• Haberler
  • Güncel
  • Adalet Bakanlığı Cinsiyet Değişikliği Süreçlerini ve Cezai Müeyyideleri Yeniden Düzenliyor

Adalet Bakanlığı Cinsiyet Değişikliği Süreçlerini ve Cezai Müeyyideleri Yeniden Düzenliyor

Yeni hazırlanan kanun taslağına göre, cinsiyet değişikliği talebinde bulunacak bireyler için aranan yaş sınırı radikal bir kararla on sekizden yirmi beşe çıkarılıyor.

Adalet Bakanlığı tarafından titizlikle hazırlanan yeni yasal düzenleme taslağı, toplumsal yapının temel taşı olan aile kurumunu koruma ve bireylerin fiziksel bütünlüğüne yönelik tıbbi müdahaleleri daha disiplinli bir çerçeveye oturtma amacı taşıyor. Hukuk dünyasında ve kamuoyunda geniş yankı uyandırması beklenen bu çalışma, cinsiyet değiştirme süreçlerini mevcut uygulamalara kıyasla çok daha sıkı şartlara bağlıyor. Özellikle tıbbi operasyonlar öncesindeki hukuki onay mekanizmasını güçlendiren taslak, yasal prosedürlere aykırı hareket eden sağlık personeli ve ilgili bireyler için ağır hapis cezalarını gündeme taşıyor. Düzenlemenin içeriğinde sadece bireysel başvurular değil, aynı zamanda toplumsal ahlak ve aile düzenine aykırı görülen belirli törensel faaliyetlere yönelik yaptırımlar da dikkat çekiyor. Bakanlık yetkilileri, bu hamlenin genel sağlığı korumak ve telafisi mümkün olmayan tıbbi hataların önüne geçmek için elzem olduğunu vurguluyor.

Cinsiyet Değiştirme Başvurularında Yaş Sınırı Yirmi Beşe Yükseltiliyor

Yeni hazırlanan kanun taslağına göre, cinsiyet değişikliği talebinde bulunacak bireyler için aranan yaş sınırı radikal bir kararla on sekizden yirmi beşe çıkarılıyor. Bireyin biyolojik ve psikolojik gelişimini tam olarak tamamladığı kabul edilen bu yaş sınırı, kararın geri dönülemez sonuçları göz önüne alınarak belirlendi. Başvuru sürecinin en önemli şartlarından bir diğeri ise kişinin evli olmaması zorunluluğu olarak öne çıkıyor. Hakimin izin verebilmesi için kişinin bizzat mahkemeye müracaat etmesi ve transseksüel yapısını uzman raporlarıyla kanıtlaması gerekiyor. Ayrıca, kişinin üreme yeteneğinden sürekli olarak yoksun olduğunu ve bu değişikliğin ruh sağlığı açısından kaçınılmaz bir gereklilik olduğunu resmi makamlar önünde belgelemesi şart koşuluyor. Mevcut sistemdeki esnek yapı, yerini devletin sıkı denetimi altındaki çok aşamalı bir onay mekanizmasına bırakıyor.

Tam Teşekküllü Hastanelerden Dört Ayrı Sağlık Kurulu Raporu Şartı

Sürecin tıbbi ve bilimsel kanıtlar üzerine inşa edilmesi amacıyla, Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş tam teşekküllü eğitim ve araştırma hastanelerine büyük sorumluluk yükleniyor. Taslak uyarınca, başvuru sahibi hakkında tek bir rapor yeterli görülmeyecek; bunun yerine farklı zaman dilimlerinde gerçekleştirilecek dört ayrı kapsamlı değerlendirme sonucunda düzenlenecek sağlık kurulu raporu istenecek. Bu raporlar, bireyin psikiyatrik durumundan hormonal yapısına kadar geniş bir yelpazeyi kapsayacak. Mahkeme izni olmaksızın hiçbir sağlık kuruluşunun veya doktorun bu yönde bir tıbbi müdahalede bulunması kesinlikle yasaklanıyor. Devlet, bu sıkı denetim ağıyla bireylerin anlık kararlarla geri dönüşü olmayan cerrahi operasyonlara yönelmesini engellemeyi ve tıbbi etik standartları en üst seviyede tutmayı hedefliyor.

Yasal Şartlara Aykırı Tıbbi Müdahalelere Ağır Hapis Cezaları Kapıda

Türk Ceza Kanunu’nda yapılması planlanan köklü değişiklikler, belirlenen yasal prosedürleri çiğneyenlere yönelik caydırıcı yaptırımları da beraberinde getiriyor. Taslak metnine göre, mahkeme kararı ve gerekli sağlık kurulu raporları olmadan cinsiyet değişikliği operasyonu gerçekleştiren hekimler veya sağlık görevlileri üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanacak. Adli para cezalarının da eşlik edeceği bu yaptırımlar, tıbbi müdahalenin niteliğine göre şekillenecek. Eğer söz konusu operasyon yetkisiz kişiler tarafından icra edilirse veya müdahale edilen kişi bir çocuk ise verilecek cezaların bir kat daha artırılması öngörülüyor. Sadece müdahaleyi yapan değil, kurallara aykırı şekilde bu işlemi yaptıran veya buna zemin hazırlayan kişiler için de bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülerek sürecin her aşaması kontrol altına alınıyor.

Toplumsal Düzen Ve Aile Yapısını Korumaya Yönelik Ek Tedbirler

Adalet Bakanlığı’nın hazırladığı bu kapsamlı çalışmanın bir diğer boyutu da toplumsal yaşamın genel ahlak kuralları çerçevesinde sürdürülmesini teminat altına almaktır. Düzenlemede, aynı cinsiyetten kişiler arasında düzenlenen ve evlilik veya nişan töreni izlenimi veren faaliyetlere yönelik cezai yaptırımlar da yer alıyor. Bu tür organizasyonların aile yapısını zedelediği ve toplumsal değerlerle örtüşmediği gerekçesiyle kanun kapsamına alınması planlanıyor. Taslağın genel gerekçesinde, devletin aileyi koruma görevinin bir parçası olarak bu düzenlemelerin hayata geçirildiği ifade ediliyor. Toplumun genel huzurunu kaçırabilecek ve kamu düzenini bozabilecek her türlü girişimin hukuki yaptırımlarla sınırlandırılması hedeflenirken, aynı zamanda bireylerin fiziksel bütünlüğü ve sağlık haklarının suiistimal edilmesinin önüne geçilmesi amaçlanıyor.

ERTV Malatya - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme

WhatsApp İhbar Hattı
05443281444
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!