Ağrı Kesiciler Sandığınız Kadar Masum Değil: Uzmanlardan Doğru Kullanım Uyarısı
Günümüzde neredeyse her evde bulunan ağrı kesiciler, birçok kişi tarafından 'zararsız' ilaçlar olarak görülüyor. Ancak uzmanlara göre bu düşünce oldukça riskli.
Ağrı Kesicilerin Türleri ve Kullanım Alanları
Ağrı kesici ilaçlar, etki mekanizmalarına göre iki ana grupta inceleniyor. Nonsteroid antienflamatuvar (NSAİ) ilaçlar, ani gelişen ağrılarda kısa süreli kullanım için uygundur. Genellikle kas, diş veya eklem ağrılarında tercih edilir. Ancak birkaç günlük kullanımda bile mide tahrişi, mide kanaması veya böbrek hasarı gibi yan etkiler görülebilir.
İkinci grup olan narkotik analjezikler, şiddetli ve kronik ağrılarda kullanılır. Bu tür ilaçlar yalnızca doktor kontrolünde verilmelidir. Çünkü bilinçsiz kullanımı fiziksel bağımlılığa yol açabilir.
Prof. Dr. Öztekin, “Ağrı kesiciler asla gelişigüzel alınmamalı. Eğer birkaç gün içinde rahatlama sağlanmıyorsa ya da doz artırma ihtiyacı hissediliyorsa, mutlaka doktora başvurulmalı” diyerek dikkat edilmesi gereken noktayı vurguladı.
Yanlış Kullanımda En Büyük Risk Böbrek ve Karaciğerde
Ağrı kesicilerin uzun süreli ve kontrolsüz kullanımının organlarda kalıcı hasar bırakabileceği biliniyor. Özellikle yaşlılarda böbrek fonksiyonlarının zayıflaması nedeniyle ilaçların toksik etkileri daha hızlı ortaya çıkabiliyor. Bu durum ani böbrek yetmezliği, mide kanaması hatta kalp krizi riskini artırabiliyor.
Çocuklarda ise karaciğer ve böbrek gelişimi tamamlanmadığı için ağrı kesicilerin aşırı veya uzun süreli kullanımı ciddi sağlık problemlerine yol açabiliyor. Prof. Dr. Öztekin, “Bazı ağrı kesiciler küçük dozlarda dahi toksik etki gösterebilir. Çocuklarda uzun süreli kullanım, karaciğer hasarı ve büyüme geriliğine neden olabilir” diyerek aileleri uyardı.
Ayrıca, parasetamol içeren ağrı kesicilerin aşırı dozda alınması, karaciğer hücrelerinin ölümüyle sonuçlanabilecek nekroz riskini artırıyor. Bu nedenle, “Bir tane daha alsam ne olur?” düşüncesi geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurabilir.
Ağrı Kesiciler Bağımlılık Yaratabilir mi?
Birçok kişi ağrı kesici kullanmadığında huzursuzluk veya gerginlik hissedebiliyor. Bu durum genellikle psikolojik bağımlılık olarak tanımlanıyor. Uzun süreli kullanımda kişi, her ağrıda ilaca yönelerek farkında olmadan vücudunu ilaca alıştırıyor.
Prof. Dr. Öztekin, “Fiziksel bağımlılıktan ziyade, psikolojik olarak ilaçsız rahatlayamama durumu oluşur. Bu da gereksiz ilaç kullanımını artırır” dedi. Bu tür alışkanlıklar zamanla uyku bozuklukları, baş dönmesi, mide bulantısı ve halsizlik gibi yan etkilerle kendini gösterebilir.
Kadınlarda ve Kronik Hastalarda Dikkat Edilmeli
Uzmanlara göre, kadınlarda ağrı kesici kullanımı erkeklere göre daha yaygın. Özellikle regl dönemlerinde sıkça başvurulan bu ilaçlar, uzun vadede hormonal dengesizliklere yol açabiliyor. Kortizon veya steroid türevi ilaçların uzun süreli kullanımı adet düzensizlikleri ve tüylenme gibi yan etkilerle kendini gösterebilir.
Ayrıca kalp, böbrek, mide veya karaciğer rahatsızlığı olan kişilerin ağrı kesici kullanımında çok daha dikkatli olması gerekiyor. Bu hastalarda en küçük doz bile ciddi komplikasyonlara neden olabiliyor.
Prof. Dr. Öztekin, “Kronik hastalığı olan bireyler, reçetesiz ağrı kesici kullanmamalı. Her ilaç masum değildir. Ağrıyı geçirmek isterken sağlığınızdan olmayın” ifadelerini kullandı.
Ağrının Nedeni Araştırılmalı, İlaç Son Çare Olmalı
Uzmanlar, ağrının vücudun verdiği bir uyarı sinyali olduğunu hatırlatıyor. Ağrı kesici alarak bu sinyali susturmak, altta yatan hastalığın ilerlemesine neden olabilir.
Şiddetli baş ağrısına mide bulantısı, kusma veya görme bozukluğu eşlik ediyorsa; ya da ani göğüs, bel veya karın ağrıları yaşanıyorsa, bu durum ciddi bir hastalığın habercisi olabilir.
Bu tür durumlarda yapılması gereken en doğru şey, ilaç almak yerine doktora başvurmak. Çünkü erken teşhis, birçok hastalıkta hayat kurtarıcı rol oynar.
Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım
Bakmadan Geçme