• Haberler
  • Dünya
  • Amerika Birleşik Devletleri ve İran Arasında Cenevre'de Kritik Nükleer Zirve Gerçekleşti

Amerika Birleşik Devletleri ve İran Arasında Cenevre'de Kritik Nükleer Zirve Gerçekleşti

İsviçre'nin diplomatik merkez üssü konumundaki Cenevre şehri, dünya siyasetini yakından ilgilendiren devasa bir buluşmaya ev sahipliği yaptı.

İsviçre'nin diplomatik merkez üssü konumundaki Cenevre şehri, dünya siyasetini yakından ilgilendiren devasa bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Amerika Birleşik Devletleri ile İran İslam Cumhuriyeti arasındaki nükleer gerilimi dindirmeyi hedefleyen üçüncü tur görüşmeler, uluslararası gözlemcilerin ve küresel piyasaların yakın takibinde tamamlandı. 

Yıllardır süregelen karşılıklı ambargolar, uranyum zenginleştirme faaliyetleri ve bölgesel nüfuz mücadelelerinin gölgesinde yapılan bu toplantı, tarafların uzun süreden sonra ilk kez somut bir metin üzerinde uzlaşmaya yaklaştığı bir platforma dönüştü. Diplomatik kaynaklardan sızan bilgilere göre, her iki taraf da masadan tamamen ayrılmak yerine diyalog kanallarını açık tutma kararlılığı sergiledi. Bu kritik buluşma, Orta Doğu’da yükselen askeri tansiyonun düşürülmesi ve nükleer silahlanma yarışının kontrol altına alınması adına milat niteliği taşıyan bir adım olarak değerlendiriliyor.

Umman Diplomasisinin Başarısı Ve Görüşmelerdeki Önemli İlerleme Kayıtları

Müzakerelerin perde arkasında etkin bir rol üstlenen Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi, Cenevre’deki oturumların ardından yaptığı açıklamada sürecin gidişatına dair iyimser mesajlar verdi. Ummanlı bakan, iki ülke arasındaki derin güven bunalımına rağmen bu turda daha önceki görüşmelere kıyasla çok daha belirgin ve yapıcı bir mesafe katedildiğini dile getirdi. Tarafların birbirlerinin kırmızı çizgilerini daha net anladığı bu süreçte, Umman’ın arabuluculuk faaliyetleri sayesinde teknik detaylar üzerinde uzlaşı zemini arandığı kaydedildi. 

El-Busaidi, kaydedilen bu ilerlemenin bölge barışı için hayati bir önem taşıdığını vurgularken, olası bir sıcak çatışma riskinin bu diplomatik hamlelerle asgari düzeye indirilebileceğine dair umutları yeşertti. Ancak bu iyimser havaya rağmen, Washington ve Tahran yönetimlerinin kendi iç kamuoylarını ikna etme noktasında hala aşmaları gereken ciddi siyasi engeller bulunduğu gerçeği de masadaki yerini koruyor.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçinin Uzlaşma Ve Farklılıklar Üzerine Açıklamaları

İran heyetine liderlik eden Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, toplantıların bitiminde düzenlediği basın toplantısında sürecin teknik ve siyasi boyutlarına dair ayrıntılı bilgiler paylaştı. Arakçi, üçüncü tur görüşmelerin oldukça yoğun geçtiğini ve bazı spesifik maddelerde mutabakata vardıklarını resmen doğruladı. İranlı bakan, elde edilen kazanımları iyi bir gelişme olarak nitelendirse de taraflar arasındaki temel görüş ayrılıklarının henüz tamamen ortadan kalkmadığının altını çizdi. 

Tahran yönetiminin barışçıl nükleer enerji haklarından asla vazgeçmeyeceğini bir kez daha yineleyen Arakçi, müzakere masasında eşit şartlarda bulunma ve ulusal çıkarların korunması ilkesine sadık kaldıklarını belirtti. Diplomatik dilin hakim olduğu bu açıklamalarda, özellikle yaptırımların kaldırılması ve nükleer faaliyetlerin denetimi hususunda tarafların hala farklı frekanslarda olduğu seziliyor olsa da diyalog sürecinin kopmaması en büyük kazanım olarak görülüyor.

Uranyum Zenginleştirme Ve Nükleer Kapasite Sınırlandırmasında Kırmızı Çizgiler

Cenevre’deki müzakerelerin en çetin geçtiği başlık, hiç kuşkusuz İran’ın uranyum zenginleştirme kapasitesi ve mevcut stokları oldu. İran tarafı, nükleer teknolojiyi sadece enerji üretimi ve tıbbi araştırmalar gibi sivil amaçlarla kullanma hakkına sahip olduğunu savunurken, zenginleştirilmiş uranyum stok miktarını dört yüz kilogramlık bir sınırın altında tutmaya hazır olduklarını ifade etti. 

Buna karşın Amerika Birleşik Devletleri delegasyonu, nükleer silah üretme kapasitesine dair tüm risklerin tamamen ortadan kaldırılmasını talep ediyor. Washington yönetimi, mevcut stokların ülke dışına çıkarılması veya tamamen imha edilmesi yönündeki baskısını sürdürürken, Tahran bu talebi egemenlik haklarına bir saldırı olarak nitelendiriyor. İki taraf arasındaki bu teknik kördüğüm, anlaşmanın önündeki en büyük bariyerlerden biri olarak duruyor. Uranyumun saflık derecesi ve santrifüj sayısı gibi teknik detaylar, önümüzdeki günlerde uzmanlar seviyesinde yapılacak alt komisyon toplantılarının ana gündemini oluşturacak.

Diplomatik Trafiğin Geleceği Ve Yeni Müzakere Takviminin Belirlenmesi

Cenevre'den ayrılan heyetlerin çantasında, bir sonraki buluşmanın ne zaman ve nerede yapılacağına dair taslak bir program bulunuyor. İran tarafı, mevcut ivmenin kaybedilmemesi adına bir haftadan daha kısa bir süre içerisinde teknik ekiplerin tekrar bir araya gelebileceğinin sinyalini verdi. Bu hızlı trafik, her iki başkentin de bir an önce somut bir sonuca ulaşma arzusu içinde olduğunu kanıtlar nitelikte. 

Gelecek haftalarda yapılması planlanan yeni tur görüşmelerde, bu kez siyasi söylemlerden ziyade hukuki metnin yazımı ve garantör ülkelerin rolleri gibi daha somut konuların ele alınması bekleniyor. Uluslararası toplum, nükleer bir krizin küresel ekonomiyi ve enerji hatlarını felç etme potansiyelinden endişe duyduğu için bu müzakerelerin başarıyla sonuçlanması adına büyük bir baskı kuruyor. Nihai bir anlaşmanın imzalanması durumunda, Orta Doğu’da yıllardır süregelen izolasyon politikalarının yerini daha entegre bir ekonomik modele bırakabileceği konuşuluyor.

ERTV Malatya - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme

WhatsApp İhbar Hattı
05443281444
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!