ABD Aracılığıyla Roma'da Zirve! İsrail-Lübnan Görüşmelerinde Kritik Dönemeç
Orta Doğu'da bölgesal istikrarı sağlamaya yönelik diplomatik temaslar İtalya'nın başkenti Roma'da tüm hızıyla sürüyor. Amerika Birleşik Devletleri'nin arabuluculuk rolünü üstlendiği İsrail-Lübnan müzakereleri, 7. tur görüşmelerinin üçüncü ve son gününde oldukça hassas bir pazarlık sürecine sahne oluyor. Sahada devam eden gerilime ve İsrail tarafının ateşkes ihlallerine rağmen masadaki diplomasi trafiği, bölgesel aktörler tarafından yakından takip ediliyor.
Diplomatik kaynaklardan elde edilen bilgilere göre son oturumlarda, varılan mutabakatların sahaya yansıtılması ve ateşkes şartlarının uygulanması öncelikli gündem maddesi durumunda. Görüşmelerde ayrıca İsrail askerlerinin Lübnan topraklarından tamamen tahliye edilmesi ve boşaltılan sınır hatlarına Lübnan Silahlı Kuvvetleri'nin yerleştirilerek güvenlik hakimiyetinin artırılması konuları detaylıca ele alınıyor.
Washington'dan Roma'ya Uzanan Tarihi Süreç
İki ülke arasındaki temasların temeli Nisan ayında Washington'da atılmış ve iki ülkenin büyükelçileri 1993 yılından bu yana gerçekleşen en üst düzey doğrudan teması kayıtlara geçirmişti. ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn'ı Beyaz Saray'da bir araya getirme hedefi doğrultusunda hız kazanan diplomasi trafiği, Haziran ayında imzalanan çerçeve anlaşması ile resmi bir boyut kazandı. Temmuz ortasında yine Roma'da gerçekleşen 6. turun ardından başlayan 7. tur masası, sürecin geleceğini şekillendirecek adımlara ev sahipliği yapıyor.
Lübnan İç Siyasetinde Müzakere Çatlağı
İsrail ile yürütülen bu temaslar Beyrut yönetiminin iç politikasında da ciddi bir kırılmaya yol açıyor. Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve Başbakan Nevvaf Selam bu müzakere masasını akan kanı durdurmak ve kalıcı barışı tesis etmek adına vazgeçilmez bir fırsat olarak görürken, Hizbullah kanadı ve destekçileri doğrudan görüşmeleri kabul edilemez bir geri adım olarak nitelendiriyor. Siyasi arenadaki bu görüş ayrılıklarına rağmen hükümet kanadı diplomatik kanalları açık tutma yönündeki kararlılığını koruyor.