Altın Piyasasında Tarihi Zirve Görüldü! Değerli Metal 28 Yılın Rekorunu Kırdı
Küresel piyasalarda yaşanan olağanüstü dalgalanmalar ve jeopolitik belirsizlikler yatırım araçları arasındaki dengeleri tamamen değiştirirken külçe altın 2025 yılını unutulmaz bir başarıyla tamamladı.
Küresel piyasalarda yaşanan olağanüstü dalgalanmalar ve jeopolitik belirsizlikler yatırım araçları arasındaki dengeleri tamamen değiştirirken külçe altın 2025 yılını unutulmaz bir başarıyla tamamladı. Yatırımcısını enflasyona karşı korumakla kalmayıp tarihin en yüksek reel kazançlarından birini sunan değerli metal yirmi sekiz yıllık veri setindeki tüm rekorları altüst etmeyi başardı. Hem bireysel yatırımcıların hem de kurumsal devlerin güvenli liman arayışı altına olan talebi eşi benzeri görülmemiş bir noktaya taşırken bu yükseliş Türkiye'deki finansal yatırım araçları istatistiklerine de damga vurdu. Tüketici fiyatlarındaki artıştan arındırılmış veriler altının sadece bir tasarruf aracı değil aynı zamanda devasa bir servet artış enstrümanı haline geldiğini kanıtladı.
Jeopolitik Krizler Ve Ticari Gerilimler Ons Fiyatını Uçuşa Geçirdi
Dünya genelinde tırmanan siyasi gerilimler ve büyük güçler arasındaki ekonomik restleşmeler altın fiyatlarındaki yükselişin ana yakıtı oldu. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri yönetiminin açıkladığı yeni ek gümrük tarifeleri ve Çin ile yaşanan ticari soğuk savaş küresel piyasalarda risk iştahını bıçak gibi kesti. Bu süreçte güvenli bir liman arayan sermaye grupları hızla değerli metallere yöneldi. Ons altın fiyatı tarihinde ilk kez dört bin dolar barajını aşarak büyük bir psikolojik eşiği geçerken yılın son çeyreğinde bu seviyeyi de geride bırakıp dört bin beş yüz doların üzerine tırmandı. Bu tarihi sıçrama iç piyasadaki gram altın fiyatlarına da doğrudan yansıdı ve gram altın yatırımcısı altı bin lira seviyesinin üzerindeki rakamlarla tanıştı. Küresel merkez bankalarının rezervlerini altınla tahkim etme yarışı da arz talep dengesini kalıcı olarak yukarı yönlü bozdu.
Finansal Yatırım Araçları Arasında Rakipsiz Bir Performans Sergilendi
Türkiye İstatistik Kurumu tarafından titizlikle hazırlanan reel getiri raporları külçe altının diğer tüm yatırım enstrümanlarını açık ara geride bıraktığını ortaya koydu. 2025 yılı boyunca borsa mevduat faizi ve döviz kurları gibi popüler seçenekler altın karşısında oldukça zayıf bir performans sergiledi. Külçe altın Tüketici Fiyat Endeksi ile indirgendiğinde yatırımcısına net yüzde elli bir virgül yetmiş yedi oranında bir reel getiri sağladı. Üretici fiyatları baz alındığında ise bu kazanç oranı yüzde elli beş virgül altı seviyesine kadar yükseldi. Altın dışındaki enstrümanlara bakıldığında mevduat faizinin yüzde sekiz virgül dokuz civarında kalan mütevazı getirisi altının yarattığı devasa farkı daha net bir şekilde gözler önüne serdi. Hisse senedi piyasaları ve döviz türlerinin enflasyon karşısında sınırlı kaldığı bir dönemde altın tek başına piyasayı domine etti.
İstatistiklerin Tutulmaya Başladığı Tarihten Bu Yana En Büyük Kazanç
2025 yılı sadece yıllık bazda bir başarı öyküsü değil aynı zamanda yaklaşık otuz yıllık bir dönemin zirvesi olarak kayıtlara geçti. Verilerin sistematik olarak hesaplanmaya başladığı 1997 yılından bu yana geçen yirmi sekiz yıllık süreçte altının ulaştığı bu reel getiri oranı daha önce hiç görülmedi. Pandemi etkilerinin derinden hissedildiği 2020 yılında kaydedilen yüzde kırk üç virgül doksan dörttük kazanç o dönemin rekoru olarak görülse de 2025 yılındaki yüzde elli bir üzerindeki getiri bu başarıyı ikinci sıraya itti. Geçmişte 1997 yılı gibi altının yüzde yirmi dört seviyelerinde kaybettirdiği karanlık dönemler hatırlansa da günümüzdeki tablo altın çağının yaşandığını kanıtlıyor. Uzun vadeli analizler altının bu performansıyla son çeyrek asrın en karlı yatırım tercihi olduğunu resmen tescilledi.
Merkez Bankalarının Altın Stratejisi Ve Gelecek Beklentileri
Altındaki bu muazzam yükselişin perde arkasında yatan en önemli etkenlerden biri de merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme stratejileri oldu. Geleneksel rezerv para birimlerine olan güvenin sarsılmasıyla birlikte pek çok ülke altın stoklarını tarihin en yüksek seviyelerine çıkarma kararı aldı. Bu durum piyasadaki fiziksel altın talebini kamçılayarak fiyatların kalıcı bir taban oluşturmasına neden oldu. Bireysel yatırımcıların da dijital altın hesapları ve fiziksel alımlar yoluyla bu akıma dahil olmasıyla beraber piyasada çok güçlü bir boğa piyasası hakimiyeti kuruldu. Ekonomistler 2026 yılına girerken altının bu güçlü duruşunu koruyup koruyamayacağını tartışırken jeopolitik risklerin masada kalmaya devam etmesi değerli metalin hala en güçlü aday olduğunu gösteriyor. Yatırım dünyası artık altını sadece bir takı veya geleneksel bir birikim aracı olarak değil portföylerin en stratejik savunma ve saldırı kalesi olarak konumlandırıyor.