• Haberler
  • Dünya
  • ABD Yönetiminin Dünyanın En Büyük Adasını Satın Alma Girişimi Sızdırıldı

ABD Yönetiminin Dünyanın En Büyük Adasını Satın Alma Girişimi Sızdırıldı

Washington kulislerinden sızan son bilgiler küresel siyaseti sarsacak nitelikte bir hamleyi gün yüzüne çıkardı.

Washington kulislerinden sızan son bilgiler küresel siyaseti sarsacak nitelikte bir hamleyi gün yüzüne çıkardı. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’ın dünyanın en büyük adası konumundaki Grönland’ı satın alma planı Amerikan basınında geniş yankı uyandırdı. Özellikle Wall Street Journal tarafından paylaşılan bilgilere göre ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Kongre üyelerine yaptığı kapalı kapılar ardındaki bilgilendirmede adanın kontrolünün tamamen ele geçirilmesi konusunu gündeme getirdiği ileri sürüldü. Rubio’nun açıklamalarında bu durumun askeri bir işgalden ziyade büyük ölçekli bir ticari satın alma operasyonu olarak planlandığı belirtilse de Beyaz Saray’dan gelen bazı sinyaller askeri seçeneklerin de masada tutulduğunu gösteriyor. Kuzey Kutbu’nun jeopolitik öneminin arttığı bu dönemde Danimarka’ya bağlı olan özerk bölge Grönland’ın Amerika’nın mülkiyetine geçmesi talebi uluslararası arenada yeni bir gerilimin fitilini ateşledi.

Trump Yönetiminin Stratejik Satın Alma Vizyonu Ve Marco Rubionun Açıklamaları

Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Kongre’de gerçekleştirdiği temaslarda ortaya çıkan detaylar Washington’ın Grönland konusundaki iştahının sadece bir söylemden ibaret olmadığını kanıtlar nitelikte. Rubio üst düzey danışmanların bazen kullandığı sert ifadelerin bir askeri harekat sinyali olmadığını ancak adanın Danimarka’dan resmen satın alınmasının yönetim için öncelikli bir hedef olduğunu vurguladı. Danimarka Krallığı’na bağlı olan bu devasa kara parçasının Amerika Birleşik Devletleri’nin stratejik derinliğine katılması Trump yönetiminin dış politika vizyonunun merkezinde yer alıyor. Kongre üyelerinin adanın geleceğine ilişkin sorduğu sorulara verilen yanıtlar Beyaz Saray’ın bu mülkiyet değişikliğini on dokuzuncu yüzyıldaki Alaska alımına benzer bir tarihsel fırsat olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Ancak bu talebin Danimarka hükümeti ve Grönland halkı tarafından nasıl karşılanacağı konusundaki belirsizlik diplomatik çevrelerde ciddi bir endişe yaratıyor.

Ulusal Güvenlik Öncelikleri Kapsamında Rusya Ve Çin Faktörü

Başkan Donald Trump’ın Grönland konusundaki ısrarının temelinde yatan en önemli unsurun küresel güvenlik dengeleri olduğu bizzat kendi ifadeleriyle tescillendi. Trump beş ocak tarihinde yaptığı bir konuşmada Grönland’ın kontrolüne sahip olmanın Amerika için bir tercih değil mutlak bir zorunluluk olduğunu ifade etti. Özellikle Rusya’nın Kuzey Kutbu’ndaki askeri tahkimatını artırması ve Çin’in bölgedeki ekonomik nüfuz arayışları Washington’ın alarm seviyesini yükseltmesine neden oldu. Amerika Birleşik Devletleri Grönland’ı kontrol ederek bu iki dev rakibine karşı stratejik bir kalkan oluşturmayı ve Arktik bölgesindeki enerji kaynakları ile ticaret yollarını güvence altına almayı hedefliyor. Özgür dünyayı savunmak adına bu adımın atılması gerektiğini savunan Trump yönetimi adanın stratejik konumunu Amerika’nın ulusal güvenlik doktrininin ayrılmaz bir parçası olarak tanımlıyor.

Beyaz Sarayın Askeri Seçenekleri Masada Tutma Stratejisi

Satın alma süreci resmi dilde bir ticari anlaşma gibi lanse edilse de Beyaz Saray’dan gelen açıklamalar sürecin her zaman bu kadar barışçıl ilerlemeyebileceğine dair soru işaretleri barındırıyor. Yönetimin adaya sahip olmak adına Amerikan ordusunu kullanmak da dahil olmak üzere her türlü ihtimali değerlendirdiği yönündeki haberler uluslararası kamuoyunda şok etkisi yarattı. Her ne kadar Dışişleri Bakanı Marco Rubio tansiyonu düşürmeye çalışsa da yönetimin içerisinde yer alan Stephen Miller gibi figürlerin daha agresif ve kararlı tutumları adanın geleceğine dair spekülasyonları artırıyor. Amerikan ordusunun bölgedeki varlığını artırması ve mevcut üslerin kapasitesinin geliştirilmesi planlanan satın alma işleminin aslında ne kadar büyük bir askeri stratejinin parçası olduğunu gösteriyor. Bu durum sadece Danimarka ile olan ilişkileri değil aynı zamanda Avrupa Birliği ve NATO içerisindeki dayanışmayı da test eden bir sürece dönüşme potansiyeli taşıyor.

Grönland Yönetiminin Tepkisi Ve Uluslararası Hukuk Boyutu

Donald Trump’ın adayı satın alma yönündeki söylemleri Grönlandlı yetkililer ve bölge halkı tarafından büyük bir tepkiyle karşılandı. Grönland yerel yönetimi adanın satılık bir mal olmadığını ve kendi kaderlerini tayin etme hakkına sahip olduklarını belirterek Washington’a sert bir yanıt verdi. Uluslararası hukuk çerçevesinde bir devletin toprağının başka bir devlet tarafından satın alınması günümüz dünyasında oldukça nadir ve karmaşık bir süreç olarak kabul ediliyor. Birleşmiş Milletler nezdinde sömürgecilik sonrası dönemde halkların kendi toprakları üzerindeki egemenlik hakları kutsal sayılırken Amerika’nın bu girişimi pek çok kesim tarafından çağ dışı bir yaklaşım olarak eleştiriliyor. Danimarka hükümeti de egemenlik haklarını koruma konusundaki kararlılığını yinelerken bu konunun müttefiklik ilişkilerine zarar verebileceği uyarısında bulunuyor. Ancak Trump’ın vazgeçmeyen tavrı bu konunun daha uzun süre dünya gündemini meşgul edeceğini gösteriyor. 

ERTV Malatya - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme

WhatsApp İhbar Hattı
05443281444
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!