Aracınızın Aküsü Bitiyor Olabilir: İşte En Belirgin İşaretler!

Motorlu taşıtlarda sıkça görülen elektrik kesintileri, ulaşım konforunu olumsuz etkileyen unsurların başında gelir.

Motorlu taşıtlarda sıkça görülen elektrik kesintileri, ulaşım konforunu olumsuz etkileyen unsurların başında gelir. Sürücülerin günlük kullanımda fark etmeden yaptığı bazı basit hatalar, sistem içerisindeki kimyasal dengenin bozulmasına yol açarak enerji depolama kapasitesini sıfırlamaktadır. Sürüş sonrasında açık bırakılan farlar, araç içi aydınlatmalar veya tam kapanmayan kapılar nedeniyle açık kalan ikaz lambaları, gece boyunca sabit bir akım çekerek depolanan tüm enerjiyi tüketmektedir. Sadece aydınlatma elemanları değil, sonradan araca eklenen yüksek güçlü ses sistemleri veya araç içi kameralar da kont Kontak kapalıyken çalışmaya devam ettiğinde benzer deşarj süreçlerine zemin hazırlamaktadır.

Söz konusu deşarj durumlarında tek etken kullanıcı hataları değildir. Şarj sistemini oluşturan alternatif akım üretecinin arızalanması, ürettiği voltaj miktarını düşürerek sistemin kendi kendini besleme yeteneğini ortadan kaldırır. Bunun yanında kutup başlarında zamanla biriken korozyon ve oksitlenme tabakaları, elektriksel iletkenliği ciddi oranda engeller. Kablo bağlantı noktalarındaki gevşeklikler veya iç tesisattaki kaçak akımlar da araç park halindeyken enerjinin kademeli olarak kaybolmasına sebebiyet verir. Tüm bu teknik aksaklıklar bir araya geldiğinde marş basma anında ihtiyaç duyulan yüksek kalkış akımı sağlanamaz ve motor çalışmayı reddeder.

Ortam Koşullarının Ve Kullanım Sıklığının Sistem Üzerindeki Etkisi

İklim şartları ve sürüş alışkanlıkları, enerji depolama birimlerinin dayanıklılığını doğrudan etkileyen faktörler arasındadır. Sıcaklığın 0 derece seviyesinin altına düştüğü dondurucu kış günlerinde, plaka aralarındaki elektrolit sıvısının kimyasal tepkime hızı %50 oranında yavaşlar. Soğuk havanın etkisiyle motor yağının da yoğunlaşması, marş motorunun dönmek için daha fazla güce gereksinim duymasına yol açar. Diğer yandan aşırı yaz sıcakları da sıvı kaybına neden olarak plakaların aşınmasını ve dökülmesini hızlandırır. Bu durum, yıl boyu aşırı hava değişimlerine maruz kalan sistemlerin kış girmeden önce performans kaybı yaşamasına zemin hazırlar.

Kısa mesafeli şehir içi sürüşler de deşarj riskini artıran önemli faktörlerden biridir. Motorun ilk çalıştırılması anında çekilen yüksek akım, alternatör tarafından ancak en az 15 ile 20 dakikalık kesintisiz bir sürüş sonrasında geri yüklenebilir. Sürekli olarak 2 veya 3 kilometrelik mesafelerde kullanılan araçlarda, alternatör tam şarj döngüsünü tamamlayamaz. Zamanla 'derin deşarj' olarak adlandırılan durum meydana gelir ve hücre yapısı kalıcı zarar görür. Ayrıca haftalarca yerinden oynatılmayan araçlarda da güvenlik sistemleri ve elektronik kontrol üniteleri az miktarda da olsa enerji çekmeye devam ettiği için süreç kaçınılmaz hale gelir.

Biten Enerjinin Belirtileri Ve Gösterge Paneli Uyarıları

Sistemdeki voltaj düşüşü kendisini aniden belli edebileceği gibi, genellikle aşamalı uyarılarla sürücüye sinyal verir. En belirgin işaret, kontağın çevrilmesiyle birlikte marş motorunun alışılmışın dışında ağır, hırıltılı veya takılarak dönmesidir. Voltaj seviyesinin kritiğe düştüğü anlarda marş basma işlemi sırasında gösterge panelindeki tüm dijital ekranlar ve ikaz ışıkları anlık olarak tamamen söner. Korna sesinin cılız çıkması, elektrikli camların her zamankinden çok daha yavaş yükselmesi ve ön farların rölanti devrinde sönük yanması da sistemdeki zayıflamanın en net göstergeleri arasında yer alır.

Moderne yakın araç modellerinde voltaj seviyesinin düşmesi, elektronik kontrol ünitelerinin hatalı sinyaller üretmesine de yol açabilmektedir. Şarj ikaz lambasının motor çalıştıktan sonra da yanmaya devam etmesi veya direksiyon hidroliği, fren desteği gibi elektronik sistemlerin devre dışı kalması sıklıkla bu yetersizlikten kaynaklanır. Akü kutusunun dış kısımlarında meydana gelen şişmeler veya etrafa yayılan asidik kokular, iç hücrelerde reaksiyon kusuru olduğunu kanıtlar. Bu tür fiziki değişimler görüldüğünde sistemin derhal uzman bir elektrik mühendisi veya teknisyeni tarafından incelemeye alınması şarttır.

Güvenli Takviye Yöntemleri Ve Değişim Süreçlerinin Detayları

Tamamen tükenen depolama birimlerini yeniden faaliyete geçirmek için doğru teknik adımların izlenmesi hayati önem taşır. Harici bir araçtan destek alınacağı zaman, yüksek kaliteli ve kalın kesitli bağlantı kablolarının tercih edilmesi gerekir. Pozitif kutup başının pozitif uçla, negatif kutup başının ise tercihen destek veren aracın şasi üzerindeki çıplak bir metal parçasıyla birleştirilmesi beklenir. Yanlış yapılan kutup bağlantıları, araçlarda bulunan hassas beyin ünitelerinde ve alternatif akım üreteçlerinde %100 oranında kalıcı elektronik arızalara yol açabilmektedir. Takviye sağlandıktan sonra aracın en az 30 dakika boyunca rölanti üzerinde çalıştırılması tavsiye edilir.

Dışarıdan yapılan enerji takviyelerine rağmen motor çalışmıyorsa veya araç stop ettikten hemen sonra yeniden marş basmıyorsa, ürünün kullanım ömrünü tamamladığı kabul edilir. Standart bir otomobil depolama birimi ortalama 3 ila 5 yıl arasında sorunsuz hizmet sunabilir. Ancak bu sürenin sonunda plaka yüzeylerindeki kurşun sülfatlaşması geri döndürülemez bir noktaya ulaşır. Şarj tutmama problemi kronikleştiğinde yetkili servislerde voltaj ve yük testleri yapılmalı, değerlerin standartların altında kalması durumunda araç üreticisinin belirlediği Amper ve Amper-saat değerlerine uygun yeni bir parçayla değişim gerçekleştirilmelidir.

Bakmadan Geçme