürlüğe giren mevzuata göre SSK ve Emekli Sandığı mensupları yirmi yıllık prim ödemesiyle süreci tamamlayabilirken, kendi namına çalışan Bağ-Kur'lular yirmi beş yıl boyunca kesintisiz ödeme yapmak durumunda bırakılmıştı. Bu durum, küçük işletmelerin sahiplerinin hem daha fazla finansal yük altına girmesine hem de akranlarına göre beş yıl daha geç emeklilik hakkı kazanmasına yol açıyordu.

Geliştirilen yeni kanun teklifi, söz konusu adaletsizliği kökten çözerek tüm sigorta kollarını tek bir çatı altında ve eşit şartlarda buluşturmayı esas alıyor. Bakanlığın üzerinde çalıştığı formül sayesinde, esnaf ve sanatkrların ödemekle yükümlü olduğu toplam gün sayısı dokuz binden yedi bin iki yüze çekilerek net bir şekilde beş yıllık bir avantaj sağlanıyor. Bu sayede bakkal, kuaför, terzi ve marangoz gibi küçük ölçekli işletmeler fahiş prim ödemelerinden kurtularak nefes alma imknı elde edecek.

Yeni Düzenlemenin Kapsamı Ve Küçük Esnafı Rahatlatacak Muafiyet Şartları

Mevzuatın yasalaşma sürecinde en çok merak edilen hususların başında, bu tarihi kolaylıktan hangi Bağ-Kur sigortalılarının ne şekilde yararlanacağı sorusu geliyor. Bakanlık kaynaklarından sızan bilgilere göre reformun tüm Bağ-Kur mensuplarını körü körüne kapsamayacağı, bunun yerine belirli bir çalışan sınırı olan küçük esnaflara odaklanacağı belirtiliyor. Yanında on ve daha az işçi çalıştıran, mikroyapıdaki aile işletmeleri ile basit usule tabi vergi mükellefleri bu kanuni düzenlemenin birincil öncelikli faydalanıcısı konumunda yer alacak.

Büyük sermaye sahipleri ile holding düzeyindeki Bağ-Kur mükelleflerinin kapsam dışında tutulması planlanırken, bizzat tezgahının başında durarak ekmeğini kazanan gerçek esnafın korunması gözetiliyor. Yapılacak olan bu hassas ayrım sayesinde sosyal güvenlik sisteminin aktüeryal dengesi yani gelir gider dengesi korunmuş olacak. Düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte şartları karşılayan yüz binlerce küçük esnaf, prim günlerini tamamlamış sayılarak yaş haddini beklemeye başlayabilecek.

Emeklilik Tercihlerini Belirleyen Son Bin İki Yüz Altmış Bir Gün Kuralı Tarihe Karışıyor

Mevcut sosyal güvenlik mevzuatında yer alan ve sigortalıların emeklilik haklarını doğrudan etkileyen son yedi yıllık fiili hizmet süresi kuralı tamamen revize ediliyor. Cari sisteme göre bir çalışanın hangi sigorta kolundan emekli olacağını, son yedi yıllık sigortalılık süresi içinde en fazla prim yatırdığı kurum belirliyor. Bu durum, ömrünün büyük kısmını Bağ-Kur bünyesinde geçirmiş olsa bile son bin iki yüz altmış bir günü SSK'lı olarak tamamlayan kişilerin işçi statüsünde emekli olmasına imkn tanıyordu.

Yeni yasal düzenleme ile birlikte bu karmaşık ve zaman zaman hak kayıplarına yol açan hesaplama yöntemi tamamen ortadan kaldırılarak sistem sadeleştiriliyor. Sigortalıların çalışma hayatının bütününe bakılarak, hangi kurumda ne kadar süre kaldıklarından bağımsız olarak hakkaniyetli bir aylık bağlama sistemi kurulması amaçlanıyor. Böylece esnaflar, SSK statüsüne geçiş yapmak için suni iş yeri değişiklikleri yapmak ya da başkalarının yanında çalışıyor gibi görünmek zorunda kalmayacak.

Kadın Ve Erkek Sigortalılar İçin Yaş Ve Prim Dengesi Yeniden Kuruluyor

Yapılması planlanan yasal değişiklik sadece prim gün sayısını azaltmakla kalmayıp, kadın ve erkek esnafların emeklilik yaş standartları ile olan ilişkisini de yeniden düzenliyor. Mevcut uygulamada kadın Bağ-Kur'lular elli sekiz yaşında ve dokuz bin günle, erkekler ise altmış yaşında ve yine dokuz bin günle emekli olabilirken, yeni sistemde yaş hadleri sabit tutuluyor. Yani yaş şartında herhangi bir indirim yapılmazken, yaşa ulaşmak için gerekli olan çalışma süresi bin sekiz yüz gün erkene çekilmiş oluyor.

Bu durum, primini yıllar öncesinden tamamlamış ancak yaşını bekleyen esnaflar için büyük bir finansal rahatlama anlamına geliyor zira fazladan prim ödeme zorunluluğu ortadan kalkıyor. Özellikle ekonomik olarak dalgalı dönemlerden geçen küçük işletmeler, her ay düzenli olarak devlete ödemek zorunda oldukları yüksek prim tutarlarını işletmelerini büyütmek için kullanabilecek. Meclis genel kurulundaki görüşmelerin tamamlanmasının ardından Resmi Gazete'de yayımlanacak olan metin, Türk çalışma hayatında yepyeni bir dönemin kapısını aralayacak.

Bakmadan Geçme