ABD'nin Hedefinde Hark Adası: İran Petrolünün Kalbi Tehlikede
28 Şubat'ta başlayan ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş 13. gününe girdi. Çatışmalar devam ederken, İran'ın petrol ihracatının merkezi konumundaki Hark Adası hakkında dikkat çekici iddialar ortaya atıldı. ABD basınında yer alan haberlere göre Washington yönetimi, adaya yönelik 'abluka, saldırı veya ele geçirme' seçeneklerini masaya yatırıyor.
Buşehr eyaleti açıklarında bulunan Hark Adası, İran'ın petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90'ının gerçekleştirildiği ana terminal olarak biliniyor. 21 kilometrekarelik yüzölçümüne sahip ada, İran ana karasına 30 kilometre, Buşehr limanına ise 55 kilometre mesafede yer alıyor. Yaklaşık 8 bin 200 kişinin yaşadığı ada, aynı zamanda dev petrol depolama ve yükleme tesislerine ev sahipliği yapıyor.
Boru Hatlarıyla Taşınıyor, Tankerlerle Sevk Ediliyor
Adada doğrudan üretim yapılmıyor. Ebu Zer, Furuzan ve Durud gibi deniz sahaları ile karadaki bazı petrol sahalarından çıkarılan ham petrol, deniz altı boru hatlarıyla Hark'a ulaştırılıyor. Burada depolanan petrol, büyük tankerlerle özellikle Asya pazarlarına gönderiliyor.
Yıllık İhracat Kapasitesi 950 Milyon Varil
Modernize edilen terminallerin depolama kapasitesi 28 milyon varil, günlük yükleme kapasitesi ise 7 milyon varile kadar çıkabiliyor. Normal şartlarda yılda 950 milyon varil petrol ihracatı yapılan adada, ABD yaptırımları nedeniyle fiili ihracat kapasitesi yüzde 60–65 seviyelerinde seyrediyor.
Stratejik Konum ve Güvenlik Önlemleri
Hark Adası'nı kritik hale getiren en önemli unsur, çevresindeki derin sular sayesinde dev tankerlerin güvenli şekilde yanaşabilmesi. Bu özelliğiyle ada, İran'ın küresel enerji piyasalarına açılan kapısı olarak görülüyor. Güvenlik nedeniyle 'Yasak Ada' olarak da bilinen Hark'a girişler resmi izinle mümkün.
ABD Basını: Operasyon Seçenekleri Masada
ABD basınında çıkan haberlerde, Washington'un Hark Adası'nı olası askeri hedefler arasında değerlendirdiği belirtiliyor. Axios gazetesinde yayımlanan bir haberde, ABD yönetiminin adayı ele geçirme planlarını görüştüğü öne sürüldü. Yetkililer, adanın kontrol altına alınmasının İran'ın petrol gelirlerini keserek Tahran üzerinde ciddi ekonomik baskı oluşturabileceğini düşünüyor.
Küresel Enerji Piyasası Risk Altında
ABD yönetimi içinde ise temkinli bir yaklaşım da mevcut. İran'ın petrol altyapısına yönelik geniş çaplı bir saldırının küresel enerji piyasalarını sarsabileceği ve savaşın daha da genişlemesine yol açabileceği ifade ediliyor. İran ise olası bir saldırıya karşı, yalnızca bölgesel değil geniş çaplı füze ve hava operasyonlarıyla karşılık vereceğini defalarca dile getirdi.