Altın Piyasasında Beklenen Büyük Değişim ve Fiyatlarda Yaşanacak Keskin Gerileme

Finans dünyasının en çok takip edilen araçlarından biri olan altın piyasasında sular durulmak bilmiyor.

Finans dünyasının en çok takip edilen araçlarından biri olan altın piyasasında sular durulmak bilmiyor. Özellikle küresel ölçekte yaşanan siyasi gerilimler ve merkez bankalarının para politikalarındaki değişimler altının ons fiyatını zirvelere taşırken, iç piyasada farklı bir dinamik gözlemleniyor. Altın ve Para Piyasaları Uzmanı İslam Memiş tarafından yapılan son değerlendirmeler, 2026 yılının ikinci yarısının yatırımcılar için oldukça şaşırtıcı gelişmelere gebe olduğunu gösteriyor. Uzmanlara göre Türkiye'de altın fiyatlarının sadece küresel ons değerine bağlı kalmadığı, yerel düzenlemelerin ve ithalat kısıtlamalarının fiyatlar üzerinde yapay bir baskı oluşturduğu ifade ediliyor. Özellikle uzun süredir tartışma konusu olan kota uygulamasının akıbeti, gram altın fiyatlarındaki en belirleyici unsur olarak karşımıza çıkıyor.

Küresel Risklerin Ons Altın Üzerindeki Yukarı Yönlü Baskısı

Uluslararası piyasalarda altının seyrini belirleyen temel faktörler arasında jeopolitik riskler ilk sırada yer almaya devam ediyor. Dünyanın farklı bölgelerinde tırmanan savaş ihtimalleri ve ülkeler arası diplomatik krizler, güvenli liman arayışındaki yatırımcıları altına yönlendiriyor. İslam Memiş, katıldığı güncel yayınlarda ons altının halihazırda 4 bin 500 dolar seviyelerinde dengelenmeye çalıştığını ancak risk iştahının bu şekilde devam etmesi durumunda haziran ayına kadar 4 bin 800 ile 4 bin 880 dolar arasındaki kritik bandın test edilebileceğini öngörüyor. Merkez bankalarının faiz indirim döngüsüne girmesi de altını destekleyen bir diğer unsur olarak görülüyor. Fakat bu küresel yükseliş trendine rağmen, Türkiye özelinde fiyatları aşağı çekebilecek çok daha güçlü yerel senaryolar konuşuluyor.

Piyasa Dengelerini Bozan İşçilik Maliyetleri Ve Kota Sorunu

Türkiye'deki altın yatırımcısının en büyük sorunu, dünya fiyatlarının çok üzerinde seyreden yerel gram altın maliyetleridir. Uzmanlar bu durumun temel nedenini, altın ithalatına getirilen kotalara ve buna bağlı olarak oluşan fahiş işçilik bedellerine bağlıyor. Geçmiş dönemlerde işçilik maliyetlerinin rekor seviyelere ulaştığı ve bu durumun vatandaşı ciddi şekilde mağdur ettiği biliniyor. Kota uygulaması nedeniyle piyasada fiziksel altın arzının azalması, serbest piyasa ile resmi rakamlar arasında büyük uçurumlar doğuruyor. İslam Memiş, mevcut piyasa yapısında oluşan bu 'köpüğün' tamamen suni olduğunu ve gerçek değerin çok üzerinde bir fiyatlama yapıldığını savunuyor. Bu kısıtlamaların piyasada yarattığı dengesizlik, ons altın yükselse bile gram altının beklenen tepkiyi verememesine ya da aşırı tepki vererek yatırımcıyı yanıltmasına yol açıyor.

İkinci Yarıda Beklenen Kota Düzenlemesi Ve Fiyat Kayıpları

2026 yılının ikinci yarısına dair hazırlanan projeksiyonlar, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın atacağı adımların piyasayı kökten değiştireceğine işaret ediyor. İslam Memiş, ekonomi yönetiminin yakın zamanda kota uygulamasını esneteceği veya tamamen kaldıracağı yönündeki beklentisini dile getiriyor. Böyle bir senaryonun gerçekleşmesi durumunda, piyasadaki yapay işçilik maliyetleri ve arz sıkıntısı bir anda ortadan kalkacaktır. Kota yasağının kalkmasıyla birlikte gram altında ilk etapta 100 liralık bir geri çekilme, ardından kademeli olarak 200 ve 300 liralık düşüşlerin takip edeceği öngörülüyor. Bu düşüşlerin temelinde altının değer kaybetmesi değil, fiyatın içindeki haksız işçilik ve kota payının temizlenmesi yatıyor.

Gram Altında Bin Liralık Sert Düşüş Senaryosunun Ayrıntıları

Yatırımcıları en çok sarsan ve dikkatli olmaya sevk eden açıklama ise bin liralık düşüş ihtimali oldu. Resmi makamların kota konusunda radikal bir karar alması halinde, sadece işçilikten kaynaklanan fazlalığın alınmasıyla bile fiyatlarda en az 1000 liralık bir gerileme yaşanabileceği uyarısı yapılıyor. Bu durum, elinde yüksek maliyetli altın bulunduranlar için risk teşkil ederken, yeni alım yapacaklar için büyük bir fırsat kapısı aralayabilir. Uzmanlar, yatırımcıların sadece ekrandaki fiyatlara değil, aynı zamanda ekonomi yönetiminin düzenlemelerine ve ithalat rakamlarına odaklanması gerektiğini vurguluyor. 2026'nın ikinci yarısı, Türkiye'deki altın piyasasının normalleşme süreci olarak tarihe geçebilir ve bu süreçte stratejik davrananlar varlıklarını koruma şansı yakalayabilir.

Bakmadan Geçme